Adnan Oktar`ın 5 Ekim 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Bizim davalarımız yani mahkemelerimiz tarihe geçecektir. Yani hayret edecek olaylar oldu. Halkımız pek bunu bilmiyor. Çok şaşılacak olaylar oldu. Cumhuriyet Savcısının bu çok dikkatini çekti. Yani o çok hayret etti. Diyor ki savcı; “sayın mahkeme” diyor, yani demin anlattık da yani aslı esası nedir onu bilsinler diye söylüyorum, “siz” diyor, “bu insanlara ceza vermişsiniz” diyor, değil mi? “Fakat” diyor, “bu kişiler, topluca yargılanan insanlar” diyor. “Bu kişilerden bir kısmını yargılarken, aynı suçtan, aynı delillerden yargılarken bu kişilerin mevcut delillere göre masum olduğunu söylediniz ve beraat etmelerini istediniz. Beraat etmelerini isterken, polis ifadelerinin, poliste alınan ifadelerin de geçersiz olduğunu açıkça belirttiniz. Kanuni gerekçesiyle belirttiniz ve ‘geçersizdir’ dediniz. Ve bu kişilerin aleyhinde konuşan kişilerin sonradan şikayetlerini geri almalarını da doğru bir hareket olarak, yani doğru konuşma olarak gördünüz, samimi ifade olarak gördünüz. Ve ‘şikayetçiler de şikayetlerini geri aldıkları için’ diyerek, gerekçe göstererek bu kişilere beraat verdiniz” dedi. “Fakat mahkemenin devamında diğer kişilere konu gelince, Adnan Oktar ve diğer kişilere konu gelince bütün bu ifadeleri geri gönderdiniz” diyor. Mesela şikayetini geri alan kişilerin, şikayetlerini geri almasının samimi olmadığını ve tehdit altında olduğunu söyledi. Bak, biraz önce başka türlü, biraz sonra başka türlü. “Yani burada şikayetlerin geri alınmasının zorla olduğunu ve tehditle olduğunu söylediniz. Biraz önceki konuşmanızda polis ifadelerinin kanunen geçersiz olduğunu söylediniz. Ama şimdi kanunen geçerli olduğunu söylüyorsunuz. Yani aynı kişiler, aynı dava, aynı dosya; bu kişilere böyle, bu kişilere de bu şekilde söylüyorsunuz. Ve mevcut dosyadaki delillere göre, hiçbirinde ‘burada çete suçu yok’ derken, burada ‘çete suçu vardır’ diyorsun” dedi, değil mi? “Bu yüzden ben itiraz ediyorum” dedi. “Beraat etmeleri gerekir” dedi “ve itiraz ediyorum” dedi, değil mi? Şimdi bu mesela rastlanmış bir şey değildir. Bu hayret edilecek bir şeydir. Tabii biz mahkemenin kararına saygılıyız ama yani tabii artık çok şaşılacak bir durum.
Mesela bizim mahkememizde 313’üncü Madde’den mi yargılanacağız, 320’den mi yargılanacağız, buna Yargıtay karar vermek istedi. Dedi ki; “bana dosyayı gönderin” dedi mahkemeye. Mahkeme dosyayı Yargıtay’a göndermedi. Bir yıl göndermedi. Ve 4422’den -ki ağır bir madde 4422- kaldırıldığında, hangi davadan yargılanacağımızın tespitinde kanun net bir açıklama koymuş; “sanığın lehine olan maddeden yargılanır” diyor, “sanığın lehine olan madde” yani ağır olmayan. O zaman baktığımızda 313 var. 220 ağır olan bir madde. Mahkeme ne yaptı? Bizi 220’den yargıladı. Yargıtay’ın tespit talebine rağmen; “bize gönderin, hangi davadan yargılanacağı biz tespit edelim” demesine rağmen, mahkeme göndermedi. Yargıladı, ceza verdi, iki yıl ceza verdi, bir yıl da üstüne ilave koydu, o ilavenin de nedenini açıklamadı, evet. Savunma istediğimizde de; “savunmayı da vermiyorum” dedi, yani “savunma izni de vermiyorum” dedi. “Efendim” dedik, “hangi davadan yargılanacağız, onu öğrenebilir miyiz?” dedik. “Onu da öğrenemezsiniz” dedi. Allah razı olsun. Mahkeme dediyse doğrudur. Saygı duyuyoruz, güzel ama Yargıtay kabul etmedi bunu. Bütün bu nedenlerden, bozdu mahkemenin verdiği kararı. Yani haklı bulmadı mahkemeyi.
OKTAR BABUNA:Hatta Hocam o davada, siz dediniz, ikiye ayırdılar davayı; aynı sevk maddeleri, aynı iddianame, her şey aynı. Onları 313’ten yargılayıp, beraat verdi mahkeme.
ADNAN OKTAR:Ha bak şimdi o çok ilginçtir o tabii. Oradaki kişilerde 313; bize gelince 220.
OKTAR BABUNA:Sizin dediğiniz gibi, bir de Yargıtay’a gitse, Yargıtay istemişti dosyayı, eğer Yargıtay 313’e karar verseydi ki, öyle olması gerekiyor, o zaman dava düşüyordu Hocam. O kadar önemli bir karardı. Ona rağmen gönderilmedi dosya.
ADNAN OKTAR:Yok biz Yargıtay ne derse kabul ederiz zaten. 220 ise 220’de de olabilir, 313 ise 313’te de olabilir. Ama Yargıtay içtihatlarına göre 313 olması gerekiyor. Çünkü Yargıtay’ın açık itirazları var. Yargıtay diyor; “sanığın lehine olan madde uygulanmadığı için bozulmasına” diyor, bozuyor. Sanığın lehine değil. O bizim aleyhimizde 220, değil mi? Dolayısıyla evet, bu Yargıtay içtihatları var zaten. Bizi çağırdı, “getirin” dedi, “bakacağım” dedi; mahkeme göndermedi. Buna benzer bizim altmış, yetmiş tane olayımız var. Ama biz yeri göğü birbirine katmadık iddia edilen Ergenekon Örgütü olayında olduğu gibi ki, orada savcılığın kendince somut gördüğü deliller var. Somut gördüğü deliller var. Buradaki olay bambaşka, biz buna rağmen kuzu gibi sesimizi çıkartmadık. “Elinize sağlık” dedik, “teşekkür ederiz” dedik, değil mi? Yargıtay’a gitti, biz dedik; “onlara bıraktık.” Yargıtay da yani say, say, say bitmiyor yani. O kadar çok nedenden bozmuş ki.
OKTAR BABUNA:Savcının o bölümünü okuyayım mı Hocam? Emniyet ifadelerindeki beyanın suç teşkil etmediğini?
ADNAN OKTAR:Evet, evet.
OKTAR BABUNA:Çok kısa. Diyor ki Cumhuriyet Savcısı temyiz layihasında, bu konuyu şöyle açıklıyor; “sanıkların poliste alınıp, mahkemede kabul etmedikleri ve CMK’nun 148/4. maddesi gereğince hükme esas kabul edilmeyecek ifadelerinden başka yargılama sırasında sanıklar aleyhine delil bulunmadığı bu haliyle bütün sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken…” diye devam ediyor.
ADNAN OKTAR:Tabii, ama hayırlısı olsun. Mesela bak şimdi arkasından bir tane daha öyle şahıslar bulmuşlar, kişiler bulmuşlar. Onlarla bize bir dava açtılar. Şahısların bize yaptıkları şantajı ve “para vermezseniz şikâyetçi oluruz” sözlerini biz polise bildirdik. Polis de izlemeye aldı, takibe aldı. Çöktü üstlerine polis, evlerine baskın yapıldı, bilgisayarlarına, her şeylerine el konuldu. Baktılar MSN konuşmaları, yazılar falan; olay çok açık, her şey anlatılmış. Yani bu konular geçiyor, ne yaptıkları, bütün bağlantıları görülüyor. Daha kapsamlı bu sefer, polis araştırmayı derinleştirdi. Yani bu olayı tespit ettikten sonra. Sonra da savcılık mahkemeye intikal ettirdi, mahkeme de tabii daha derin araştırma yapılması için yine gerekli takibatı devam ediyor...
Makaleler
Devamı ...Adil Yargı
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adil Yargı
Devamı ...Adil Yargı
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler