Adnan Oktar`ın 5 Ekim 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
OKTAR BABUNA: Ahmet Hakan’ın yazısında şöyle diyor Hocam Hürriyet Gazetesi’nde: “Hiç Şaşırmadım” başlıklı bir bölüm var. Aşağılarda aslında biraz, alabilirim oraya. “Hiç Şaşırmadım” diye. Bu bölümde diyor ki; “Erbakan’ın Numan Kurtulmuş ve arkadaşlarına ‘Sürüden ayrılanı kurt kapar’ demesine hiç şaşırmadım... Çünkü Erbakan’ın etrafındakilere ‘sürü’ gözüyle baktığına dair sarsılmaz bir tecrübem var” diyor. Bir de “Yapılacaklar Listesi” başlığında, aşağıda da “Artık tamamen ‘Erbakan’ı Sevenler Derneği’nin resmi bülteni olarak çıkmaya başlayan Milli Gazete’nin aboneliği iptal edilecek” diyor. Yani kendi yapılacakları listesine onu da koymuş.
ADNAN OKTAR: Milli gazeteyi okumayacak mıymış artık?
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: Gizli gizli okur. Allah-u alem doğru söylemiyor. Yani mutlaka okur. Yani okumaması mümkün değil; çünkü laf ebeliği yapıyor. Laf yetiştirmesi için mutlaka okuması gerekiyor; okur. Bir de atasözünden anlamaması çok acayip. Demek ki buna herhangi bir atasözü söylesen, gerçek anlayacak. Ben çocukken bir okulda arkadaşımız vardı. Hoca dedi ki; “acı patlıcanı kırağı çalmaz” atasözünü açıkla, dedi. “Hocam” dedi, “acı patlıcan çok dayanıklı bir patlıcandır” dedi, “böyle yani soğuğa falan çok güçlüdür” dedi. “Hiçbir şeyden etkilenmez” dedi, “o anlama geliyor” dedi. Şimdi seninki de Aydın Doğan’ın yanında kala kala bu hale gelmiş. “Sürüden ayrılanı kurt kapar” çok bilinen, çok eski bir Türk atasözüdür ve bütün milletimiz kullanıyor. Hiçbir şekilde insan kendi yanındaki kişileri sürü olarak değerlendirmeyeceği açıktır. “Ayrılanı kurt kapar” diyor; anlamlı bir söz, gayet güzel bir söz. Yani oradaki kasıt hayvan alemindeki bir örneği, insana yönelik anlatmış oluyor. Ama insana yönelik anlatırken orada artık o sürü kalkar, onun yerine insan gelir, değil mi? “İnsan topluluğundan bir insanın ayrılması durumunda kötü insanlar onu kapar” anlamına gelir. Bu bir benzetme; teşbihtir. Ya ama adam anlamıyor bunu. Şimdi bunu anlatacağız ona. Aydın Doğan buna demek ki fasulye, salata falan bir şeyler yediriyor. Yanlış öğreniyor demek ki. Yanlış biliyor bazı şeyleri. Bakın bu kadar kolay bir şeyi bile nasıl demagojiyle, ne hale getirmeye kalkıyor. Gayet güzel söylenmiş. Ünlü bir Türk atasözünü adam ne hale getiriyor, görüyor musun? O zaman hangi atasözü kullanılabilir. Hepsinin direkt yalın anlamını üstüne alınıyor. Milli gazeteyi okumayacakmış. Okursun sen, gizli gizli okursun. Niye okumayacaksın? Nasıl bizi gizli gizli seyrediyorsan, değil mi? Nasıl gizli gizli izliyorsan, onu da gizli gizli okuyacaksın. “Okumayacağım” diye bir şey yok...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları