Adnan Oktar`ın 6 Ekim 2010 tarihli Harun Yahya Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... “Ey İsrailoğulları, size bağışladığım nimetimi hatırlayın ve ahdime bağlı kalın, ki Ben de ahdinize bağlı kalayım. Ve yalnızca Benden korkun. Yanınızda olan (Tevrat)’ı doğrulayıcı olarak indirdiğime iman edin, (Kuran’a) iman edin”, bak burada açık işte, “yanınızda olan, (Tevrat)’ı doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kuran’a) iman edin”. Museviler için açık hüküm işte bu.
“Onu inkar edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değere karşılığında değiştirmeyin. Ve yalnızca Benden korkun.” Bak, “onu inkar edenlerin ilki siz olmayın” yani Kuran’ı inkar etmelerini Allah kabul etmiyor. Kuran’ı kabul etmeleri gerekiyor. Yani bu Bakara Suresi’nin 41. ayetine göre, Museviler de Hıristiyanlar da Kuran’a tam tabi olmakla mükellefler. Çünkü ehl-i kitaptan Museviler, Musevilere hitap var, bakın, “yanınızda olan (Tevrat)’ı doğrulayıcı olarak indirdiğime iman edin.” Artık bu onlar için farz olmuş oluyor, Museviler için, Kuran’a uymaları. “Onu inkar edenlerin ilki siz olmayın.” Allah yasaklamış oluyor inkar etmelerini. Yani inkar etmeleri haram.
“Ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca Benden korkun. Hakkı batıl ile örtmeyin ve hakkı gizlemeyin. Siz (gerçeği) biliyorsunuz.” Bak bu çok mühim, hepsi mühim, bu da çok mühim, bak: “Hakkı batıl ile örtmeyin” yani gerçeği kapatmayın “ve hakkı gizlemeyin”, Kuran’ın hak olduğunu gizlemeyin, “biliyorsun” diyor. “(Kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz”, mesela bu çok önemli, bak her yer önemli ama bu çok önemli. “Siz (gerçeği) biliyorsunuz.” Demek ki Museviler Kuran’ın hak olduğunu biliyorlar. Çünkü çok zekidir Museviler, bayağı akıllıdırlar. Kuran’ın bir ifadesinde Musevilerin yani okuyan, araştıran herkesin Kuran’ın hak olduğunu bildiğini söylüyor Allah. Yani bu bir mucizedir. Yani, “acaba” demedikleri anlaşılıyor. Bak, “(kaldı ki) siz (gerçeği) biliyorsunuz. Namazı dosdoğru kılın.” Her Musevi namaz kılmakla mükellef, “zekatı verin”, zekat vermekle mükellef ve “rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin” siz de topluca namaz kılın.
“Siz insanlara iyiliği emrederken kendinizi unutuyor musunuz? Oysa siz kitabı okuyorsunuz. Yine de akıllanmayacak mısınız? Sabır ve namazla yardım dileyin. Bu şüphesiz huşu duyanların dışındakiler için ağır (bir yük)dır.” Yani, “münafıklar için çok acı bir ızdıraptır” diyor Allah. Namaz kılmak ve Allah’tan dua etmek, münafık dua etmek istemez. Münafık dua ediyor gibi görünür ama dua etmez. Münafık sadece kendine dua eder. Yani kendini Allah olarak görür o, haşa.
“Onlar (müminler) şüphesiz, Rableriyle karşılaşacaklarını ve şüphesiz O’na döneceklerini bilirler.” Yani, Allah’a iman etmişlerdir ve Ahirette Allah’la karşılaşacaklarını, yeniden ona döneceklerini, yeniden dirileceklerini bilirler.
“Ey İsrailoğulları, sizlere bağışladığım nimetimi ve sizi (bir dönem) alemlere üstün kıldığımı hatırlayın.” Allah nimetlerini hatırlatıyor, nimetlerin unutulmaması lazım...
Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler