Adnan Oktar`ın 5 Ekim 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Şimdi yeni yetme bazı gençler türediler, bazı internet sitelerinde, işte bazı köşelerde yazılar yazıyorlar, görüyorum. Bunlarda bir özenti havası var ama eski Marksistlere özeniyorlar. Yani onlar gibi böyle çapaçul giyinme… Kapalı giyiniyor ama cadı gibi. Kapalı giyinmiş; garip renkler, üstünde garip takılar, garip konuşmalar, elinde yüzünde garip işaretler, garip mimikler… Yazılarına bakıyorum, çok özür dilerim, tam züppe yani klasik züppe üslubu ve şımarık havası, yani hemen bakar bakmaz bir aşağılık kompleksi hissediliyor. Yani başörtüsünden kaynaklanan bazı kişilerde oluyor ne hikmetse bilemiyorum. Hâlbuki bu onurdur yani, bir güzelliktir. İnsan inancını yaşıyorsa sevinir, hoşuna gider. Aşağılık kompleksi duyuyor, onu dengelemek için züppe, çakal görünümü vermeye çalışıyor kendine. Ki birisi alay ettiğinde züppeyle alay etmiş olacak, o da züppelikle onunla alay etmiş olacak. Yani önceden şerbetli olmuş oluyor. Hani mazlum olursa, böyle terbiyeli, saygılı olursa küfrî bir saldırının başarılı olacağını düşünüyor, etkili olacağını düşünüyor. Ama züppe olursa; züppeye o tip şey zaten etki etmez, dolayısıyla geri çeker gibi düşünüyor, benim kanaatim. Herhalde psikolojik bir derin savunma metodları geliştirmişler bir kısmı. Bu çok çok yanlış, bir kere Kuran’a ve İslam’a –hâşâ- savaş açmış oluyor.
OKTAR BABUNA:Hâşâ, evet Hocam.
ADNAN OKTAR: Bir anlamda, bir yönüyle. İnancında samimi olmadığı anlaşılıyor. Bak, Bediüzzaman diyor ki; “deccal hürmet ve merhamet gibi” diyor, “nurâni zincirleri çözer” diyor, bakın. İki şey söylüyor; “hürmet” ve “merhamet.” Mesela sözümü seçerek kullanıyorum; bu hürmettir. Koruyup kollamak nedir? Merhamettir. Bunu kaybetmiş durumdalar. O yüzden mesela bakıyoruz; Erbakan Hocamız’a hürmet ve merhamet gözüyle bakmadıkları için, bak hürmet ve merhamet, nurâni zincirler çözüldüğü için o hemen üsluba yansıyor ve bir kısım insanlarda züppe ve küstah bir üslup çıkıyor. Yani şu ana kadar ismini saydığım kişileri tenzih ediyorum, oturup alınmasınlar. Züppe ve küstah üslubun kökeni deccaliyettir, oradan alıyorlar onu. E şimdi bazı internet sitelerinde, bazı gazetelerde köşelerinde böyle züppelere yazı yazdırarak güçlü olacaklarını zannediyorlar. Yani çünkü normal bir Müslüman’ın yazı yazmasının etkili olmayacağını düşünüyorlar. Çünkü; “bu Müslümandır, mazlumdur; zaten bunu belki kaale almazlar. Çünkü ağırbaşlı, efendi bir üslup kullanacaktır, alaycılığı bilmeyecektir; baş edemez. Ne yapalım?” diyorlar; “o zaman bir züppe bulalım; çakallık yapsın, ipsiz sapsız konuşsun, ağzına geleni söylesin, Müslümanlara da saldırsın, onlara da saldırsın.” Öyle olmuyor. Müslümanlara en küstah üslubu kullanıyor bunlar, küfrün karşısında da it gibi titriyorlar. Acayip yalaka ve çok aşağılık bir üslup kullanıyorlar, yaranmaya çalışıyorlar. Böyle bir şey olmuyor. Olsa da zaten kıymeti yok, çünkü Kuran ile hareket etmesi lazım. Çünkü Müslüman efendidir. Efendi, şefkatli olacak, merhametli, dürüst, saygılı, nezih değil mi? Derin düşünen, halden anlayan, insanları rencide etmekten kaçınan, büyüklerini kollayan, özellikle yaşlılar ve çocuklar çok önemli bir konudur. Kadınlar çok önemli bir konudur; onların korunup kollanması, değil mi? Merhametin ve hürmetin yoğun uygulandığı yerlerdir. Erkek yine kendini korur. Ama kadın özel kollanması gereken bir varlıktır, değil mi? “Pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor” diyorlar ya. Yeni daha kafaları uyanıyor. Her yönden korunmaları gerekir. Bir tek Erbakan Hocamıza da değil; mesela Alparslan Türkeş’e karşı da, rahmetli yaşlandığında bir kısım insanlar küstah bir üsluba dönüşmüştü ağızları. Yani saygısız ve üst perdeden konuşuyorlardı. Başbuğ’un kükrediği günlerde aklının ucundan bile geçmez. Ne zaman ki yaşlandı, adele gücünü, beden gücünü kaybettiğine dair kanaatleri geldi; başladılar çemkirmeye. Bu çok ayıptır, çok büyük bir vicdansızlıktır. Müslümanlığın arasına züppeliği ve çakallığı yaymaya kalkanlar çok büyük hata yapıyorlar. Bazı kanallarda da ben görüyorum; gençleri de böyle, halkla Anadolu’daki insanlarla konuşuyor. Benim Anadolu’daki insanım bilmez öyle şeyleri; alaycılık, laf sokmak. Yani şaka, espri yapar ama hürmetlidir, sevecendir. Yani aklına dahi gelmez. Onların üstüne yeni yetme züppeleri salıyorlar, acayip çirkin bir üslupla ve onları sürekli mahcup ederek konuşuyorlar. Ben seyrederken acayip rahatsız oluyorum, çok geriliyorum. Adam bir daha mahcup ediyor, bir daha mahcup ediyor. Mesela çok hürmetkar adam gayet güzel, nezaketli bir cevap veriyor; yine çakalca konuşuyor. Adam çok saygılı, hürmetkar bir üslup kullanıyor; yine münasebetsiz bir cevap veriyor. Nasıl içinden geliyor? Ne kadar ayıp, değil mi? Onların gönlünü alsana, güzel bir üslup kullansana. Bunu moda haline getirdiler, bu çok korkunç bir şey. İşte dinin karşısında mühim bir silahtır bu, gizli bir silahtır. Yani bu gözden kaçıyor ama en hayati, Müslümanlığa karşı kullanılan en hayati silahlardan biri budur. Ve Müslümanlar da bilmeden bunu faydalı bir şeymiş gibi alıyorlar. Çeke çeke alıyorlar hem de. Böyle münasebetsizlik yapanları daha tercih eder hale geliyorlar, değil mi? Mesela hiç ummadığımız kişileri de bakıyorum, Baron kontrolüne almış. Baron bunlara bir yiyecek dağıtıyor, bir parça para dağıtıyor; bir de bakıyorsun ki onun yalakası olmuş. Mesela bayağı hürmetkar kişiler vardı, ben biliyorum. Yani ağabey bildiğimiz, saygı duyduğumuz, böyle hep haklıdan yana, hep haktan yana olan insanlar vardı. Bakıyorum, zayıfı gördü mü güçlüden yana oluyorlar. Halbuki haklıdan yana olmaları lazım. Her ne pahasına olursa olsun, yapacaksın. Yani diyor ki; “falanca falanca benim karşıma dikildi.” E dikilsin, alayı dikilsin yani, ne olacak? Kaç yazar yani, değil mi? Mühim olan Allah’ın rızasıdır. Allah senden yanaysa, bitti. Yedi sülaleleri gelsin isterse; hiçbir şey olmaz, değil mi? İnşaAllah...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Gözardı Edilen Kuran Hükümleri
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler