Adnan Oktar`ın 15 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Mahkememiz de sağolsun, hakimimiz iyi insan, maşaAllah. O da, mahkeme sonucunda biliyorsun bize üçer yıl ceza verdi. Kız arkadaşlarıma da, bana da çete yöneticisi olmaktan, ellerine sağlık. Ama işin ilginç yanı hangi maddeden yargılandığımızı bize mahkeme söylemedi. Ben böyle ilk defa görüyorum böyle bir şey. Bir insan yargılanırken hangi maddeden yargılandığını bilir, biz bilmedik. Efendim biz hangi davadan yargılanıyoruz, bunu rica etsek söyler misiniz, dedik mahkemeye, istirham ettik. Yok, söylemedi mahkeme. Savunma yapabilir miyiz efendim, dedik sonra; “yok, ona da müsaade etmiyorum” dedi. Allah razı olsun, teşekkür ederiz dedik. İkişer yıl ceza verdi, bir yıl da üzerine ilave etti. Efendim, elinize sağlık, teşekkür ederiz dedik. Ama gerekçede baktım, hangi sebepten bana bir yıl ceza artırıldığını göremedim. Yok, yazmıyor. “Bir yıl ilave ceza verdim” diyor. Allah razı olsun, teşekkür ederiz, dedik. Mahkemeye dedik ki; efendim bakın Yargıtay kararsız kaldı. 4422’den dava bozuldu, 313 mü, 220 mi, karar veremedi Yargıtay. Yargıtay mahkemeye bıraktı, "siz karar verin" dedi. Mahkeme de tespit edemediğine göre, o zaman siz Yargıtay’a gönderin, dedik. Yargıtay Başsavcılığı dosyayı istedi mahkemeden.
OKTAR BABUNA: Acil olarak istedi.
ADNAN OKTAR: Acil olarak istedi. “Biz Ceza Genel Kurulu’nda hangi maddeden yargılanması gerektiğine karar vereceğiz” dediler. Çünkü normalde bizim 313’den yargılanmamız gerektiğine dair Yargıtay ictihadları var. 4422 ağır bir madde, o bozulduğunda sanığın lehine olan maddenin olması gerekiyor. Sanığın lehine olan, bizim lehimize olan 313. Biz 220’den yargılandığımızı anladık sonradan. Mahkeme, Yargıtay Başsavcılığı’nın talebine rağmen bir yıl dosyayı göndermedi ve cezayı verdi. Cezayı verdikten sonra dosyayı gönderdi. Ve hangi maddeden olduğuna Yargıtay karar vermeden, mahkeme de bize bu kararı açıklamada kararı verdi. “Ne diyorsunuz?” denilse, ellerine sağlık, Allah razı olsun, çünkü her kararı veren Allah’tır. Teşekkür ediyoruz, sağolsun, var olsunlar. Fakat mahkememizin savcısı dedi ki, mahkemenin genel durumunu bir değerlendirdi. “Bu arkadaşlar, bu kişiler,” toplam mesela on kişilik bir ekip, tek bir tane dosya var. Deliller hepsinin aynı, hepsi birbirinin aynı, tamamının aynı. Benimle ilgili iddianın delilleri de aynı, başka kişilerinin de aynı. Arkadaşlarımızın bir kısmını, beş kişi kadar kişiyi, “bunlar” dedi mahkeme, “hiçbir suç işlememişlerdir. Dosyada baktığımızda aleyhlerinde bir delil yok.” Haklarında iddia da bulunan kişiler, haklarında şikayette bulunan kişiler de şikayetlerini geri almışlar. Kendi gönülleriyle, samimi olarak geri almışlar. “O yüzden bu da geçersizdir” dedi. Onların verdiği ifadeler de geçersizdir. “Ayrıca poliste alınan ifadelerde de kanuni olmadığı için, yani yanlarında avukat olmadığı için ve işkence ile alındığı için bu yönden de geçersizdir” dedi mahkeme ve “bu çocuklara biz beraat veriyoruz” dedi, arkadaşlarıma. “Şimdi sıra sana geldi” dediler. Aynı ama, aynı ekipteyiz. Bu dosyadaki deliller, biraz evvel “geçersizdir, burada delil yok” derken, “siz de geçerli burada” dedi mahkeme. Aynı konuda, aynı delil, aynı konumda olmanıza rağmen, “geçerli” dedi. Peki, efendim, şahitlerin konumu nedir, dedik. “Şahitlerin konumu da geçerlidir” dedi. Şöyle geçerli; “çünkü siz şahitleri tehdit ettiniz, şantaj yaptınız, adamlar da geldiler, ifadelerini geri aldılar” dedi. Efendim aynı arkadaşlara, şu an aynısına beraat verdiniz, geçersizdir bu ifadeler dediniz, dedik. Şantaj da yok, tehdit de yok, kendi gönülleriyle bunlar ifade vermişler diyorsunuz. Ama şu anda da şantajla diyorsunuz. Aynı ekibe, aynı kişilere daha değişik söylüyorsunuz, dedik. Mahkemenin takdiri. Tamam, Allah razı olsun, teşekkür ediyoruz. O bir. “Daha öncekilere beraat verdiğiniz için” dedi savcı, “bu kişilere de beraat vermelisiniz, aynı konumdalar” dedi, “arada fark yok. Her yönden birbirleriyle aynılar” dedi. “Ayrıca siz kendiniz söylediniz, polis ifadeleri geçersizdir diye. Burada polis ifadelerini geçerli kılıyorsunuz” dedi mahkemeye. “Polis ifadesi geçersizse bunlara da geçersiz olması lazım. Aynı durumdalar” dedi. “Burada nasıl geçerli olur?” dedi. “Dolayısıyla hepsine beraat vermeniz gerekir” dedi savcı. “Yok” dedi mahkeme, “ben ceza veriyorum, bir yıl da ilave ettiriyorum” dedi. Allah razı olsun, teşekkür ederiz dedik. Sonra Yargıtay’a gitti. Yargıtay bozdu da bozdu. Şu nedenden, şu nedenden, şu nedenden, şu nedenden, saydırdı böyle Yargıtay. Birçok nedenden bozdu, geri gönderdi. Bu mahkumiyetimizden önce de senin baban sağolsun var olsun, bir toplantı yapmıştı, karar açıklanmadan önce. Kimler vardı toplantıda?
OKTAR BABUNA: Cemil Çiçek vardı, Ali Coşkun vardı Hocam.
ADNAN OKTAR: Adalet Bakanı’ydı. Bunlar birbirlerini tanıyorlar. Ali Coşkun ve Cemil Çiçek. O zaman Adalet Bakanı’ydı. Baban ne diye rica etti Cemil Çiçek’ten, Adalet Bakanı iken?
OKTAR BABUNA: Mahkemede size mahkumiyet çıkmasını Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR: İstirham etti. Aracı olmasını, mahkemeye telkinde bulunmasını, evet. Biz tabii “Cemil Çiçek gitti mahkemeye telkinde bulundu, telefon açtı, baskı yaptı” falan demiyoruz, fakat bu olay oldu. Böyle bir olay oldu, yani baban görüştü. O hakimi de oraya atayan yine Cemil Çiçek’tir. Çünkü bizim kendi hakimimiz vardı, devam ediyordu, birden bire değişti ve o hakim geldi, aniden. Ama normal, yani Adalet Bakanı olduğu için tabiki atayacak, kim atayacak başka?
OKTAR BABUNA:Sizin mahkemenizdeki eski hakim beraat çıkması yönünde mütalaa vermişti Hocam, bir suç olmadığına dair.
ADNAN OKTAR: Evet, bir evvelki hakim “bu dosyada hiçbir şey yok” dedi. Verdiği mütalaada, sonradan aldığımız mütalaada “hiçbir şey yok” dedi. Hakikaten beraata gidiyordu zaten. Ama sonra da kendisi de mütalaa verdi. “Dosya bomboş, bunun hakkı beraat” dedi. Yani mütalaası öyle, kendi kanaati öyle. Sağolsun var olsun, çok efendi, iyi bir insandır Mahkeme Başkanı Salih Öztürk Beyefendi. O, “ben öyle düşünmüyorum” dedi, bastı cezayı. Ellerine sağlık, teşekkür ediyoruz ama Yargıtay da bozdu. Böyle uzun, geniş bir serüven oldu olaylar...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler