Adnan Oktar`ın 8 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Erdal Karakaş, “Hocam ben sizi seviyorum. Tebrik ediyorum. Çalışmalarınız çok yerinde ve doğru. Sizi Allah’ın seçtiğini ve Mehdi (a.s.)’ye zemin hazırladığınızı düşünüyorum ve Mehdi (a.s.)’nin talebesi olduğunuzu düşünüyorum” diyor. “Bu konudan adım gibi eminim, sizinle şahsen tanışmak istiyorum. İnşaAllah tanışırız. Saygı ve sevgilerimle. Ayrıca uzun süredir sizi takip ediyorum. Sayın Adnan Oktar, çok az kaldı zuhura. Bence, önce Allah ona maddi güç verecek.” Kime güç verecek? Yok, yok, yok sen bilmiyorsun Erdal. Mehdi (a.s.)’nin parayla, pulla işi yok. Yani Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in parası mı vardı? Hz. Musa (a.s.)’nın parası mı vardı? Gerektiğinde Allah o cehd için, cihad için gerekli parayı verir, o ayrı mesele. Yani onun için Mehdi (a.s.)... Bu cahiliye kafası olur. “Olsun da İslam ondan sonra gelişsin.” Böyle bir şey yok. Ben Ankara’dan geldiğimde normal bir ailenin, normal bir ferdiydim ben. Ama bak dünyayı sallıyorum. Allah sallatıyor dünyayı. Allah sallıyor, beni vesile ediyor. Yeri yerinden oynattım. İti, kopuğu, münafığı, üçkağıtçısı, sahtekarı, komünisti, ateisti, bak dehşet içinde şu an. Onların tek hedefi haline geldim. Elhamdülillah. Ne şeref, ne şeref. Ateist masonların açın sayfalarını, tek hedefim. Darwinistlerin açın sayfalarını, tek hedefim. Komünistlerin, tek hedefim. Münafıkların açın sitelerini, sayfalarını, tek hedefim. Başka kimseden bahsetmezler. İftihar ederim. Beşer beşer, onar onar gelsinler, inşaAllah. Onlar kaderde yenilmiş olduklarını bilmiyorlar. Kaderi bilmedikleri için, Allah’ın gücünü de takdir edemedikleri için, dünyayı Allah’tan bağımsız zannediyorlar ve rahatça hareket ederiz zannediyorlar. Ve bilemedikleri bir sistemle sürekli yeniliyorlar. İşte, bilemedikleri sistem Allah. Allah onları yeniyor. Mesela Darwinistlerin aklının ucundan geçer miydi yenilecekleri? Hem de 21. yüzyılda ve böyle feci şekilde, küçük düşerek.. Bak, tozlarını çıkarttım.
OKTAR BABUNA: Hocam, Amerika’da ünlü, önde gelen bir evrimci var, Kenneth Miller. Aramış onu oraya giden bir arkadaşımız telefonla, “ben sizin toplantınıza katılmak istiyorum” diye böyle. Telefonda konuşurken de sadece şunu söylemiş, onu sorduğu için de; “ben Türkiye’den geldim, İstanbul” deyince, “ben evrim mevrim anlatmıyorum” diyip telefonu kapamış. Sizin adınız hiç geçmiyor. Sadece Türkiye ve İstanbul lafı geçince..
ADNAN OKTAR: Bir daha anlat bakayım şunu baştan.
OKTAR BABUNA: Kenneth Miller var Hocam, Brown Üniversitesi’nde, dünyanın en önde gelen evrimcilerinden. Bir arkadaşımız arıyor oraya gittiğinde, Amerika’ya. “Ben gelip sizinle görüşmek istiyorum” diyor. Kim olduğunu da söylemiyor. Evrimden hiç bahsetmiyor zaten. “Dersinize katılmak istiyorum” diyor, “bir toplantınıza.” Sadece şey demiş; “ben Türkiye’den geldim. Fazla bir süre kalamayacağım.” “İstanbul” deyince, “ben evrim falan anlatmıyorum” deyip telefonu kapamış hemen.
ADNAN OKTAR: İstanbul deyince Adnan aklına geliyor. Adnan aklına gelince, evrimi parçalayan adam aklına geliyor. EvelAllah, evelAllah. Titresinler, titresinler. İlimle, fenle, sevgiyle halledeceğiz. Parayla, pulla hiç alakası yok Erdal kardeş. Parayı, ilgili parayı Allah gönderir, onu yapar. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.) İslam’ı yayarken ihtiyaçları oluyor, tam ihtiyacı kadar olanını Allah sürekli gönderir. Ama oturup para beklemeye gerek yoktur. Yani imkan beklemeye gerek yoktur. Sen yürü, yürüdükçe yolun açılır. Yani burada yanlış bir düşünce var. Önce para, mal gelsin, ondan sonra mücadeleye, tebliğe başlarız. Öyle şeye gerek yok. Sen var gücünle hızla yürü, yürüdükçe yolların açıldığını göreceksin. Allah ne diyor, Cenab-ı Allah ayette? “Bir adım gelene daha fazla geleceğini” söylüyor Allah, inşaAllah.
OKTAR BABUNA: Hayatınızdan örnek vermiştiniz Hocam. Elinize geçen bir parayı pantolonunuz yıprandığı halde “onu uhu ile yapıştırdım” demiştiniz. “O parayla kitap, broşür dağıttım” böyle. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: EvelAllah, evelAllah. Mesela bak, bizim dağıttığımız broşürlerden hangisi, göster. Bakın o devirde, o zor şartlarda Cenab-ı Allah epey bir para elime geçirdi. Miras kalmıştı halamdan, şu anın yaklaşık 120 milyarı, yani bana düşen pay 120 milyardı. 120 milyarlık kitap dağıttım. Yıl 86-87. Bakın 120 milyarlık. İstanbul’un büfelerinde böyle kağıtlar astım hepsine. “Burada bedava broşür dağıtılır” diye. Sular seller gibi dağıttırdım. İlk öyle etkili olmuştuk. Niyet ettim, Allah nasip etti. Bak Yaratılış Atlası’nı Avrupa’da her yere ulaştırdık, Allah’a çok şükür.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah Hocam, yedi kilo. Bütün sanatçılara, sporculara, devlet adamlarına, bürokratlara.
ADNAN OKTAR: Hepsine ulaştırdık.
OKTAR BABUNA: Herkese gitti Hocam, maşaAllah. Yüz binlercesi maşaAllah.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Cahiliye Toplumunda İnsan Karakterleri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler