Adnan Oktar`ın 14 Ekim 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Münafıkların yanında olan kadınlara da münafıkat deniyor. Münafıkun ve münafıkat, onlar birbirlerinden olur. Mesela Ebu Leheb’in karısı yanında, o da odun hamalı olarak Cehennem’de beraberler. Münafıkları destekleyen münafık kadınlara da münafıkat deniyor, inşaAllah. Bediüzzaman onlara “Cehennem hurisi” diyor, Cehennem hurisi. Yani Cehennem’de münafıkların beraber olacakları kadınlar, inşaAllah. “Ey Cehennem hurileriyle zevklenmek yoluyla dinini feda eden,” yani onunla güya evleniyor ama münafığın nikahı zaten batıldır, yani onunki bütün ömrü fuhuştur, fahşadır. Münafığın nikahı geçerli olmaz, gayrı meşrudur çünkü nikah kabul etmiyor. Dine, İslam’a göre öyle. Ama onun kendi inancına göre ayrıdır tabii. Yani gayrı meşrudur. “Yoluyla dini feda eden, yasak zevk ve eğlencelere düşkün,” yani bizim zevk ve eğlencemize değil, İslam’ı, Kuran’ı yaymak ve meşru eğlencede tabii ki Müslüman da vardır. Müzik de dinler, her şeyi dinler. Ama münafığın bütün hayatı gayrı meşrudur, her şeyi gayrı meşrudur. Onun dinlediği müzik de gayrı meşru olur, yaptığı hareket de gayrı meşru olur. Ama Müslümanlığı, Kuran’ı, İslam’ı bırakmış, yasak zevk ve eğlencelere düşkün. Yani o pis işlerle uğraşır. Gider mesela boş dedikodularla uğraşır, Müslümanların aleyhine faaliyetlerle uğraşır, insanlara zulmetmek için fitne çıkartır. “Hak yoldan ayrılıp,” hak yol nedir? Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in tarif ettiği yoldur, Kuran’a tam tabiyettir. Kuran’a tam tabi olmadı mı, hak yoldan ayrılmış oluyor. “Sapkınlığı severek kötülük işleyen,” sapkınlığı isteyerek, severek kötülük işleyen, sapkınlık münafıklıktır, Kuran bunu belirtiyor, küfürdür. Ve onun meydana getirdiği her türlü anormal hareketlerdir. “Kötülük işleyen ve nefsin gelip geçici arzu ve isteklerinin lezzetli yolunda dinsizliği ve inkarı kabul eden ve hayatı taparcasına çok sevip, ölümden şiddetli korkan,” bak; “nefsin gelip geçici arzu ve isteklerinin,” mesela gelecek düşüncesinde, okulunu bitirmek, zengin olmak, köşe dönmek derdinde. Bak; “geçici arzu ve isteklerinin lezzetli yolunda.” O şeytani bir lezzet alır ondan. Müslümanlara karşı zarar vermekten, İslam’ı gizlice yaşamamaktan, küfre hizmet etmekten, çünkü geleceği çok parlak görür münafık. Bütün kafirlerin arkasında olduğunu, münafıkların arkasından olduğunu, bütün dünyanın onu desteklediğini, zevk ve eğlencenin ona sonuna kadar kadar açık olduğunu düşünür. Ama tabii bunların gizlidir zevkleri, kendi kafalarına göre. “Dinsizliği ve inkarı kabul eden” münafık dinsizdir ve inkarı gizlice kabul eder. Aynı zamanda küfre de bakıyor tabii bu izahlar. Kafir, küfür içine olan ve dinsizler ve münafıklar. “Ve hayatı taparcasına çok sevip, ölümden şiddetli korkan,” mesela münafık hayatı taparcasına çok sever. Münafık için hayat her şeydir.
Mesela Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında Peygamberimiz (s.a.v.)’i terk ediyorlar. Bırakıyor, Dırar Mescidi’ni açıyor. Hayat onun için her şey, taparcasına seviyor. Halbuki bütün ağırlığını Peygamberimiz (s.a.v.)’in yanında olmaya, İslam’a hizmet etmeye ayırması gerekirken, hayatı taparcasına çok seviyor. Ve münafıklar ölümden şiddetli korkarlar, zaten Müslümanlar’ın yanından kaçmalarının nedeni odur. Hatta diyor Cenab-ı Allah Peygamberimiz (s.a.v.) zamanında. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) onları savaşa çağırıyor, cihada çağırıyor; “sana ölüm baygınlığı gibi baktıklarını görürsün” diyor. “Sanki sen onarı bile bile ölüme sürüklüyormuşsun gibi sana ölüm baygınlığı ile bakarlar” diyor. Yani akıl almaz bir korku, dehşetli bir şok içerisindeler. Münafıkların zaten mağaralara ve evlere kaçmalarının sebepleri hep odur. Böyle köpek gibi tin tin tin uzaktan izlerler Müslümanları. Müslümanlara yanaşmamalarının nedeni o, ölüm korkusudur, zarara uğramaları, hapsedilmeleri, herhangi bir azap duyma korkusudur. Dışarıda oldukları zaman kendilerini güvende zannederler. Onun için diyor ki Cenab-ı Allah münafık ve kafirlere, şeytandan Allah’a sığınırım; “siz yüksek kalelerde, tahkim edilmiş şatolarda da olsanız ölüm sizi yine bulur.” Ama tabii münafıklardır asıl hedef çünkü kafirler kurtulabilecek varlıklardır. Ama münafık çok eşşed bir varlıktır. Bak, “ölümden şiddetli korkan ve kabri hatırına getirmek istemeyen,” ölümü aklına getirmek istemez münafık. Zaten getirse, münafıklık yapamaz. Münafıklık yapmak için ölümü düşünmez. Münafık çok korkar ölümden. Yani en ufak bir şey, mesela cildinde bir şey olsa ölüyorum der. Nefesine bir şey olsa, ölüyor muyum der böyle, akıl almaz bir şey. Yani hem yaşlanma, hem ölme korkusu münafıkta çok şiddetlidir. Başka birçok insanda görülür ama münafıkta, en şiddetli münafıktadır. “Ve dinsiz olmaya yüz tutan bedbaht” diyor Bediüzzaman. Zaten münafık dinsizliğin içerisinde ilerleyen bir varlıktır, inşaAllah...
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Marşlar/Fasıllar
Devamı ...
Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Marşlar/Fasıllar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler