Adnan Oktar`ın 16 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ALTUĞ BERKER:Hürriyet’te, Özdemir İnce, bugün; “Alınmaca gücenmece yok!” diye bir yazı yazmış. AKP politikaları yine, Ali Bardakoğlu’nu yine eleştiren bir yazı yazmış. Şöyle diyor; “AKP’nin, cemaat ve tarikatların amacı bütün devlet görevlilerini imam yapmak; valileri imam, kaymakamları vaiz, belediye başkanlarını müezzin yapmak. İkinci ve daha önemli amaçları: TSK kadrolarının rütbelerinin önüne imam sıfatını eklemek: ‘İmam-yüzbaşı’! Ne güzel oluyor. Tarihte böyle zihin tutulmaları (bönleşmeler) olmuştur. Almanya tarihine bir bakın, nice parlak zekalı yaratıcılar Nazileri desteklemiştir. Büyük filozof Heidegger’in Nazileri desteklemiş olduğuna inanmak mümkün mü? İtalya’da faşist Mussolini diktasını destekleyen aydınlar, düşünürler, sanatçı ve yazarlara ne demeli?Bizimkilerin yaptığı da bu, ben adını koyuyorum. Darılmaca, gücenmece yok!” demiş Hocam.
ADNAN OKTAR:İnce ince Özdemir İnce diyorsun. Kardeşim, şimdi, ta benim çocukluk yıllarımda böyle solun dindarlara karşı klasik bir üslubu vardı. Bunu tiyatrolarında kullanırlardı, karikatürlerinde kullanırlardı. Ama çok ilkel, çok yüzeysel, yani hepsi için demeyeyim de, genel olarak çok basit, sıradan mücadele metodları geliştirmişlerdi. Mesela bir Müslüman yaparlar, işte; çalı gibi sakalı var, gözleri pörtlemiş böyle dışarıya doğru çıkmış, cahil; elinde bir odun, odunun ucunda bir çivi çakılı, dişleri falan dışarıya çıkmış. Bu çok ilkel, kötü yöntemler, çok çok berbat yöntemler. İşte bir parodi yaparlar, orada halkı kandıran Hocalar olur, filmlerde falan böyle, yerli filmlerde falan da vardır, böyle cahil Hocalar halkı kandırır. Güya halkı bilinçlendiriyorlar. Bizim halkımız bir kere son derece uyanık ve zeki bir millet, son derece akıllı millet, kimin ne olduğunu bilir. Avanak adam mutlaka bir yerde birinin eline düşer yani, avanağın nasibi çoktur, onun. Bir yerde Allah onun gözünü açar. Yani illaki Müslümanlar değil ki; Hıristiyan da kandırabilir onu, Musevi de kandırabilir, dinsiz de kandırır, üçkağıtçı da kandırır, satanist de kandırır, komünist de kandırır, terörist de kandırır, hepsi kandırır. Yani saf, aklı zayıf olan adamı. Bu klasik, yani Müslümanlara, eleştirirken kullandıkları üslup, çok kötü ve ilkeldir. Ta 71’lerden beri böyle kullanırlar. Şimdi Özdemir Dedem de o devrin etkisi altında, çok sıradan üslubu. Bir kere, bizim milletimiz zaten dindar. Bir de dindar olmak zaten kolay değildir, yani dinsiz insan yetiştirmek çok kolaydır, dindar çok güç bir şeydir, dindarın oluşması. Çünkü eğitim vereceksin, irade kullanacak. Nefsinin hoşuna giden her şeyden adam kaçınıyor, birçok şeyden kendini kontrol altında tutuyor, birçok şeye özen gösteriyor. Ama dinsiz olmak son derece kolaydır. Yani kendini bomboş bırakacaksın, hiçbir şey düşünmedin mi, canı ne istiyorsa yapıyor adam, aklına ne gelirse onu söylüyor. Buna benzer yani, son derece ferah oluyor, rahat oluyor. Laik sistemde de zaten, böyle bir yapıya karşı da bir karşı yapılanma yoktur yani, ki zaten karışılmaz. Dinde de karışılmaz, adam ne yapıyorsa yapar. O bizi ilgilendirmez, başkasına zarar vermedikten sonra. Ama bir kere Özdemir Hoca’nın anlaması gereken bir şey var; artık Türkiye’de çok şuurlu, yaman, sırf beyinden oluşmuş Müslümanlar var. Yani Özdemir İnce’yi yetmiş kere böyle sulu dereye götürür, yetmiş bin kere geri getirir. Havalarda uçurur böyle. Öyle saf, cahil Müslüman devri, o bitti. Onu bir kere bıraksın. Onun hitap ettiği kişiler onlar yani, ben anlıyorum onu. Diyanet’tekileri tenzih ederim de. Eskiden böyle şeylere tabii ordu içinde de kişiler çok tahrik olurlardı, bu üsluplardan. Böyle galeyan meydana gelirdi, halkta da galeyan meydana gelirdi. Eskiden Hürriyet bir başlık atardı, hakikaten çok heyecan meydana gelirdi. Ama internet çağında, gerçeklerin ortaya çıktığı bir dönemde, halk bir bakıyor internetten olayın doğruluğuna, doğruysa doğru, zaten ona göre hemen tedbirini alıyor. Değilse, bitti. Çünkü müthiş zincir ağı kurmuş durumda insanlar; her şeyi, her şekilde öğrenebiliyorlar. Dolayısıyla böyle bu klasik anlatımlarla, solun o hantal üslubuyla, hantal mücadele metotlarıyla, hantal iftira metotlarıyla -ama bir kısım sol, hepsini demiyorum- dine karşı mücadele devri bitti. Bunu yapamazlar artık; bu garibanlığı, bu zavallılığı bıraksınlar. Ama mesela bazı solcular vardır, delikanlıdır, hakikaten böyle kişilikli, şahsiyetlidir. Bu Altanlar mesela; Ahmet Altan, Mehmet Altan, onun benzeri böyle çok kaliteli solcu gençler var, bunlar hep dürüst, efendi çocuklar. Hakikaten sosyal adaletten, dürüstlükten yana ama dine inanamıyorlar, ne şekilde oluyorsa, Allah’ın hikmeti, Allah hidayet vermemiş. Ama potansiyel Müslüman bu insanlar, yani her an Müslüman da olabilirler. Şefkatli davranmak gerekiyor; saygılı, şefkatli davranmak gerekiyor. Yani gelecekte olacak olaylar açısından, Özdemir Dede’ye şunu söyleyeyim; bütün Türkiye çok dindardır, daha da dindar olacak. Atatürk ne diyor? “Daha da dindar olmalıdır bizim milletimiz” diyor.
ALTUĞ BERKE: Evet Hocam.
ADNAN OKTAR: Bu Atatürk’ün de vasiyeti. Allah’ın emri, Atatürk’ün de vasiyetidir. Bunlar olacaktır. Yobaz, gıcık bir mahluk mudur? Tabii ki çok gıcık mahluktur yobaz, yani o ayrı. Ama Özdemir İnce ile yobazı karşı karşıya getirirsek, yobaz Özdemir İnce’yi yerle bir eder. Çünkü Özdemir İnce’nin metoduyla yobaz eğitilmez. Yobazı haklı çıkarır Özdemir İnce. Yobaza Kuran’la, sünnetle mücadele verebilirsin. Asr-ı Saadet Müslümanlığıyla. Yani yobazın hakkından Mehdiyet gelir, açıkça söyleyeyim. Yobaz çok dişli bir mahluktur. Dini kullanır ve çok sinsidir, münafık tıynetlidir yobaz. Yani aslında alenen münafıktır, net münafıktır yani ve dini çok sinsice ve çok ince detaylarıyla kullanır ve çok akılsızdır. Fakat insanlar onları samimi zannedeceği için, bir kısım insanlar onları destekler; iyi niyetle, bilmeden desteklerler. Ona karşı tek çözümün de Mehdiyet olduğunu hadislerden de, Kuran’dan da anlıyoruz, inşaAllah. Yani bunların yeni yeni farkına varıyor bir kısım aydınlar ama biz hızlı farkına varmalarını sağlayacağız, inşaAllah.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler