Adnan Oktar`ın 4 Ekim 2010 tarihli Adıyaman Asu Tv ve Malatya Tv röportajından
OKTAR BABUNA:Bediüzzaman’ın sözünü okuyayım mı Hocam bahsettiğiniz, korkuyla ilgili.
ADNAN OKTAR:Evet.
OKTAR BABUNA:“İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır. Dessas (aldatıcı) zalimler, bu korku damarından çok istifade edip; onunla korkakları gemlendiriyorlar. Bunlar avâmın ve bilhassa ulemanın bu damarından çok istifade ediyorlar, korkutuyorlar, evhamlarını tahrik ediyorlar” diyor Bediüzzaman. İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Kardeşim, öyle az buz korkaklık değil. Yani az buz korkaklık yok. Bediüzzaman bu hayati konuya çok güzel dikkat çekmiş. Bir daha oku da şerh ederek anlatalım.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah. “İnsanda en mühim ve esaslı bir his, hiss-i havftır.” Korku hissidir. En mühim.
ADNAN OKTAR:En mühim his. Bak, en mühim his. İşte Deccaliyet en mühim hissi kullanıyor, bakın. Ne diyor Bediüzzaman? “En büyük farz vazife İttihad-ı İslam’dır.” “En mühim his de korku hissidir” diyor, bakın. Bu çok büyük bir olay, bu açıklama. Çok hayati bir şey açıklıyor. “En büyük his korku hissidir.”
OKTAR BABUNA:“Dessas (aldatıcı) zalimler”
ADNAN OKTAR:Bak, “dessas (aldatıcı) zalimler.” Deccal ordusu demek istiyor, bak. ‘Dessas’, hileci, Deccal demektir yani, ‘dessas’. Desise yapan aldatıcı zalimler, Deccal ordusu.
OKTAR BABUNA:“Bu korku damarından çok istifade edip,”
ADNAN OKTAR:Korkak olduğunu biliyor çünkü karşısındakinin, korkak olduğunu bildiği için, “bu korku damarından çok istifade edip,”
OKTAR BABUNA:“Onunla korkakları gemlendiriyorlar.”
ADNAN OKTAR:Bak, hayvan gibi gösteriyor Bediüzzaman. “Hayvan gibi bunlar, onları gemlendiriyor, ağzına gem takıyor” diyor. Çekti mi adam, neye gem takılır? Ata, eşeğe gem takılır. “Çektin mi duruyor” diyor. Dürttün mü gidiyor, çektin mi duruyor. Bunu kastediyor.
OKTAR BABUNA:“Bunlar avâmın ve bilhassa ulemanın bu damarından çok istifade ediyorlar.”
ADNAN OKTAR:Bak, avamın; halk da, halkın üzerinde de şiddetli bir histir korkaklık, korku” diyor. “Ve bilhassa ulemanın” yani “alimlerin, bazı şeyh efendilerin, bazı alim bilinen yani Müslümanlara öncülük görevi verilmiş ve yahut kendini öncü gören kişilerin bu damarından çok istifade ediyorlar” diyor. Ne yapıyor istifade edip? Yönlendiriyor istediği gibi. Mesela çıkarıyor bir avanak Hocayı, it gibi korkutuyorlar adamı orada burada. “Arkadaş sen bizim dediğimizi diyeceksin, şunları diyeceksin” diyor. Mesela, “İslam ahlakının hakim olmayacağını söyle” diyor. “Şunu söyle” diyor, “bunu söyle” diyor. Adam it gibi korktuğu için, elinde onların belge de oluyor tabii bunlarla ilgili. Çekilmiş bir fotoğraf veyahut bir belge. Çünkü ahlaksız oluyorlar bir kısmı, hakikaten adamların ellerinde belge oluyor bunlarla ilgili. Yani bir sapıklıklarıyla ilgili, bir üçkağıtçığıyla ilgili bir belge oluyor. “Bunu yayınlarım” diyor veyahut “seni öldürtürüz” diyor. “Bir şey yaparız” diyor, “bilmem ne yaparız” diyor. Bu da it gibi korkuyor ve ne diyorsa aynısıyla, kelimesi kelimesine aynısıyla yapıyorlar. Yani şu ana kadar isim isim verdiğim şahısları tenzih ediyorum. Onlar cahil insanlar. Fakat böyle tipler bayağı var. Bak, Deccal demek ki sadece korkuyu, ana silahı korku demek, korkuyu kullanıyor. Firavun neyi kullanıyor? Korkuyu kullanıyor. Korkunca adam ne yapıyor? Dili ne yapıyor? Çevirmeye başlıyor. Dilini eğip bükmeye başlıyor işte. Mesela, apaçık gerçekleri gizlemeye başlıyor. Çünkü Mehdi (a.s.)’den bahsedince adam başının belaya gireceğini düşünüyor. Sana ne kardeşim, sen söyle. Mehdi (a.s.) karşına çıkıp, senin yakana mı yapıştı Mehdi (a.s.) senin? Yani “şu şahıs” da demiyor kimse. 1300 seneden beri Mehdi (a.s.)’den bahsediliyor, 1400 seneden beri. Hiçbir şey olmamış. Niye olsun? Derdine düşme sen. Allah’ın muhafazasındadır Mehdiyet. Sen ne korkuyorsun? Mesela bak bunu söyleyemiyor adam. “Büyük Mehdi (a.s.)’nin çok vazifeleri var” diyemiyor. Bak, “siyaset aleminde, diyanet aleminde, saltanat aleminde, cihad aleminde çok dairelerde icraatı vardır” diyor, Mehdi (a.s.)’nin. Söylesene kardeşim. Ne korkuyorsun? “Ben dersem, ya beni hapsederlerse.” Seni hapsetmeyecekler, “Bediüzzaman dedi” diyeceksin sen. Korkma, bir şey olmaz. Allah Allah. “Burada böyle yazıyor” diyeceksin. Ne var bunda?
OKTAR BABUNA:Evet, bir şey yok Hocam, Allah’ın izniyle. Olsa ne olur zaten, o da çok büyük bir şeref olur.
ADNAN OKTAR:Canım biz onu şey yapamayız orada. Adam korkak, manyak gibi korkak. Delirmiş korkudan, ona bir şey diyemezsin. Ama bunu demede ne mahsur var? Allah Allah.
OKTAR BABUNA:Hiç mahsuru yok, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Bu kişi bunu demiş” de, ne var? Mesela, “Mehdi (a.s.)’nin” diyor Bediüzzaman, “O zatın ikinci vazifesi, Şeriatı (Kuran ahlakının esaslarını ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetini) icra ve tatbik etmektedir.” “Mehdi (a.s.) bunu yapacak” diyor. Şahsı, bizzat; şahs-ı manevi demiyor. “Şahsı yapacak” diyor. Kardeşim, de ki; “burada işte bunu demiş Bediüzzaman, sen ne anlıyorsan onu anla arkadaşım” diyeceksin. Aklı başında bir adam ne anlar buradan? Kardeşim beyninde mühim bir tahribat olmadıktan sonra yani ağır bir beyin sekeri, beyinde bir bozukluk olmadıktan sonra anlar bunu adam.. Bak, “o zatın ikinci vazifesi,” getirelim bir ilkokul çocuğunu, sorayım ben burada; ilkokul, ortaokul çocuklarına soralım. Hemen anlar, anlaşılmayacak bir şey yok ki. “O zatın ikinci vazifesi, Şeriatı (Kuran ahlakının esaslarını ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetini) icra ve tatbik etmektedir.” İslam alemi çapında, evinde değil. Dil eğip bükmesinler. Yani “Mehdi (a.s.) evinde yapacak bunu” dedin mi al sana bir sahtekarlık daha. Dünya çapında olanı söylüyor, İslam alemi çapında olanı söylüyor...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler