Adnan Oktar`ın 4 Ekim 2010 tarihli Adıyaman Asu Tv ve Malatya Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...“Dördüncü Cihed ve sebep:” diyor, “Büyük deccalin, ispritizma nevinden teshir edici hassaları (özellikleri) bulunur.” Yani “manyetizma” diyor. Bakın manyetik alan meydana getiriyor dünyada. Mesela bilmediğimiz bir sistemle yapmış olabilir. Yani insanların beyinlerini uyuşturuyor. Manyetik alan meydana getiriyor. “Manyetizma” diyor bakın. “İnkâr-ı mutlaktan çıkan bir cür'et ve cesaretle,” bak, mutlak inkardan, Darwinist ve materyalist kafadan çıkan mutlak bir cüret, çirkin bir cüret ve çirkin “bir cesaretle mukaddesata hücum eder” diyor, deccal. Saldırır. “Avam-ı nas (halk) hakikat-i hali (gerçek halini) bilmediklerinden,” onlar da o büyünün etkisinde oldukları için, o hipnozun, o manyetik alanın etkisinde olduklarından, “harikulada iktidar ve cesaret zannederler” diyor. Mesela Lenin’i ayakta alkışlıyorlar. Hafız Esad’ı -süfyandır- ayakta alkışlıyorlardı. Yani “helal olsun sana” diyor. Sel gibi kan akıtıyor Lenin, yani yer gök oynuyor Lenin’i gördüklerinde, muazzam alkışlıyorlar. Adam, kardeşim, 300 milyon insanı katletti. 300 milyon, kasap yani adam. İnsan kasabı. Gerçek kasapları tenzih ederim. Bu şeytani kasap. Bak, 300 milyon insanı katleden adamı alkışlıyorlar. Kültürü, neşeyi, sevinci mahveden; hayatı boğan adamı alkışlıyorlar. “Çok güzel yaptın” diyorlar. Bak “Avam-ı nas (halk) hakikat-i hali (gerçek halini) bilmediklerinden, harikulada iktidar ve cesaret zannederler” diyor. “Amma iktidar ya” diyorlar. “Ne cesaret” diyor adam. “Muazzam işler yapıyor” diyor. Bak diyor ki Bediüzzaman; “Tabiatçılık (Darwinizm), maddiyyun (maddecilik, materyalizm) felsefesinden tevellüd eden bir cereyan-ı Nemrudane,” yani Nemrut’un özelliği neydi? Küfrü her yere hakim kılması. Deccali cereyan, “cereyan-ı Nemrudane, gittikçe Ahir zamanda,” bak, “gittikçe” diyor. Bediüzzaman “benim zamanımda duracak” demiyor. Gittikçe ne demek? Sürekli gelişecek, gittikçe. Ne diyor arkadaşlar? “Bitirdi” diyorlar. Bediüzzaman da diyor ki; “gittikçe gelişecek” diyor. Nasıl bitirsin Bediüzzaman o zaman? Bediüzzaman bitirmiyor, bitirse zaten deccal görevini yapamaz. Bitti mi deccal yoktur zaten, inşaAllah. Halbuki devam ediyor deccaliyet. “Devam edecek” diyor Bediüzzaman. “Süre-i Ahir zaman uzundur. Biz bir faslındayız” diyor. “Ta Ahir zamanda hayatın geniş dairesinde” cevabının verileceğini söylüyor Bediüzzaman, deccalin. “Gittikçe Ahir zamanda felsefe-i maddiye,” materyalist felsefe, maddeci felsefe yani diyalektik felsefe, “vasıtasıyla intişar ederek (yayılarak) kuvvet bulup, uluhiyeti (Allah'ın varlığını) inkâr edecek bir dereceye gelir.” Şu anda da öyle oldu. “Ve onların başına geçen,” bak, “en büyükleri,” bu bilinmeyen bir kişi, “ispirtizma ve manyetizmanın” yani hipnotizm ve cinlerle bağlantı şeklinde olaylarla, “hadisatı nev'inden müthiş harikalara mazhar olan deccal ise,” bütün dünyada bir manyetik alan meydana getiriyor. Yani insanların beynine etki ediyor. “…deccal ise, daha ileri gidip, cebbarane (zorla) suri hükumetini bir nevi rububiyet tasavvur edip uluhiyetini ilan eder.” Kendini Allah olarak gösteriyor. “Bir sineğe mağlûp olan ve bir sineğin kanadını bile icad edemeyen âciz bir insanın,”. Darwinizm, materyalizmin her şeyi meydana getirdiğini söylüyor ama “bir sineğin kanadını yap” diyorsun, madem tesadüfen oluyormuş böyle bir şey, “yap” diyorsun, tesadüf kolayca yaptığına göre, senin de yapman lazım. “Yapamıyorum” diyor. “Bir hücresini yap” diyorsun “onu da yapamıyorum” diyor. “Bir kromozomu yap o zaman” diyorsun, “onu da yapamıyorum” diyorsun. “O zaman niye tesadüfen oldu diyorsun?
OKTAR BABUNA:“Protein yap” diyorsun, “onu da yapamıyorum” diyor Hocam.
ADNAN OKTAR:“Protein yap” diyorsun, sentetik, “onu da yapamıyorum” diyorsun. “Bir sineğin kanadını bile icad edemeyen âciz bir insanın ulûhiyet dâvâ etmesi ne derece ahmakçasına bir maskaralık olduğu malûmdur” diyor. (Mektubat sayfa 55)
“Maddiyyunluk (ateist, materyalist ve Darwinist felsefe) manevi taundur” diyor, “veba hastalığıdır” diyor Bediüzzaman. Manevi taundur. “Ki, beşere şu müthiş sıtmayı tutturdu,” Yani “beşer titriyor şu an” diyor ve “gazab-ı İlahiye çarptırdı.” “İnsanlık mahvoldu” diyor, “Allah’ın gazabına uğradılar” diyor. Bakın, “Telkin ve tenkid kabiliyeti tevessü ettikçe,” yani ikna kabiliyeti ve eleştiri kabiliyeti, “tevessü ettikçe (geliştikçe), o taun da (bulaşıcı veba hastalığı da)” olan Darwinist, materyalist, ateist “felsefede tevessü eder (gelişir)” diyor. Ne zamana kadar? Mehdi (a.s.)’nin vaktine kadar. “Bir tek Mehdi (a.s.) durduracak” diyor Bediüzzaman, Darwinist, materyalist felsefeyi, açıkça söylüyor. (Mektubat sayfa 513)...
Dergiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler