Adnan Oktar`ın 7 Ekim 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...“Hocam, Said Nursi Hazretleri eğer kendisi Ahir zamanın büyük Mehdi (a.s.)’si olsa, Hz. Mehdi (a.s.) talebelerinin yaptıkları çalışmaları kabrinden seyredip şükreder miydi?” diyor. Kardeşim ona gerek yok. Adam zaten “faraziye” diyor. Yani olayı o adam bitirmiş. Biz adamları ben hakikaten anlamadılar zannediyorum; onun için anlatıyordum günlerden beri. Ben, ne bileyim ben, iyi niyetle baktım ben. Adam zaten “faraziye” diye görüyor. “Faraziye” diyen adama yapacak bir şey yok ki. Bitmiş adam zaten. “Fikir jimnastiği yapıyor Bediüzzaman” diyor. “‘Hani farz edelim olsaydı’ dedi” diyor. Yani dinin hükümlerini, şimdi diğerlerine de sıra gelecektir Allah-u alem. İttihat-ı İslam’a bunu dedi mi bir insan, Türk-İslam Birliği’ne, Mehdi (a.s.)’nin çıkışına bunu söylüyorsa, Hz. İsa (a.s.)’nın inişine bunu söylüyorsa, Kuran ayetlerine rağmen bunu söylüyorsa, “bu bir fikir jimnastiğidir, ‘farz edelim’ dedi” diyorsa yapacak bir şey yok onlara. Bizim onlara biz sözümüz yok. Biz bilmeyenlere anlatacağız. Onlar artık devre dışı, onlara konuşacak bir sözümüz yok. Ben Şaşar Beşer’e de sözüm yok. Adam Risale-i Nur’u kökten reddediyor zaten. Yani ben ne bileyim eskiden Samanyolu’na çıktı mı biz güvenle seyrederdik. Mehtap TV’yi güvenle seyrederdik. Adam baksana; “ben size, namazı yeniden öğreteceğim size” diyor, “Risale-i Nur külliyatını kökten kabul etmiyorum ben” diyor, “Kütüb-i Sitte’yi de kabul etmiyorum” diyor, “bir kısmını kabul ediyorum Kütüb-i Sitte’nin de” diyor, yani; “işime gelen yerler var” diyor, “uygun gördüğüm; onları kabul ediyorum” diyor. Bunlar kendi toplantılarında aralarında ne konuşuyorlar kardeşim? Nasıl bir dünya bu? Ben, anlamadım ki ben bunu. Müslüman şeffaf, açık olmaz mı kardeşim? Neyse zorunuz açıkça söylesenize. Adamları bulamıyorsun. Konuşacak kişi bulamıyorsun. Ne düşündüğü belli değil. Akıl almaz felsefeler, akıl almaz düşünceler gelişiyor. Bu düşünceyi kim geliştiriyor? Onu da bilmiyoruz. Yeni yeni mantıklar geliştiriyorlar. Baksana; “faraza”ya çevirmişler şimdi de. Haşa. Kim atıyor bu fikri ortaya? Kimler destekliyor? Nasıl gelişiyor? Bunları da bilmiyorum. Şaşar Beşer mesela, nereden çıktı bu adam? Bir anda nasıl bunu bir numara haline getirdiler? Samanyolu’nun mürşidi haline geldi, Samanyolu Televizyonunun. Şimdi biz güvenle nasıl seyredeceğiz o televizyonu? Mehtap TV’yi nasıl güvenle seyredelim biz? Risale-i Nur hakkında ne düşünüyorlar? Açıkça söylesinler Samanyolu TV. Yani geçerli midir bu kitap onlar açısından? Ehl-i Sünnet eserleri geçerli midir? Bunları söylesinler. Mesela Kütüb-i Sitte geçerli midir? Abdülkadir, İmam-ı Rabbani geçerli midir? Bunları söylesinler. Mesela Haber7.Com da bunları açıklasın. Yani hangi kitaplara itibar ediyorlar? Hangilerini kabul etmiyorlar? Düşünceleri, inançları nedir? Ben bunları yeni öğreniyorum. Ben ne bileyim, hepsi eskiden aynı düşüncede zannediyordum. Garip garip kızlar; mesela böyle adam satanist gibi kız. Başını örtmüş ama bakanın kanı iliği çekilir. Böyle Notre Dame’ın bilmem neyi gibi adam. İnsan irkiliyor baktı mı; şeytan gibi, iblis gibi. Bir konuşuyor; dine, imana, mukaddesata, her şeye muhalif, birçok şeye muhalif.Neyi savunduğu belli değil. Kardeşim sen açıkça söylesene. Mesela Kuran’ı kabul ediyorsan; “hepsini kabul ediyorum” de, “Kuran’ın.” “Kuran’ın bir kısmını kabul ediyorum” de, “bir kısmını kabul etmiyorum” de. “Hadislerin bir kısmını kabul ediyorum, bir kısmını kabul etmiyorum” diyor. Kardeşim sana da “Müslüman” deniyor. E değilsen; “değilim” de. Müslüman’san, ne tür bir Müslüman’sın onu söyle. Yeni bir mezhep mi çıkardınız, bir şey mi çıkardınız? Hayır, o zaman acayip karşılamayız. Yani çok makul olabilir. Adam; “yeni bir mezhep çıkarttım arkadaş” der, “yeni bir görüş çıkarttım” der. E tamam değerlendiririz. Ama yeter ki şeffaf olsun. Şeffaf değiller. Ne olduğunu anlamıyoruz. Mesela Ehl-i Sünnet zannediyorsun, bambaşka bir şey. Mesela bir Nur talebesi zannediyorsun, bambaşka bir şey çıkıyor. Hayret edecek gelişmeler. Netliği sağlasınlar. Yani böyle karanlıkların içerisinde adamları buluyoruz. Nerede oldukları belli değil, ne yaptıkları belli değil, ne düşündükleri belli değil, kim oldukları belli değil. Çıkıp konuşsanıza kardeşim. “Biz buyuz.” Hayır, olabilir, sırrın da olabilir. Ben onlara saygı duyarım. E bütün hayatı mı sır olur bir insanın. Bütün inançları mı sır olur? E desene; “ben Nur talebesiyim. Risale-i Nur’u kabul ediyorum” yahut “etmiyorum” de. O da olur yani. Bileyim ne yeter ki. Mesela Kütüb-i Sitte’nin hangi kısmını kabul ediyor, hangi kısmını kabul etmiyor bilmiyoruz, bir kısmının. Yani anlamıyoruz adamların ne düşündüğünü. Samanyolu TV ne demek istiyor, onu da anlamıyoruz. Uyarıyorum mesela günlerden beri, tam yol devam ediyorlar. Yani mesela, Risale-i Nur külliyatı bitti mi onlar için? Samanyolu TV için nedir yani anlamı? Mesela bir kişi çıksın, söylesin. Yani 13’üncü asrın müceddidi midir Bediüzzaman? Müceddit olarak kabul ediyorlar mı? Risale-i Nur külliyatı geçerli midir onlar açısından. Bunu bilmek bizim hakkımız. Mesela bak ben Erbakan Hocamız’ı gün gibi biliyorum, ne olduğunu. Düşüncelerini bilirim, bakış açısını bilirim. Sürekli şekilden şekle girmez Erbakan Hocam. Başta ne idiyse odur. Dinden asla taviz vermez. Ehl-i Sünnet’tir, kararlı bir insandır. Nettir, açıktır yani. Mesela Süleyman Hilmi Tunahan’ın talebeleri de bellidir. Osmanlı ruhunu çok severler. Ehl-i Sünnet çizgisindedirler. Kararlıdırlar, çok nettir. Burada ne oluyor. Bu nedir bu? Mesela Sungur Ağabey taviz vermez Risale-i Nur Külliyatından, asla. O tam yol düzgün gider, doğru yolda. Yeni Asya, Mehmet Kutlular’ın oluşturduğu o topluluk taviz vermez Risale-i Nur’dan. Yani “Üstadım” der, Risale-i Nur’un naşiri olan, yazarı olan Said Nursi Hazretleri’ne. Sıkı sıkıya sahip çıkar ve hiçbir şekilde taviz vermezler bakın. Asla taviz vermezler. Net ve temizdir. Açıkça konuşurlar. Ama şimdi burada bir belirsizlik var. Bu mesela komünist var, TKP’li komünistler; “biz arkadaş” diyor, “Marksist-Leninist çizgideyiz, komünistiz” diyor, “yerimiz şu.” Tamam, biliyoruz. Mesela Maocu var. Adam diyor; “ben Maocuyum arkadaş” diyor, onu da biliyoruz. E siz de ne olduğunuzu belli edin kardeşim. Böyle olur mu. Yani çok kötü, bakın herkes yazıp çiziyor. Yani karmakarışık bir şey meydana geldi. Fethullah Hocam’ın bir açıklaması oldu, güzel. Günlerdir ben söylüyordum; “Hocamız bir açıklama yapsın” diye. Allah razı olsun açıklama yapmış o...
...
ADNAN OKTAR:... Ama özellikle Samanyolu TV, kimin kontrolünde, nedir, yani görüşü neye doğru gitti? Aynı çizgideler mi, yeni yeni bir şekiller mi aldılar; bilmiyoruz. Mehtap TV de öyle. Öğrenirsek, çok rahatlarız. Yani hiç sorun değil. Yani mesela adam bambaşka bir mezhepte oluyor, düşüncede oluyor; ben saygı duyuyorum. Ben her fikre saygı duyarım. Ama fluluk, belli olmamak, karanlık beni çok rahatsız eder. Yani bunu yapmasınlar. Risale-i Nur’u kabul etmeyen on binlerce, milyonlarca insan var; Çok makul, kimse bir şey demez. Ama açık söylesinler. Kabul etmiyorsa; “etmiyorum arkadaş” desin. Böyle; “fikir jimnastiği, yok bilmem ne jimnastiği” böyle bu tip üsluplarla, yani dil eğip bükme; bunları kaldırsınlar. Ne demek fikir jimnastiği. O zaman bütün Risale-i Nur Külliyatı kalkar. Bütün hadis-i şerifleri kaldırmış oluyorsun...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler