Adnan Oktar`ın 6 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Bir de bakın, anlatıyorum; Müslümanlık son buluyor, yetmiş sene içerisinde bitiyor. Cübbeli doğru söylemiyor, boş yere insanlara yanlış bilgi veriyor, 570 sene diyerek. Halbuki bakan anlar yani dünyanın genel şekline bakın, son kere İslam ahlakının hâkim olacağı açıkça anlaşılıyor, son kere. Bundan sonraki nesil götüremez, Allah-u alem götüremez. Diyor ki; “570 sene sonra benim cd’lerimi seyredecekler” diyor Cübbeli. Osman Ünlü 1000 yıl sonrasından bahsediyor. Akılcı bir bakışla baktığında bu gidişatla böyle bir sistemin olmayacağını insan göremez mi? İslam normalde ölmüştü adeta, öldü. Allah yeniden Mehdi(a.s.) kanalıyla İslam’ı diriltiyor. Peygamberimiz(s.a.v.) söylüyor; “Ölümünden sonra yeniden diriltecek” diyor. Hepsi hem fikirdi, faşistler de hemfikirdi, komünistler de, masonlar da, ‘din bitti’ diyorlardı, hepsi. Bazı siyasi partiler de, bakın dünyadaki siyasi partilere, siyasi partilerin hepsi ittifakla İslam, din bitti dediler. Osmanlı uleması, tamamen geri çekildi, büyük bölümü. Osmanlı siyasilerine bakın, Osmanlı aydınlarına bakın, konuşmalarına bakın; çoğunda gizli veya açık, alenen dinin bittiğini söylediklerini görürsünüz. Fiilen de zaten bu hayata geçmişti. Tabii olarak din yok olacak diye düşünüyorlardı, doğal akışı içerisinde din yok olacak diye düşünüyorlardı. Din birden kasırga gibi esmeye başladı. Bunun tek sebebi Mehdiyettir. Başka bir sebebi yok, Allah onu vesile etmiştir ve durdurulması da mümkün değil. Açıkça meydan okuyorum, açıkça söylüyorum; durdurulamayacak diyorum. Bakın yetmiş sene, yedi tane on sene içerisinde bitiyor. Bunu Peygamber(s.a.v.) söylüyor, bunu Said Nursi söylüyor, bunu Elmalılı Hamdi söylüyor, bunu bütün Ehl-i Sünnet âlimleri söylüyor. Müslümanların özellikle aklı örtülmeye çalışılıyor şu an. Deccaliyet hipnoz yapıyor insanlara. Manyetik alan uygulanıyor şu an dünyada. Bunun birçok yöntemleri var, birçok yöntem uygulanıyor. Televizyondan yapılan yöntemler var, başka yöntemler var. Birçok karışık yöntemi var. Büyü zaten telkinle yapılır. Bak; “İkna ve telkin kabiliyeti tevessül ettikçe, bu taun da tevessül eder” diyor. Mesela bir şeyin üç defa tekrar edilmesi bir büyüdür. Mesela bir insana dersin ki; ‘ya sen bugün çok solgunsun’ dersin, birisi gelir; ‘sen hasta mısın’ der, bir arkadaşın, bir başkası da der ki; ‘bayağı çökmüş görünüyorsun, ne oldu’ falan der, o adamı bitirirsin sen, büyü etkisi yapar o. Bak; “İkna ve telkin kabiliyeti tevessül ettikçe, bu taun da tevessül eder”. Mesela Evrim Teorisi bomboş bir teoridir, hiçbir şey yok. Akıl almaz bir yalandır yani rezalet tarzında bir yalandır. Dünya tarihinde böyle bu kadar mantıksız bir yalan hiç olmamıştır. Deve iğne deliğinden geçti desem onun bile mantığı vardır. Fili yuttu bir yılan o da mı yalan falan derler ya. Fakat bak, büyüyle dünyaya inandırdı bunu deccaliyet. İnsanlara büyü yapıldı, dünyaya. İşte büyü, ikna ve telkin kabiliyetiyle, bazı tekrar ve üslupla elde ediliyor o büyü. Beyne etki yapıyor ve insanlar onun etkisinde kalıyor. Allah diyor; “İnsan zayıf yaratılmıştır” diyor. İnsan büyüye açık yaratılıyor. Büyü, hipnoz ve manyetik alana açık yaratılıyor. Ancak imanı güçlü olanlar dayanabiliyorlar. Bunda şeytan kullanılmıştır, büyünün yapılmasında, deccal şeytanı kullandı. Bakın bütün Nur talebeleri yetmiş sene olduğunu biliyor. Kardeşim yetmiş sene ne demek? Yedi tane on sene, bitiyor dünya ve bütün Nur talebeleri biliyor. Bir bakın üsluplarına, hepsini tenzih ederim de bazı kısmının, bir kısmının üslubuna bir bakın; yetmiş milyon sene yaşayacak gibi bir üslubu var. Anormal rahatlar yani. Üniversitede işine gücüne bakıyor, hale gidiyor kendine balık alıyor, gayet sakin, anormal sakin, hayatını yaşıyor. Afganistan’daki haberleri internetten okuyor falan, ‘vay anasını, neler oluyormuş’ falan diyor. Hiç oralı dahi değil. Bak Mehdiyet dünyayı kasıp kavuruyor, çok büyük olaylar oluyor. Bediüzzaman açıkça söylüyor, bütün dedikleri oldu, muhatap dahi olmuyorlar. Bak arkadaşımız diyor; ‘anlatıyorum, anlamıyorlar’ diyor, çünkü büyünün etkisi altında. Hipnozun etkisi altında. Yani garip bir etki sistemi var. En açık, aleni gerçekleri bile göremiyor. Nur talebesi adam bakıyorsun Darwinizme inanmış, materyalizmi savunuyor. Bıraksak yıkacaklardı ortalığı. Yani o kadar sistemli hazırlanmışlar ki, o kadar çok bilim adamını, Müslüman bilim adamını arkalarına almışlar ki, yani mümkün değil Darwinizmin zafer kazanmaması. Öyle bir sistemde acayip hazırlık yapmışlar ki ben bu kadar hazırlık yaptıklarını bilmiyordum. Bizim çıkışımız tamamen şok oldu, hiç beklemiyorlardı. Beklemedikleri bir şey. Ama çok geç kaldılar tedbir almak açısından çok geç kaldılar. Nokta dergisinde bir yazar söylüyordu bana karşı önlem alması konusunda ‘atı alan Üsküdar’ı geçmişti’ diyor, çok geç kalındı artık yapacak bir şey yok diyor. Mesela Türkiye için de Darwinistler toplandılar ne yapabiliriz diye Türkiye hakkında konuştular, yapacak hiçbir şey yok diyor, bitmiştir Türkiye diyor.
OKTAR BABUNA: Kimseyi ikna edemiyorum diyor.
ADNAN OKTAR: Ve kaynak olarak da tek kişiyi gösteriyor suçlu olarak, o da ben. İftihar ederim, iftihar ederim.
OKTAR BABUNA: Fransa’da Hocam, bir gece operasyonuyla bitirdiniz.
Kitaplar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler