Adnan Oktar`ın 5 Ekim 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Tabii ki biz de Türkiye’de tam bir adaletin, samimi bir adaletin uygulanması için gayret ediyoruz. Adalet sistemindeki eksikliği, aksaklığı, bozukluğu ben cezaevindeyken yazılı olarak herkese gönderdim, kendi el yazımla. Dedim ki; “bakın” dedim, “bugün bana olan yarın size olur” dedim, “bir aksaklık var, bunu millet olarak ortadan kaldıralım” dedim. Birçok aydında, bir çok kişide vardır, ellerine geçmiştir. Kendi elimle ve imzalı, el yazımla gönderdim, hepsini uyardım. Hemen hemen her yazımda bu riske dikkat çektim. Bak dedim; “bu sistem değişmezse bu yarın bir gün sizi de çok zor duruma sokar” dedim, değil mi? Topluyorlar mesela on kişiyi yahut sekiz kişiyi, mesela dört tane kriminal tip, dört tane daha başka erkek kriminal tip; “bakın aslanım” diyor, “şimdi” diyor, “bu adamları çete olarak göstereceğiz” diyor, “açıkça söyleyelim size” diyor, “anlaşalım” diyor. “Yüzer milyar, alın şu paraları” diyor, “bir kere şu kafanıza bir kan gitsin bir rahatlayın önce” diyor. Adamlar bir sakinleşiyor, paraları sayarak. “Şimdi sizden çok küçük bir şey istirham edeceğim” diyor. “Siz” diyor, “bir ihbarda bulunacaksınız, ama adınız belli olmayacak, soyadınız olmayacak, yeriniz, adresiniz belli olmayacak, gayet temiz bir konu” diyor, “çok çok temiz” diyor. “Hiç muhatap olmadan, sadece sayın savcımla muhatap olacaksınız, sesiniz de zaten değiştirilecek, sizi tanımaları mümkün değil” diyor, “istediğiniz gibi anlatacaksınız şimdi” diyor, “ama” diyor, “tabii ‘siz anlatın’ diyeceğiz; siz anlatacağınız şeyi bilmezsiniz tabii” diyor. “Ben size şimdi ne anlatacağınızı anlatayım” diyor. “Bak sen şunu anlatacaksın, sen şunu.” Hazır matbaa olarak veriyorlar ellerine. Herkes kendi dersini öğreniyor. “Ya sen” diyor mesela; “bu çeteyi oluşturmak için, sen çetenin mali yönünü ele alacaksın” diyor. “Şimdi kafan karışmasın” diyor, “öbür konuları da alırsan savcının karşısında teklersin falan, anormal bir durum olur. Onun için öyle bir şeye girme” diyor, anlaşıldı mı? “Sana alttan da yardım da edecekler zaten” diyor, “yani emniyette de” diyor, “bizim tanıdıklardan var” diyor. Yani ilgili kişiler oradan da yardım edecekler. “Sen” diyor, “tehdit kısmına al” diyor, “sadece tehdit edilmeyi al” diyor. “sen işte bir çetenin oluşması için kanunun belirli maddeleri var. Yani şu, şu, şu hususlara uyan topluluğa çete deniyor.” diyor. Onlar A, B, C, D, G, E, F, G ise A, B, C, D, G, E, F, G hepsini paylaştırıyorlar, anlaşıldı mı? “Şimdi, neymiş?” diyor, “tekrarla bakayım” diyor. Adamın bir daha ifadesini aldırıyor, bir daha konuşturuyor. “Bir de ağlama, zırlama yapabilir misin?” diyor, “şöyle savcının karşısında” diyor. “Bakarız” diyor, “bakalım yaparız” diyor. “Ama şöyle bir cingir cingir bir ağla ki ortalık böyle bir ayağa kalksın, inandırıcı olsun” diyor. “Tamam” diyor, “ama” diyor, “yaparız ama” diyor, “bu para biraz farklı bir şey” diyor, “biraz arttır” falan diyor. “Tamam, al sana bir elli milyar daha” diyor, “madem öyle sanatçı yönün var” diyor, “bir ağla, zırla” diyor, “şöyle salya şey falan” anlaşıldı mı? “Hazır mıyız beyler?” diyor. “Hazırız” diyor. “Haydi bakalım bayanlar, hep beraber gidiyoruz” diyorlar. Bismillah. “Buyurun önden. Sayın savcım” diyor, “bu çocuklar bir şeyler anlatacaklar” diyor. “Bir örgüt varmış da” diyor, “onu anlatacaklar size” diyor. “Buyurun” diyor tabii savcı. Ne desin? Şakır şakır şakır şakır şakır yazılıyor. Şahane bir delil, yani net, açık; yani tam çete, alenen çete; aksi yok. “Teşekkür ederiz beyler, bayanlar” diyorlar, gönderiyor. Hadi bakalım şimdi, emniyete yazı yazılıyor. Emniyet tabii, organize şubenin ilgileneceği bir şey bu olduğu için, o da organize şubeye yapıyor. “Gelin bakayım aslanım” diyor, “bak siz böyle bir şeyler var” diyor, “böyle anlatmışsınız. Anlatın bakalım” diyor. Mesela üç yüz ayrı suçlama, iki yüz ayrı suçlama; aksini ispat et. Yani adam bunu söylüyor. Sen bunun aksini ispat etmekle mükellefsin işin gücün yoksa vaktin bolsa, ondan sonra ne yapıyorsan yap, git, ispat et. İspat edemezsen, e artık sen kendin bilirsin, değil mi? Şimdi bununla karşılaşan insanlar var mı, bu tip olaylarla? Var, var. Şimdi bu çok büyük bir bela, çok çok büyük bir bela. Buna karşı kanunî önlem alınması gerekiyor. Bakın, 99’dan beri ben nefes alamıyorum adeta. Adliye ikinci adresim. Yani, “nerede?” İkinci adresim adliye yani. İşin yoksa dilekçe yaz, cevap ver adamların iddialarına. Böyle anlattığım vakalar var ama bizde de bambaşka şekillerde olaylarla karşılaşıyoruz, inşaAllah...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler