Adnan Oktar`ın 9 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Kardeşlerimiz işte sadece namaz ibadettir zannediyorlar, oruç ibadettir zannediyorlar. Dolayısıyla namaz kıldığında bir insan her şeyi yapmıştır, yani ibadetlerini yerine getirmiştir gibi düşünüyorlar. Halbuki Kuran’da mesela sabretme ibadeti vardır. Bakın, En’am Suresi 21’de Allah bunu belirtiyor. Şeytandan Allah’a sığınıyorum. “Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kimdir? Hiç şüphesiz o zalimler kurtuluşa eremezler”, mesela iftira düzen, iftira düzdüğünde buna sabredilmesi gerekiyor, bu bir ibadet olmuş oluyor. Yani sırf namaz ibadet değildir, oruç, zekat ibadet değildir. Yani iftiraya karşı sabır özel bir ibadettir. Ne zaman, vakti ne zaman girer? Sabah namazının vakti nedir? Güneş doğmadan önceki vakittir. İftiraya sabretmenin vakti ne zamandır, bu ibadetin? Bir şahsın iftira atmasıdır. İftirayı attığında, o ibadetin vakti girer. Artık orada kişi sabırlı olacaktır, Allah’a tevekkül edecektir, ondan sevap kazanacaktır. Aynı namazdan sevap kazanması gibi.
Mesela bak, şeytandan Allah’a sığınırım. Nur Suresi 15, “O durumda siz onu (o iftirayı) dillerinizle aktardınız ve hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylediniz”, bilmediğiniz halde gazeteden, radyodan, oradan, buradan duyduğunuz şeyleri “hakkında bilginiz olmayan şeyi ağzınızla söylediniz”, şöyleymiş böyleymiş diye aktardınız, “ve bunu kolay sandınız”, yani böyle ortalık sohbeti gibi, kahvehane sohbeti gibi, alalade bir şey zannettiniz diyor Allah, “oysa o Allah Katında çok büyük bir suçtur” diyor, Allah. Böyle bir durumda da mümin mesela iftira orada burada yayıldığında, insanlardan duyulduğunda Müslümanın buna sabretmesi yine ibadet olmuş oluyor. Hem çok değerli bir ibadet. Belki namazdan çok çok daha fazla sevap kazanıyor. Oruçtan çok çok daha fazla sevap kazanıyor. Yani ibadetler arasında ayrım yapmak yanlıştır. Şu ibadet önemli, şu ibadet önemsizdir denmez. Bunların hepsi Allah Katında kıymetli ve önemli ibadetlerdir. Tabii ayette bir hüküm varsa ayrı, hadiste bir hüküm varsa ayrı.
En’am Suresi 144, şeytandan Allaha sığınırım; “Hiçbir bilgiye dayanmaksızın insanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?”, “hiçbir bilgiye dayanmaksızın insanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurup”, yani hurafeler, dine katılan hurafeler. Peygamber dedi diye adam çıkartıyor, aslı yok. Hurafe, akıl almaz münasebetsiz izahlar. Bak Allah ona diyor ki, “hiç bir bilgiye dayanmaksızın” yani ne Kuran ayetine dayalı, ne sahih bir hadise dayalı, “insanları saptırmak için Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu hidayete erdirmez”. Bakın bunu yapmanın, “daha zalim kimdir” diyor, Allah. Bak bütün yapıp ettikleri boşa gitmiş oluyor adamın. Allah daha zalim yok diyor ondan. Namaz kılsa da oruç tutsa da zekat verse de “daha zalim yok” diyor. O zaman ibadetin büyüklüğünü anlıyoruz. O zaman bilgiye dayanmaksızın, insanlara bilgi vermek haram. Buna özen göstermek, bilgiye dayandırarak, yani Kuran’a ve hadise dayandırarak bilgiyi vermek farz. İbadet olmuş oluyor. Mesela ağır baskılara dayanmak bir ibadettir.
Nisa Suresi 84; “Artık sen Allah yolunda savaş, kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın”, yani Allah yolunda mücadele et. “kendinden başkasıyla yükümlü tutulmayacaksın. Mü'minleri hazırlayıp-teşvik et”, ne kadar mümin varsa dünyada, ne kadar mümin varsa hepsini hazırlamak ve teşvik etmek Allah’ın emri. Bilgiyle donatacağız, kültürle donatacağız ve Allah’ın dininin dünyaya hakim olması için teşvik edeceğiz. Teşvik nedir? Farz olmuş oluyor. Bak “müminleri hazırlayıp-teşvik et. Umulur ki Allah, küfredenlerin ağır-baskılarını geri püskürtür”, ağır baskılarından küfrün kaçınmak, onlara karşı mücadele etmek de, o da ibadet. Allah, “kahredici baskısıyla daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur”. Dolayısıyla münafıklar, it kopuk, sahtekarlar, küfür bir oyun yaptığında “Müslümanlar son derece rahat olsun” diyor, Allah. Çünkü, “Allah, 'kahredici baskısıyla' daha zorlu, acı sonuçlandırmasıyla da daha zorludur”, yani müthiş intikam alırım diyor Allah. (Nisa Suresi 84) Mesela işkenceye sabretmek ibadet. Nahl Suresi 110, ”Sonra gerçekten Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret edenlerin”, mesela bize emniyette işkence uygulanmıştı. Buruc Suresi 10, “Gerçek şu ki, mü'min erkeklerle mü'min kadınlara işkence uygulayanlar (fitne uygulayanlar), sonra tevbe etmeyenler; işte onlar için, Cehennem azabı vardır ve yakıcı azap onlaradır”, müminler işkenceye karşı da tahammüllü olacaklar, o da ibadet olmuş oluyor. Mesela En’am Suresi 116, “Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar”, mesela şimdi millet Darwinist oldu diye, Müslüman da gidip Darwinist olursa Allah yolundan sapar. Çoğunluğa uymamak, yeryüzünün çoğunluğuna uymamak, yeryüzü dalalete düştüyse onlara uymamak farz, bu da bir ibadet. Bak, “Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan”, demek ki mümin çoğunluğa uymayacak, inşaAllah. Zümer Suresi 55: “Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin” diyor. Mesela Allah’ın rahmetinden adam umut kesiyor bu haramdır. Allah ancak kafirlerin Allah’ın rahmetinden ümit kestiğini söylüyor. Ümitvar olmak farz, ibadettir. Mesela adam İttihad-ı İslam’dan ümidini kesiyor, Türk İslam Birliği’nden ümidini kesiyor, “bu memleket düzelmez diyor, bu memleket parçalanır” diyor, bu haramdır. Ama ümitvar olmak, Türk İslam Birliği’ni beklemek, İttihad-ı İslam’ı beklemek farz, Allah’ın emri, inşaAllah. Mesela birlik ve beraberlik de farz, namaz gibi, oruç gibi farzdır. Şura Suresi 38-39, “Haklarına saldırıldığı zaman, birlik olup karşı koyanlardır” diyor, Müslümanlar. Şimdi kardeşlerimize Doğuda saldırıyorlar mı, PKK? Saldırıyorlar. Türkiye’yi yıkmak için faaliyet yapıyorlar mı? Yapıyorlar. Allah bak bütün Müslümanlara farz kıldığı bir hüküm var, “Haklarına saldırıldığı zaman, birlik olup karşı koyanlardır”. Toptan yekvücut millet olarak karşı koymamız farz ve bu da bir ibadet. Aynı namaz gibi bir ibadettir, inşaAllah.
Mesela Al-i İmran Suresi 176, “Küfürde 'büyük çaba harcayanlar' seni üzmesin”, üzülmemek farzdır. Küfürde büyük çaba harcayanları gördüğümüzde şevkimiz artacak, bilakis heyecanımız artacak. Eğer üzülürsek harama girmiş oluyoruz. Aynı domuz eti yemiş gibi, bir insanın canını yakmış gibi harama girmiş oluyor. Eğer öldürülme tehlikesi varsa müminin imanını gizlemesi farz, o da bir ibadet. Yani imanlı olduğunu gizleyebiliyor öldürülme tehlikesi varsa. Müminun Suresi 28, şeytandan Allah’a sığınırım. “Firavun ailesinden imanını gizlemekte olan mü'min bir adam dedi ki” diyor, Cenab-ı Allah. Bu ne zaman olacak? Kıyamete yakın insanlar imanlarını gizleyecekler. Muhammed Suresi 38; “İşte sizler böylesiniz; Allah yolunda infak etmeye çağrılıyorsunuz; buna rağmen bazılarınız cimrilik ediyor”, cömert olmak farz. Allah yolunda infak etmek, fakirlere mal mülk vermek, imkan vermek farz, ibadettir. Bakara Suresi 156, şeytandan Allah’a sığınırım. “Onlara bir musibet isabet ettiğinde derler ki, biz Allah’a ait kullarız ve şüphesiz O’na dönücüleriz”, tevekküllü olmak farz. Aynı oruç gibi, zekat gibi, hacca gitmek gibi farzdır, tevekküllü olmak. Diyor; “insanlık hali”, insanlık hali o zaman domuz eti yiyorum der gibi bir şey. Tevekküllü olacaksın. Ha hırsızlık yapmışsın, ha tevekkül etmemişsin, inşaAllah. Tevbe Suresi 51, “De ki; ‘Allah’ın bizim için yazdıkları dışında, bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez”, kaderimizde ne varsa o olur. Bak ”Allah’ın bizim için yazdıkları dışında bize kesinlikle hiçbir şey isabet etmez”, mümkün değil başka bir şey olması. Diyor “bu herhalde artık böyle değildir” diyor. Mesela farz edelim, kolu alınıyor ameliyatla, “bu bambaşka, bu ihmalden oldu” diyor. O da kaderinde.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:İhmal var, ihmal de kaderindedir.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:“O bizim Mevla’mızdır, müminler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidir.“, bak “müminler yalnızca Allah’a tevekkül etmelidirler.” Farz tevekkül, yani kaderi iyi bilip Allah’a tam teslim olup her şeyin Allah’tan kaynaklandığını bilip meydana gelen sonuca karşı, isyan etmemek, üzülmemek farz.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Al-i İmran Suresi 104, “Sizden hayra çağıran”, “bak hayır işleyelim” diyor, çağıran, “iyiliği, marufu emreden”, “insanlara iyi davranın barış olsun, kardeşlik olsun, sevgi olsun, terör, anarşi olmasın” diyor. “Kötülükten, münkerden sakındıran”, insanlara zulüm etmeyin, yalan söylemeyin, acı çektirmeyin. Vatanı bölmeyin, “diyen bir topluluk bulunsun”, ki, Mehdi (a.s.) cemaatidir bu aynı zamanda, ona bakıyor. “Kurtuluşa erenler işte bunlardır“, Ali İmran Suresi 104. Bütün Müslümanlar üzerinden farzdır, fakat Mehdiyet bunun tam hakkıyla yerine getiren topluluk olacaktır.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:Tebliğ neymiş? Farz, Allah’ın emri yani insanların hayrı için, bak “hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten sakındıran”, çalışma yapmak farz. Tevbe Suresi 112, “Tevbe edenler, ibadet edenler”, tevbe etmek farz. “ibadet edenler, hamd edenler”, Allah’a hamd etmek farz, ibadet etmek farz. “Allah uğrunda seyahat edenler”, yani bir yerden, bir yere mesela biz geliyoruz evimizden buraya geliyoruz. Buradan gidiyoruz Allah uğrunda, Allah için yapılıyor.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Seyahat edenler, rüku edenler”, rüku etmek farz, “secde edenler”, secde etmek farz, “iyiliği emredenler”, iyiliği emretmek farz, “kötülükten sakındıranlar” bu da farz, “ve Allah’ın sınırlarını koruyanlar” yani Kuran’a uyanlar, Kuran’a tam anlamıyla bağlanıp, Kuran’ın hükümlerine göre hareket edenler. “Sen bütün müminleri müjdele” diyor, Allah. Bak bu da müminleri müjdelemek de farz. (Tevbe Suresi 112)
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler