Adnan Oktar`ın 16 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Başka, Emre Aköz’ün Fethullah Gülen Hocaefendi ile ilgili bir yazısı var Hocam.
ADNAN OKTAR:Ne diyor?
ALTUĞ BERKER:O da şöyle demiş, okuyorum. Sabah Gazetesi’nde Emre Aköz; “Fethullah Gülen'in ABD'den dönmesine gerek var mı?” şeklinde bir yazı yazmış ve “Fethullah Gülen’in gelmesine gerek yok” demiş. “Zaten burada olmadığı süre boyunca hareket daha da büyüdü” diye yazmış. “Cemaatin devinimi açısından, Gülen'in şimdi-burada olması şart değildi. ABD'den de takipçilerine yol gösterebilirdi. Nasıl mı? Cevap basitti: Dijital medya çağına girmiştik. Cep telefonları, uydu yayınları, telekonferans sistemleriyle Hocaefendi aslında öğrencilerinin yanı başında sayılırdı. Sonuçta manevi liderinin burada olmadığı 11 yıl içinde, "küreselci" Gülen Cemaati daha da büyüdü” demiş Hocam.
ADNAN OKTAR:Türkiye’yi tabii yaşanabilir, Hocaefendinin rahatça kalabilir olduğu bir Türkiye haline getirmek çok önemli. Demek ki Fethullah Hoca’nın kalamayacağı gibi bir Türkiye var anlamı çıkıyor, bu çok vahim. Bu da yine Mehdiyet’in bir çözüm olduğunu gösteriyor. Yani her halükarda böyle masum, temiz bir insan Türkiye’ye dönemiyorsa ve Türkiye’yi güvenli göremiyorsa kendisi açısından, çok büyük bir eksiklik var demektir. Yani bu sırf hükümetle veyahut başka faaliyetlerle çözülecek bir şey değil. Yani toplumun bütününde birçok çalışma yapılması gerekiyor. Bu da yine Mehdiyet’e işaret eden bir durum. Mehdiyet’in çözüm olduğunu gösteren bir durum. Çünkü bizim gördüğümüz hükümet elinden geleni yapıyor. Ama buna rağmen bir çözülme olmuyor. Yani bakın Fethullah Hoca gibi bir alim, değerli bir insan, masum; adam öldürmemiş, banka soymamış, gasp yapmamış hiçbir şey yapmamış, hiçbir suçu olmadığı halde kendi vatanına dönemiyorsa, çok büyük olay var demektir. İşte neden Hz. Mehdi (a.s.) çıkması gerektiğinin de alameti budur. Alametlerinden biri de budur.
ALTUĞ BERKER:Bu konuya paralel olarak Zaman Gazetesi’nde, Hüseyin Gülerce de Hocaefendiyle ilgili şu şekilde yazış Hocam. Hüseyin Gülerce Hocamız; “‘Cemaat’ neden gündemde tutuluyor?” başlıklı bir yazı yazmış ve yazısında; iddia edilen Ergenekon davasının, sulandırılıp, unutturulmaya çalışıldığını, bunun için de cemaatin üzerine gidildiğini yazmış. Şunları söylemiş; “Vazifelerini yapan insanları ama emniyette, ama yargıda; falancalar, filancalar diye hedef gösterip, adaletin tecellisini önlemeye kalkanlar, asla iyi niyetli olamazlar. Artık çok açık ki, Ergenekon sürecini sulandırıp, bulandırıp unutturmaya çalışanlar, devlet kurumları içerisinde direnirken, bir yandan da demokratikleşmede kararlı duran herkesi "Fethullahçı" diye yaftalayıp saf dışı bırakmanın peşindeler. Bu hesaplı, planlı psikolojik bir saldırıdır. "Cemaat"i gündeme getirmek, hedef saptırmak içindir” demiş Hocam.
ADNAN OKTAR:Hüseyin Gülerce?
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Hocamız hikmetli ve güzel konuşmuş, doğru konuşmuş. Yani her namaz kılanı Fethullah Hocacı göstermek, her Allah’tan bahsedeni Fethullah Hocacı göstermek yeni moda ve çok eksik bir mantık, eksik düşünce şekli, hatalı bir bakış açısı. Fakat bunun modası geçti, geçenlerdeki açıklamalarımızdan sonra o konudaki tırmanış durdu. Yani biz dedik; “Fethullah Hocamızın talebeleri sizin zannettiğiniz gibi, her yerde yaygın değiller. O zaman bize göstersinler, herhangi bir yerde; Emniyette, devlette, her hangi bir yerde Fethullah Hoca’nın talebesini göstersinler” dedik. Yok. Adamlar, hepsi normal hepsi devlet memuru, kendi halinde insanlar. Ama kimi mütedeyyin, kimi tabii Saadet Partisi’ni destekliyor, kimi MHP’yi destekliyor, kimi Büyük Birlik Partisi’ni destekliyor, kimi Ak Partili. Normal, tabii ki vatandaş illaki bir partiyi destekleyecek. Ama genellikle bizim milletimiz muhafazakar olduğu için, mesela oruç tutuyor, “Fethullah Hocacı;” Allah’tan bahsediyor, “Fethullah Hocacı;” muhafazakar bir gazete alıyor, “Fethullah Hocacı,” olay buradan kaynaklanıyordu. Bunun böyle olmadığını anlattıktan sonra birçok yazar benim görüşlerimi tekrar etti. Benim açıklamamdan bir gün sonra onlar da tekrar ettiler. Böylece bu doğru olmayan bilgi akışı durmuş oldu. Evet.
...
ADNAN OKTAR:.. Bakın yani bir mutluluk tablosu çiziliyor ama benim için ölçü Fethullah Gülen Hocamızın göğsünü gere gere Türkiye’ye gelip; Bebek’te, başka semtlerde göğsünü gere gere gezmesidir, tek başına. Tek başına. Oturup orada kahve, çay içmesidir. Bunu yapamıyorsa Mehdiyet buram buram ihtiyaçtır. Bunun başka açıklaması yoktur. Bu ne demek? Mazlum ve tertemiz bir insan kendi vatanına gelemiyorsa, ama hiçbir suçu yok. Ve gelememesi de son derece makul karşılanıyorsa, Türkiye rahat değil demek ki. Ne zamandan beri değil? Uzun yıllardan beri rahat değil. Yani bu sırf Ak Parti Hükümeti’nin yapacağı bir şey değil ki. Hükümet ne yapsın? Hepsini yapıyor. Yani kendine göre elinden geleni yapıyor. Ama bu toplu eğitimle, bazı noktaların daha detaylı düzenlenmesiyle olur. Yani korku toplumu olmaktan tamamen çıkılması gerekiyor. Kısmen bu var demek ki...
...
ADNAN OKTAR: ... Mesela biz diyoruz ki; “Türkiye’de Fethullah Hoca gelip, göğsünü gere gere Bebek’te gezemiyorsa” diyoruz, ölçü olarak, “Türkiye bizim istediğimiz bir Türkiye değildir.” Kardeşim, Bebek’te mesela bir komünist de göğsünü gere gere gezsin. Başka yerde de gezsin yani. Biz sırf Fethullah Hoca için hürriyet olsun demiyoruz. Bir mason da, mason kıyafetini de isterse giysin, göğsünü gere gere gezsin adam. Onlar da korkuyor. O da korkuyor, bu da korkuyor, olmaz böyle şey. Herkese hürriyet olsun. Yani kıyafetinden dolayı da kimse kınanmasın, inşaAllah. Kimse kimseye de baskı yapmasın. Bizim istediklerimiz bunlar, inşaAllah...
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler