Adnan Oktar`ın 5 Ekim 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Bak bugün, Seyyid Salih Hocam çıktı ve gürül gürül; “‘ben Hz. Mehdi (a.s.)’yi görmeyeceğim, sen göreceksin’ dedi” diyor, Bediüzzaman’ın. Daha ne desin? Ama herkes sakin sakin dinliyor. Ya çok büyük bir olay bu. Peygamber (s.a.v.) bin dört yüz sene öncesinde Mehdi (a.s)’yi bildiriyor. Tevrat, üç bin yıl öncesinden bildiriyor, Cenab-ı Allah Hz. Musa (a.s.) vesilesiyle, üç bin yıl öncesinden. Kral Mesih Mehdi (a.s.)’yi bildiriyor. Zebur’da bildiriliyor, değil mi? Eski yazıtlarda var, her yerde vardır. Kumran yazıtlarında var, Mehdi (a.s.)’nin geleceği. Yani çok büyük bir olay, bak dünya tarihinin en büyük olayıdır deccaliyet; Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor. Ve Mehdiyet de dünya tarihinin en büyük olayıdır, ona karşılık. Yani çap olarak, çap olarak en büyük olaydır.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah Hocam. Bir de Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadisiyle açıklamıştınız Hocam; Hz. Musa (a.s.)’nın duası var Mehdi (a.s.) olabilmek için.
ADNAN OKTAR: Evet, Hz. Musa (a.s.) üç defa dua ediyor. E normal; çünkü dünya hakimiyeti var. Hz. Musa (a.s.)’ya çok az insan iman etti. O devrin deccalları insanları korkuttu, Müslümanları korkuttu. Kuran’da Cenab-ı Allah diyor ki; “Firavun’un” diyor, “insanları ezmesi, öldürmesi, hapsetmesi yani buna benzer nedenlerle insanlar korktu” diyor Allah. Korktular. “Hz. Musa (a.s.)’ya bir avuç gencin dışında, az bir genç grubunun dışında, bu korku nedeniyle, bu havf damarı nedeniyle yanına yanaşan olmadı” diyor. “Hep kaçtılar” diyor, “Hz. Musa (a.s.)’dan” diyor. Allah diyor Kuran’da. Ben mealen söylüyorum. Ahir zamanda Bediüzzaman ne diyor? “Havf damarı, insanın korku damarı, en yüksek duygusudur” diyor. Yani; “en güçlü, yani ruhundaki en şiddetli duygudur” diyor, “ruhu en çok etkileyen duygudur. Deccaliyet” diyor, “insanlara karşı bu korku damarını kullanacak” diyor “ve kullanıyor” diyor. “Ve bir çok alimi de” diyor, “bir çok alimi de bu şekilde teshir edecekler” diyor, “etkileyecekler” diyor, “korkuyla.” Korkudan dolayı; “İttihad-ı İslam olacak mı?” diyorsun; “sen nerelisin?” diyor. “Ya” diyorum, “Türk-İslam Birliği olacak mı Hocam?” diyorum; “ya” diyor, “ben seni, gözüm bir yerden tanıyor ama” diyor, “tam çıkaramadım” diyor. “Haftaya yine bir görüşelim” diyor, “iyi bir insana benziyorsun” diyor. E kardeşim söylesene.
Bak, Cübbeli’yi çıkarttılar, diyorlar, soruyor adam, Flash TV’nin herhalde yöneticilerinden veyahut sunucularından birisi; “ey Cübbeli” diyor, “İttihad-ı İslam’a ne diyorsun?” diyor. “Ya” diyor, “Flash TV ne kadar güzel bir tesis” diyor, “böyle” diyor, “maşaAllah gelişiyor.” Mantık olarak söylüyorum. Adam yeniden soruyor, diyor ki; “İttihad-ı İslam hakkında ne düşünüyorsun?” diyor. “Ya şu bizim ıhlamur” diyor, “biraz” diyor, “limonlu gelse daha mı iyi olur acaba?” diyor. Cevap versene be adam. Cevap veremiyor. Defalarca söyledi, tek kelime söylemiyor. Ya desene; “en büyük farzdır, Allah’ın emridir İttihad-ı İslam. Kuran’ı nereyi açsak Kuran’ı, İttihad-ı İslam’dan bahseder” desene. Diyemiyor.
Bak, toplantı oldu şimdi bak, Risale-i Nur talebeleri toplandılar. Seyyid Salih Özcan diyor ki, Hocamız, Bediüzzaman’la yüz yüze konuşmuş, bak diyor; “alnıma vurdu, ‘Mehdi (a.s.)’yi ben görmeyeceğim, sen göreceksin’ dedi” diyor. Bu ne demektir? Mehdi (a.s.) geldi anlamına gelmiyor mu bu? E kaç yaşında bu insan? Net; “Mehdi (a.s.) geldi” demektir. Çoktan gelmiş olduğu anlaşılıyor. “Ya Hocam, o zaman bir dakika durdurun” demeleri lazım, “buradaki konuşmaları. Çok hayatî bir konu konuşuldu. Bediüzzaman da; ‘en büyük farz İttihad-ı İslam’dır’ dediğine göre, Mehdi (a.s.) de geldiğine göre, o zaman konuyu buraya getirelim” demeleri gerekiyor. Gevrek gevrek adam çıkıyor, yani tabii oradaki benim ismini saydığımı büyük ağabeylerimin ben ayağının tozunun tozuyum, ayaklarının çamuruyum. Ben onların hepsinin hizmetçisiyim. Onlar benim canım ciğerim. Bediüzzaman’ın bize emaneti onlar. Fakat bazı bilmiş tipler var; bambaşka bir çizgiye olayı getiriyor. “Bediüzzaman’ın sosyal siyaset anlayışı neydi?” Ya kardeşim, dünya gidiyor; “Kıyamete yetmiş yıl var” diyor Bediüzzaman bak, “yetmiş yılın içerisinde hepsi bitecek” diyor, “Hicri 1545’te de Kıyamet kopacak” diyor. Şimdi sosyal siyaset bilmem ne, entel ağzının vakti mi kardeşim? “Yetmiş yıl kaldı” diyor bak, açıkça söylüyor, değil mi? Yani hadislerden açıkça anlaşılıyor. Bediüzzaman net söylemiş, tarih vermiş; “Hicri 1545 gibi de Kıyamet kopacak” diyor. Ya kardeşim senin torunun görüyor, bu vakti görecek senin torunun görüyor bakın. Şu anki torunun görecek, yaşayan. Yani şu an sekiz yaşında olan, on yaşında olan çocuklar görecekler, yani İslam’ın gerileme çağını. Onların çocukları da, yani şu anki gençlerin çocukları da Kıyameti görecekler. Bak, şu anki gençlerin çocukları Kıyameti görüyorlar.
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler