Adnan Oktar`ın 9 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Hiçbir yerde, bir okulda bir proteinin molekülünün nasıl olduğu, nasıl meydana geldiği, bunun teknik olarak tesadüfen olup olmayacağı ile ilgili hiçbir yazı çıkmaz. Dünyanın hiçbir yerinde yok, yasak. Kardeşim bilimsel bir konu, ne çekiniyorsunuz. Protein, molekül; koyun resmini, “arkadaş” dersin, “bu molekülün oluşması için şu şartlar var” anlat; “bunun da tesadüfen oluşma ihtimali yüzde kaçtır?” bilimsel bir şey. Ne var bunda? “Bilimsel olarak” diyor, “bir proteinin tesadüfen oluşma ihtimali vardır” diyor. “Ne kadar?” diyoruz” “Bir sayısının yanına” diyor, “dokuz yüz elli tane” diyor, “sıfırı yan yana koy” diyor; “o kadarda bir ihtimaldir” diyor. Dokuz yüz elli bin tane sıfır koysan yanına yine oluşmaz, dokuz yüz elli bin tane. Haydi diyelim senin dediğin gibi oldu, yani mümkün değil; “oldu” diyelim. Türkiye’de Bağlarbaşı semtinde bir tane protein oluştu tesadüfen. Bir de Kenya’da bir tane daha protein oluştu, bir tane daha. E kim bunları bir araya getirecek? Yani normalde mümkün değil oluşması da. Bir tane de orada oluştuğunu düşünelim, bir tane de Konya’da oluştuğunu düşünelim. Biri sağ elli oldu, biri sol elli oldu.
SUNUCU 2: “Hepsi sol” demiştiniz.
ADNAN OKTAR:Evet. Nasıl birleşecek?
OKTAR BABUNA: Birleşemez.
ADNAN OKTAR:Kardeşim onlar kilometrelerce yolu “ey protein” diyecek, “ya sen orada oluşmuşsun hemşerim, ben de burada oluştum.” “Sen nesin?” diyecek; “ben sağ elliyim”, “ben de sol elliyim”, “e olmuyor” diyecek, “var mı sol elli olanlar” falan diyecek. Mesela Güney Afrika’dan diyecek ki bir tanesi “ben sol elliyim.” “E o zaman atla uçağa gel” diyecek yani. Protein de gelecek; “birleş” diyecek, “iki tane protein olduk” diyecek. Üç tane, haydi bir milyon, yüz milyon tanesi bir araya gelsin, bir trilyonu; protein tozu oluşur, başka bir şey olmaz. Satılıyor protein tozu, bodyciler kullanıyorlar. Protein tozu, başka bir şey olmaz. O yürümez. Einstein olmaz. Başbakan olmaz, sanatçı olmaz. Yazar olmaz, öğrenci olmaz, hiçbir şey olmaz. Kutunun içinde durur o toz. Milletin gözünün içine baka baka acımasızca kandırıyorlar, acımasızca. Millete de büyü yapıldı insanlara, yani deccaliyet büyü yaptı bütün dünyaya, yani bir elektromanyetik alan meydana getirdiler, insanların beyninin büyük bir bölümüne bir şey oldu, kavrayamıyorlar, anlayamıyorlar. Şeytan Kıyamete kadar bunu muhafazaya çalışıyor. Kıyamete de çok az bir vakit kaldı. Eğer şeytan dediğini yaparsa kendinin -güya- Allah’a haklı olduğunu ispat edecek. Diyecek ki; “işte bak, ben demedim mi?” diyecek. Mehdi (a.s.)’yi hesap etmiyor şeytan, hiç hesap etmediği bir şey Mehdi (a.s.). Hâlbuki baş edemeyeceğini görüyor. Şu an şeytanın kafası Mehdi (a.s.)’nin ayaklarının altında çıtır çıtır eziliyor. Tabii, yapacağı da hiçbir şey yok. Kral Mesih olarak geçen Muhammed Mehdi (a.s.), şeytanı öldürecek; İsa Mesih (a.s.) de ona yardımcı...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Sunumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler