Adnan Oktar`ın 7 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv ve Kahramanmaraş Aksu röportajından
ADNAN OKTAR:... Kardeşim bir kısım insanlar Nur talebesiyim diyor, ama değiller. Nur talebelerine bir mühendislik projesi uygulandı. Mühendislik projesinin sonucunda meydana gelen imalat var. Bazı kişiler de bu imalatın sonucudur. Gerçek Nur talebesi Risale-i Nur’un üslubuna inanır, hadislere inanır, Kuran’a inanır, Bediüzzaman’a karşı da saygılıdır. Bediüzzaman Mehdi (a.s.) konusunda diyor ki; “bu Allah’ın vaadi”, Allah’ın vaadi. “Allah vaad etmiştir, elbet de vaadini yerine getirecektir” diyor. Ve Allah’ın sünnetidir, kanunudur, bunu yerine getirecek, diyor. Ayrıca “Muhbir-i Sadık Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in vaadidir, o söylemiştir, sadıktır. Dedikleri çıkmış, çıkıyor, çıkacak ve bu olacak, Peygamberimiz (s.a.v.)’in dediği olacak,” diyor. Ayrıca kendisi de bunu bir daha vurguluyor. Nur talebesi kardeşlerimiz ne diyorlar? “Bu bir fikir jimnastiğidir” diyorlar Bediüzzaman söylediği. Allah’tan kork, Allah’tan kork. Ne konuştuğundan haberin var mı senin? Sen Kuran’a söylüyorsun bunu, hadise, Allah’ın Resul’üne Peygamber (s.a.v.)’e söylüyorsun. Peygamber (s.a.v.)’in söylediği (haşa) fikir jimnastiği mi, saygısızlık yapıyorsun. Bediüzzaman fikir jimnastiği yapacak başka yer bulamadı mı, Risale-i Nur Küllayatı’nda mı fikir jimnastiği yapıyor? Aklını başına al. İman edemiyorsan dersin; benim imanın zayıf Allah beni korusun, bana hidayet versin, dersin. Dua ederiz, yardımcı oluruz. Bediüzzaman’ı bu kadar hakaret dolu bir ifade ile rahatsız etmen, ruhunu rahatsız etmen bir Müslüman’a yakışır mı?...
...
ADNAN OKTAR: ... Bakın şimdi bir koç yiğit ne yapmış. O ne sitesidir? Sorularla Risale. Sorularla Risale diye bir internet sitesi, nokta com. Bak mübareklere soruyorlar. “Faraza hakiki beklenen o zat” ifadesini soruyorlar. Bak mübarek sonuna getirmiş diyor ki; “Bu sebeple farklı ve gelecekte çıkacak bir Mehdi manası, yanlış bir manadır.” Peygamber (s.a.v.)’in söylemesi de yeterli değil. Kuran böyle söylüyor, Kuran’ın işareti de bu, Allah’ın hükmü de bu, diyor bak. “Cenab-ı Allah’ın sünneti budur,” diyor Bediüzzaman. “Hadislerde böyle geçmiştir, Peygamber (s.a.v.) bunu söylüyor, ben de böyle söylüyorum onlara uyarak” diyor. Hazret ne diyor bakın ve bu Nur talebesi bunu söyleyen. Sorularlarisale.com sitesine isterlerse açıp baksınlar. “Böyle bir Mehdi anlayışı İslam düşüncesinde yoktur. Bu sebeple farklı ve gelecekte çıkacak bir Mehdi manası, yanlış bir manadır.” Yani gelecekte Mehdi (a.s.) çıkmayacak, diyor. İttihad-i İslam da yok, Türk-İslam Birliği de yok, hiç boşa çalışmayın, gayret etmeyin, diyor. “Üstad Hazretleri’nin ‘bir asır sonra çıkacak’ ifadesi, onun diğer iki vazifesinin şaşaa ile tecellisi kastediliyor ki, bu iki vazifeyi nurani cemaati ve takipçileri yapacak ya da farazi bir fikir egzersizidir.” Farazi; yani farz edelim. Farz edelim demiştir, öyle bir şey yok ki, diyor. Yani Peygamber (s.a.v.)’in hadisler, Buhari, Muslim, Tırmızi, hepsi faraziymiş. Bak; “farazi bir fikir egzersizi.” Peygamber (s.a.v.)’in hadislerini de öyle görüyor adam, farazi fikir egzersiziymiş. Ve bunları da yayınlıyorlar adamlar ve buna uyan insanlar oluyor. “Demek daha mantıklı olur kanaatindeyiz. Ama yeni bir Mehdi gelecek diye ısrar edenlere saygı duyarız. En iyisini Allah bilir.” Senin saygın kalmış mı kardeşim? Senin Peygamber (s.a.v.)’e saygın yok ki, bize saygın olsun, Müslümanlara saygın olsun. Peygamber (s.a.v.)’in hadislerine sen farazi bir fikir egzersizi dersen, Bediüzzaman’ın yüzlerce sayfa açıklamasına farazi fikir egzersizi dersen, sana ben ne diyeyim? Allah sana hidayet versin. Yani ne konuşulur seninle. Farazi fikir egzersizi, işte bak gelecekleri son nokta buydu. Bak, bir de diyorum ki, bir mühendislik projesi uygulanıyor. Şaşar beşer, Faruk Beşer bilmem ne falan tipleri çıkarttılar, bak sonucunda böyle bir sistem geliştirdiler. Böyle bir Risale-i Nur talebesi anlayışı geliştirdiler. Bediüzzaman fikir egzersizi yapmış. Ayetle söylüyor bak, ayetle delil veriyor, ayetle delillendiriyor ve çok fazla hadisle açıklıyor Bediüzzaman, hepsi fikir egzersiziymiş.
Bak Bediüzzaman bu konuda diyor ki (Şualar 456’ınca sayfa,) 456’da; “Büyük Mehdi (a.s.)’nin dört ehemmiyetli vazifesinin,” bak Büyük Mehdi (a.s.) dört ehemmiyetli vazife yapacak diyor. Diyanet aleminde, siyaset aleminde, saltanat aleminde ve cihad aleminde, dört vazife. “Dört ehemmiyetli vazifesinin ve daha evvel gelip geçen küçük Mehdiler,” bir de küçük Mehdiler var. “Küçük Mehdiler “Büyük Mehdi (a.s.)”’nin bir kısım vazifelerini bir cihette icra ettiklerini,” yani mesela bir Mehdi geliyor; mesela ‘küçük Mehdi’ dediği, Bediüzzaman kendisi için küçük Mehdi unvanını alıyor, diyor. Bir nevi küçük Mehdi. “Çünkü ben diyanet yönünde geldim” diyor. Bir kısım Mehdiler siyaset yönünde gelirler; mesela Mehdi Abbasi, ben diyanet yönünde. Abdülkadir Geylani, İmam-ı Rabbani, bunlar küçük Mehdilerdir.” diyor. Bunlar diyanet yönünde. “Siyaset yönünde gelenler, saltanat yönünde gelen Mehdiler de vardır, cihad yönünde gelen Mehdiler de vardır” diyor. “Çeşitli Mehdiler vardır, ama hiçbiri Büyük Mehdi (a.s.)’nin bu dört vazifesini birden topluca yapmamışlardır. Hepsi bir vazifeyi, bir cihette görmüşlerdir, bir yönüyle yapmışlardır” diyor, kendisini de dahil ediyor bunun içine. “Ahir zamanda gelecek Mehdi (a.s.), dört vazifeyi de tam anlamıyla, mükemmel yapacaktır” diyor. İşte bunu aklı almayan kardeşlerimiz ne diyor? “Farazi bir fikir egzersizi” diyor, geleceği nokta bu işte. “Peygamberimiz (s.a.v.) yolunu, Kuran ahlakını ve hakikat-ı furkaniyeyi (Kuran ahlakının esaslarını, hakikatlarını) ve Sünneti Ahmediye’yi (a.s.m) (Peygamberimiz (s.a.v.)’in sünnetini) ihya ile ve ilan ve icra ile (herkese duyuyarak ve uygulayarak) başkumandanları olan,” bak başkumandanları olacak birisi çıkacak diyor Bediüzzaman. Ama farazi, diyor, yani faraziye ile uğraşmış, Bediüzzaman faraziyeciymiş yani. Teoriler geliştirmiş, yani Darwin gibi görüyor haşa, teoriymiş bunlar. Yani belki olabilir gibisinden söylemiş, yani mümkün, niye olmasın? Olur mu acaba, bir düşünsek mi? Olmaz ama, olduğunu düşünelim. Bak, “olmaz ama olduğunu düşünelim, o anlamda söylemiştir,” diyor. “İlan ve icra ile (herkese duyurarak ve uygulayarak) Başkumandaları olan Büyük Mehdi (a.s.)’nin kemal-i adaletini (yüce adaletini) ve hakkaniyetini dünyaya göstermeleri” bak dünyaya gösterecek, diyor. “Göstermeleri gayet makul olmakla beraber,” faraziye mi diyor? “Gayet makul olmakla beraber, gayet lazım” bak gayet lazım, “ve zaruri (mutlaka şart) ve hayat-i içtimaiye-i insaniyedeki düsturların (cemiyet hayatına ait kuralların) muktezasındır (gereğidir)” diyor. Ve mutlaka olacaktır, diyor inşaAllah. Bu adamlara nasıl oralarda yazı yazdırıyorlar? Yahut nasıl hakkı anlatan insanlara müsaade etmiyorlar, ben bunu anlayamıyorum. Bu adam bunu diyorsa, bunun cevabını da yazdırtın kardeşim. Üsluba baksana. sorularlarisale.com hiç olmazsa Bediüzzaman’ın dediklerini olduğu gibi yayınlayın kardeşim, var mısınız ona. Bu adamın, mesela bu yazısına Bediüzzaman’ın Mehdi (a.s.) ile ilgili burada sözleri var, bu sözünü yayınlayın. Hiç çıkartmadan yayınlayın, inşaAllah. Bak, “Büyük Mehdi (a.s.)’nin çok vazifeleri var ve siyaset aleminde, diyanet aleminde, saltanat aleminde, cihad aleminde, çok dairelerde icraatları, işleri olduğu gibi” diyor. Bu ne biliyor musun onlara göre? Faraziye bu, olabilir. Olmaz ama, olduğunu farz edelim. Bak bu çok önemli; olmaz ama olduğunu farz edelim. Zaten mümkün değil olmaz, imkansız diyor. Yani kapı dahi aralamıyor, binde bir ihtimaldir, bile demiyor bak. Milyonda bir ihtimal bile demiyor. Hiç mümkün değil diyor. Küfür hakim oluyor, ona bir şey demiyorsun. Masonlar hakim oluyor, ona bir şey demiyorsun. Komünist hakim oluyor, ona bir şey demiyorsun. Amerika hakim oluyor, ona bir şey demiyorsun. Çin’in hakimiyetini makul görüyorsun. Müslümanlar niye hakim olamıyor kardeşim? Niye faraziye oluyor bu? Ne oldu bu insanlara böyle, ben anlamıyorum? Bir kişi de çıkıp cevap da vermiyor bu adamlara, Allah’ın hikmeti. Ne oldu bu insanlara ben anlamıyorum yani.
Bak Bediüzzaman diyor ki; (Kastamonu Lahikası Sayfa 139). “Hem bu üç vazife birden bir şahısta yahut cemaatte bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi pek uzak, adeta kabil görülmüyor.” Benim zamanımda Mehdi (a.s.), cemaat olarak da bunu yapamaz, şahıs olarak da yapamaz, şahs-ı manevi olarak da yapamaz. Benim zamanımda mehdi çıkamaz, diyor. Buyrun, alıp okusunlar; Kastamonu Lahikası Sayfa 139, net. “Ta Ahir zamanda, Al-i Beyt-i Nebevi’nin, Peygamberimiz (s.a.v.) cemaat-i nuraniyesini temsil eden” yani seyyidler cemaatinin topluluğunu temsil eden, temsilci olan. Mümessil, temsilci nedir? Bir kişidir. “Temsil eden Hazret-i Mehdi (a.s.)’de ve cemaatindeki şahs-ı manevide,” bir de cemaati var diyor. Bak, Mehdi (a.s.) var, cemaati var ve cemaatindeki şahs-ı manevide, “ancak içtima edebilir.” Ancak oluşabilir, teori demiyor buna, hadise dayandırıyor. Bunu Allah’ın Resulü (s.a.v.) söylüyor, Peygamberimiz (s.a.v.) söylüyor ve Tevrat’ta geçiyor. Zebur’da geçiyor ve bütün Peygamberler bildiriyor bunu. Yani Peygamberimiz (s.a.v.) fikir jimnastiği olarak söylemiyor bunu.
OKTAR BABUNA: Estağfurullah Hocam, (haşa).
ADNAN OKTAR: Haber 7 sitesi bu hafta içerisinde 2 kez Faruk Beşer’in iki ayrı kitabına geniş haber ve tanıtım yaptı. Yani iki taraf birbiriyle tam mutabakat halinde gibi görünüyorlar şu an. Yani Samanyolu TV ile, Haber7.com. Onlar, onlara muhabbet gösteriyorlar, onlar onlara muhabbet gösteriyorlar, bak gelinen nokta da bu. Ama tabandaki Nur talebelerinin, mesela şu an bizi dinleyen Nur talebeleri; bunların haberleri bile yok çocukların. Tertemizdir Nur talebeleri, hepsi Mehdi (a.s.)’nin geleceğini bilirler. Yani bütün Müslümanlar, bütün Sünni, Şii, Alevi, herkes bilir Mehdi (a.s.)’nin geleceğini. Fakat böyle bir fikir cereyanı çıkartmak isteyen 5-10 kişi var. Var güçleri ile gayret ediyorlar ve kilit noktaları tutmuşlar, habire anlatıyorlar. Faruk Beşer de içlerinde...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler