Adnan Oktar`ın 3 Ekim 2010 tarihli Samsun Aks Tv ve Kayseri Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Mesela bak “yeminlerini siper eder” diyor. Ne demek? Dini, Kuran’ı siper ederler anlamına gelir. Demek ki din ile saldırır münafık, Kuran ile hücuma geçiyor, hadisle hücuma geçer. Hiçbir zaman için küfür adına ortaya çıkmaz. Dolayısıyla dinle ortaya çıkacağına göre çok muttaki görünmesi gerekir ve çok takva görünmesi gerekir. Allah’tan çok korkan, Allah’ı çok seven görünmesi gerekir ki bir mevzi elde edebilsin kendince. Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e karşı saldırılarında bu çok aşikar görülüyor. O yüzden Kuran çok fazla cevap vermiştir, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e karşı. Mesela hep onun insani yönünü hazmedemiyorlar. Diyorlar ki; “yemek yiyor, çarşılarda geziyor, hanımlarla beraber oluyor, bu nasıl olur?” diyor, Peygamber (s.a.v.) için diyor. Münafık da böyle Budistlerin kendine eziyet etme yöntemleri, öyle bir Müslümanlık anlayışı vardır. Onun için lider olacak insan, bir hırka, bir lokma yiyecek; sürünecek, perişan olacak, hayatı yaşamayacak. Bakıyorlar Peygamberimiz (s.a.v.) geziyor, çarşıda geziyor. Ona göre, münafığa göre hiç çıkmaması lazım.Yani münafığın şartları çok zor, yapsa da fark etmez yine karşı olur da ama onun kaba şartları çok acayiptir münafığın. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.)’in kadınlara karşı sevgisi münafıklara çok acı gelmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.) onları kızdıracak çok güzel bir söz etmiştir. Diyor ki; “Bana dünyada üç şey sevdirildi. Bir güzel koku, bir namaz, gözümün nuru namaz, bir de saliha kadınlar” diyor. “Üç şeyi bana sevdirdi dünyada” MaşaAllah, helal olsun dedeme, helal olsun. Allah da bol bol nasip etmiştir. Münafıkları kahreden bir azap Peygamberimiz (s.a.v.)’e nimet olmuştur, münafıklara da azap olmuştur. Peygamberimiz (s.a.v.)’e kadınlar kendilerini hibe ediyorlardı, hibe etmek istiyorlardı. Bu münafıklara acayip ağır geldi. Sürekli cariyeler geliyor Peygamberimiz (s.a.v.)’e, bir de kadınların en güzelleri geliyor Peygamberimiz (s.a.v.)’e, bu çok manidar yani. En güzel, mesela her kavimden, her yerden en güzel annelerimiz geliyorlardı. Şimdi münafık kendi evlenemiyor, zaten ruhu kavrulmuş, bakıyor sürekli Peygamber (s.a.v.) evleniyor. Bir de onlarda yakın akraba ile evlilik; teyze kızı ile, hala kızı ile evlilik zaten onların acayiplerine gidiyor. Ama evliliğin çok olmasından, mesela diyor ki; “teyzesinin kızını da almış, halasının kızını da almış, bir de kadınlar kendilerini hibe ediyor” diyor münafıklar. Münafıklarda bir homurtu yoğunluğu oluyor. Cenab-ı Allah bu sefer bir ayet indiriyor. Cenab-ı Allah diyor ki; “halanın bir kızını değil, halanın kızlarının hepsini, dayının kızlarını, amcanın kızlarını, hepsini ve kendisini sana hibe eden” yani kadın diyor ki; “ben sana kendimi hibe ettim” diyor Peygamber (s.a.v.)’e. “İster al, ister alma” diyor, “Allah rızası için ben kendimi hibe ettim” diyor, “seninim ben” diyor Peygamberimiz (s.a.v.)’e, “hiçbir şey de istemiyorum” diyor, “ama ben vefat edersem de benim mirasım senin olsun” diyor. Bu şekilde, anladınız mı? “Sana aidim ben” diyor. Şimdi bakıyorlar Peygamber (s.a.v.) zenginleşmiş, fakirken zengin oldu. Allah ayette diyor ya; “seni fakirken zengin etmedim mi” diyor. “Yol bilmez iken sana hidayet verdim” diyor Cenab-ı Allah, “güzellik verdim” diyor ve “üzerindeki ağır yükü de kaldırdım” diyor Cenab-ı Allah. Ve ona her türlü nimeti veriyor. Ama en çok hoşlandığı şey de kadın Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in. Yani dünya nimeti olarak, Allah da bol bol veriyor. Bir tane, iki tane değil yani, üç tane, dört tane değil. Bir kısım avanakların bu ağırına gidiyor, ağzına alamıyor, ben iftiharla anlatıyorum, iftiharla, helal olsun benim dedeme. Benim canım dedeme, benim nurlu biricik dedeme, inşaAllah. Güzeller güzeli nur Peygamberim (s.a.v.)’e, maşaAllah, helal olsun. Annelerime de helal olsun, böyle güzel bir seçim yaptıkları için, iftihar ediyorum onlarla, maşaAllah, annelerimle. Resulullah (s.a.v.)’e Cenab-ı Allah böyle bol miktarda, bol sayıda güzel hanımlar nasip edince, münafıkların ağız-burun böyle yamuldu. Tikler, ağız, burun… Allah ızdırap verecek, Allah nimetle canlarını yaktı. Hem zengin etti, mesela onların üstleri başları, berbat giyiniyordu münafıklar. Peygamberimiz (s.a.v.) Bizans işi çok pahalı bir cübbe giyiniyordu, acayip şık. Saçlar pırıl pırıl parlıyor böyle, uzundu saçları. Gözler zaten simsiyah. Tertemiz, böyle pırıl pırıl, her gün banyo alıyordu Peygamberimiz (s.a.v.), her gün; her gün gusül abdesti, maşaAllah. Cilt pırıl pırıl parlıyor, evi çok güzel, yemesi-içmesi yerinde, hanımları etrafında pervane, nesli gelişiyor; Hasan (r.a.), Hüseyin (r.a.) ve diğer evlatları. Münafıkları bu gerdi, gerdi, gerdi, delirdiler. İşte On iki İmam’ı şehit etmelerinin nedeni bu. On iki İmam’a saldırmalarının nedeni bu. Mehdi bir tek mağaraya sığınmış, o da orada şehit oldu. Son evlatlarından Mehdi. Diyorlar ya; “binlerce seneden beri mağarada bekliyor,” öyle bir şey yok. Çocuk da orada şehit oldu, mübarek. Ama Cenab-ı Allah’ın kastettiği şuydu yani “senin nesline o devirde değil” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e Cenab-ı Allah. “Ahir zamanda senin evladın Mehdi (a.s.)’ye, torunun Mehdi (a.s.)’ye dünyayı vereceğim” diyor Allah. “Senin zamanında değil” diyor. Onun için Kevser Suresi’nde anlatılan odur. İnna a’tayna’da. Allah ona çok büyük bir nimet verdi, Peygamber Efendimize (s.a.v.); dünya hakimiyeti. Peygamberimiz (s.a.v.)’in getirdiği dine, Müslümanlığa bir hüsn-ü hateme, dünya hakimiyetiyle sonuçlandırıyor, inşaAllah; evlatlarından Mehdi (a.s.) vesilesiyle, Muhammed Mehdi (a.s.), inşaAllah. Şu an Mehdi (a.s.)’nin devrindeyiz...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler