Adnan Oktar`ın 15 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
OKTAR BABUNA:Bir haberde Hocam, Zeki Ceyhan Hocamız’ın yazdığı bir yazı var Hocam. Özür dilerim, önce Mete Çubukçu’ nun bir yazısı var; “İsrail Kabinesi geçtiğimiz günlerde bir tasarıyı onayladı” diyor. “Buna göre Yahudi olmayanlar, İsrail vatandaşlığına geçerken ve halihazırda vatandaş olanlar bir ‘bağlılık yemini’ edeceklermiş. 1.5-2 milyon İsrail vatandaşı da, Arap’tan (Filistinli) bu yemini etmek durumunda olacakmış.” Mete Çubukçu da şöyle bir benzetme yapmış, “Ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” demiş.
ADNAN OKTAR:Kardeşim eğer Müslümanlar İttihad-ı İslam’ı kabul etmezse, Türk-İslam Birliğini kabul etmezse; yavaş yavaş bu tip düşünceler, inançlar yerine oturmaya başlar. Adamlar, mesela ateist İsrail yöneticileri uzun vade içerisinde orada Filistinli istemiyorlar. Ne yapıyorlar? Adamları rahatsız ediyorlar. Yaşanamayacak bir ortam meydana getiriyor. Zaman zaman saldırıyorlar, parçalara bölüyorlar, hayatı zor hale getiriyorlar. Yurt dışını kolaylaştırıyorlar. Vatandaşlıktan çıkarmayı kolaylaştırıyorlar. Bu tip kanunlarla köşeye sıkıştırıyorlar. Bunlar uzun vadede netice verecek politikalardır. Bir süre sonra bakarsın adamlar erimiş gitmiş. Hakikaten de öyle, mesela daha önce Filistin’ in nüfusu çok yüksekti, yani Musevilere oranla %95’ di. Sonra %80 oldu, %70, 60, 50 aşağı indi indi 30’lara kadar, 20’lere kadar indi. Şimdi 10’lara doğru gidiyor, sonra 5’e gider, sonra sıfırlarlar. Bir azim, inanç kararlılığı olmadıktan sonra bu böyledir.
Biz Darwinizme karşı ilk faaliyetlerimizde dediler ki bize; “dünya çapında Darwinizmi siz nasıl yeneceksiniz, olacak iş mi bu? Bütün dünyayı kaplamış dediler.” Yok yaparız dedik. Bak uğraştık, uzun bir faaliyet döneminden sonra adamlar diz çöktü. Demek ki oluyormuş. Türk-İslam Birliği de böyledir, ittihad-ı İslam da böyledir. Bir kere bunun bir ideoloji olarak, inanç olarak, azimle kararlılık olarak ele alınması lazım. Ve o yönde sürekli bir politika izlenmesi gerekiyor. Onu yapmadığında adam senin Türkiye’den çıkartmaya kalkar. Mesela bak Türkiye’yi bölme yönünde politika var, adamlar onu ısrarla işliyor ve çok ciddi şekilde yol aldılar, kendi kafalarına göre, kendi düşüncelerine göre. Gerçi dönemeçte savrulacaklar o ayrı mesele de, çünkü hep böyledir. Mutlaka bir dönemeçte savrulurlar, çünkü önce Allah küfre müsaade eder, belirli bir dereceye kadar. Fakat sonra tam dönemeçte aniden savrulurlar, hak yoluna devam ederler, inşaAllah. Dolayısı ile Güneydoğu’da anti-komünist, anti-Darwinist bir politika izlenmediği için, tek taraflı orası gelişmeye devam ediyor. Karşı atak gerekiyor, karşı faaliyet gerekiyor. Bunun da resmi yapılması gerekiyor, yani amatör bir faaliyet ile pek netice alınmaz. Nasıl? Televizyon gerekiyor, radyo gerekiyor, gazete-dergi dağıtılması, hadi gazete-dergiden vazgeçtim, fakat radyo ve televizyon çok önemli. Amatör radyolar, televizyonlar olmaz, inşaAllah. Hepsinin kökeninde inanç yatıyor. Mesela diyorlar ki; “Türkiye 2050’de süper devlet olacak, lider olacaklar”. Ekonomik gücüyle mi? Hayır, inançla. Mesela İsrail de, İsrail parasal gücüyle Filistin’i ele geçirmediki, inanç ile ele geçirdi, inancı ile ele geçiriyor. Mesela karşı taraf; Filistinli kardeşlerimiz olsun, diğer ülkeler olsun, Filistin’in kurtuluşu için “savaş” diyor. Kardeşim Filistin’in kurtuluşu diyeceğine, İslam aleminin kurtuluşu desene, dilin mi kopar? İllaki Filistin. O zaman o bölgesel bir milliyetçilik şeklinde görülüyor, sadece kendi işinde gücünde gibi. Halbuki bütün dünyayı hedefleyen bir politika olması lazım. Filistin ile ilgili konuşmalar yapılırken sürekli İslam Birliği’nden bahsedilmesi, İttihad-ı İslam’dan bahsedilmesi lazım. Orada yapılan toplantılarda çok çok nadir duyuluyor İslam Birliği. Daha ziyade işte kahrolsun İsrail, işte niye zulüm yapıyorsunuz? O tarz. Adama zulüm niye yapıyorsun dediğinde, adam güler. Adamın inancı öyle, adam direkt ezmek istiyorum seni, var mı diyeceği diyor. Ve Musevileri de eziyorlar, bayağı eziyorlar. Hıristiyanları da eziyorlar. Çözüm yine Türk-İslam Birliği’dir. İslam Birliği olsun da başsız olsun diyorlar. Nasıl olacak o, olur mu öyle şey? Türkler liderdir. Türklerin liderliğinde bir Türk-İslam Birliği olacaktır. Olsa olurdu şu ana kadar, kimse yapamadı bunu, böyle bir şey olmuyor. Onun için Türkler’in liderliğinde olan bu birliğin adına Türk-İslam Birliği diyoruz, inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...İlanlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler