Adnan Oktar`ın 16 Ekim 2010 tarihli Kocaeli Tv ve Aba Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Kardeşim, bakın açıkca söyledim, bir daha söylüyorum; bir insana “falanca kişi Mehdi (a.s.)’dir” derseniz dinden çıkarsınız. Yapmayın, etmeyin. Bak Evrenesoğlu Hocamız da, bu mazlum insanı, bunu da perişan ediyorlar. Adamcağız dedim, ona da bozuldular. Ne diyeyim? Acıyorum adama, nasıl diyeyim yani? “Hocam niye öyle söyledin?” diyorlar. Belki bin kişi yazdı. Kardeşim, şimdi nasıl söylemeyeyim? Bak, ne diyor? Yani bu insanı ne hale getiriyorlar. “Bana kitap indirildi” diyor İskender Evrenesoğlu. “Cibril’-i Emin’in aziz ruhu tarafından doğrudan doğruya kalbimize indirildi” diyor. İskender El-Ekber Risalet Nurları adlı kitap. Kitaptaki Anlaşmazlık Suresi inen surelerden bir tanesiymiş ona. Kardeşim, küfre gidiyor. Ben, Allah rızası için kurtarmaya çalışıyorum, ne diyeyim? “Niye öyle söyledin” diyorlar. Bırakayım da adam Cehenneme mi gitsin? “Onlara aralarındaki anlaşmazlıkları halletmelerini söyle” diyormuş Cenab-ı Allah ona, İskender Evrenesoğlu’na, vahiy gelmiş. Kitap, yani Kuran gibi bir kitap gelmiş ona. “Hepsiyle ayrı ayrı toplantı tertip et. Sonra Süleyman Demirel, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş ve Turan Feyzioğlu kullarımızla toplan.” “Bütün siyasileri topla” demiş Allah ona, Anlaşmazlık Suresi, sayfa 1’de, Allah emretmiş ona. Bugün öğleden sonra ikinci bir vahiy daha gelmiş, Mehdi suresi, sayfa 13; “Bugün öğleden sonra Sanayi Bakanlığına git. Soner’in sağ tarafında sana yardımcı kıldıklarımızdan birini göreceksin. Ona bu satırları göster, sana biat edecek.” (Mehdi Suresi, s. 13). Şimdi ben bu adamcağıza ne diyeyim yani? Günah adama, yazık. Yetmiş küsur yaşına gelmiş adamcağız, Allah vermesin, yarın bir gün vefat eder, şey yapar, Cehenneme gider. Ben de Allah rızası için kurtarmaya çalışıyorum. “Niye dedin” diyor adam, ne diyeyim peki? İskender Evrenesoğlu Beyefendi diyeyim, tamam, madem öyle içleri rahatlayacaksa. Acıdığım için söylüyorum, acıma ifadesi o. Mesela, “Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) arkamda namaz kılıyor benim” diyor. Kardeşim, bu durumda bir insana acınmaz mı? Diğerleri gibİ, ben; “bu adamı mahvedin, ezin” demiyorum ki. Kurtarma peşindeyim, acıyorum. İyi niyetle, iyi olsun istiyorum.
Bak diyor ki yine, haşa; “Biz istediğimiz zaman senin ruhunun dalga uzunluğunu, elektron devir sayısını ve ağırlığını değiştirebiliriz. Her gece, her insan bu hadiseyi yaşar.” Mesela bu da vahiymiş. “Bana vahiy geliyor” diyor. Şimdi, hayır, “bana ne” de diyebilirim ama yazık yani. Hükmen bir kereliğine mahsus açık uyarıyorum, bir kereliğine mahsus. Çünkü söylemesem Ahirette sorumluluğu olabilir. Çok da üzerine düşecek değilim bu konunun. Böyle çok vakalar var, çok fazla insan var. Binlerce böyle, yüzlerce Mehdilik iddia eden zavallı var. Ne diyeyim? Zavallı, gariban adam var yani. Bir tane, iki tane, on tane değil ki. Genel olarak ben birisini örnek veriyorum.
“Sual:” soruluyor; “Size gelen zaman suresinde Allah size ne olduğunu söylemiş?” diye soruyor spiker. “Cevap: "Allah zaman suresinde bizim huzur namazının imamı olduğumu söylüyor ve” yani ona emir gelmiş, “şu anda Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de, Hz. İsa (a.s.) da arkamda namaz kılmaktadır” diyor. Peygamberimiz (s.a.v.) de ona tabi olmuş, namaz kılıyor. Peki, ben ne diyeyim böyle bir şeye? Bir Müslüman acımaz mı? Kurtarmaya çalışmaz mı? Ama oturup yüz kere anlatmam, bir kere anlatacağım, bırakacağım ondan sonra.
Evet bir ara verelim.
SUNUCU 1:Kısa bir aradan sonra sizlerle birlikteyiz tekrar.
Tekrar birlikteyiz.
ADNAN OKTAR:“Muhterem Hocam yayınlarınızı ilgiyle takip ediyorum. Said Nursi ve Fethullah Gülen Hoca’yı çok güzel öve öve göklere çıkartıyorsunuz.” “Göklere çıkartıyorsunuz” derken ne demek istiyor? Makul anlatıyorum, ne göklere çıkartacağım, niye abartıyorsun. Bu kimdir? Nadir. Nadir abartmışsın. Makul neyse tam karşılığını anlatıyorum. “Çünkü Fethullah Hoca hem alim; Amerika, İsrail, Avrupa kendisini tanıyor ve destekliyor, sağolsun. O da onlara bir şey söyletmiyor. Dünyanın her tarafında okulları var. Konuşurken gözyaşlarını tutamıyor. Bütün dünya insanlarını kardeş kabul ederek takva yaşıyor. Eski komünistler bile evinden çıkmıyor. Onun dediği gibi yazıp çiziyor. Neden Fethullah Gülen Hocamız zamanın Mehdi (a.s.)’si olmasın?” İnşaAllah olur. Yani bir sorun yok. Öyle bir problem çıkmaz. Kardeşim, alenen iddia etmedikten sonra insan temenni eder, inşaAllah velidir, inşaAllah Cennete gider.
Ama Hoca efendi çıkıyor, etrafındakiler ona desinler, Hocayı yakacaklar, Allah vermesin yani. Yardımcı olsunlar ona. “Adamcağız” dedim, şey yapıyorlar böyle. Acıyorum, acıdığım için söylüyorum. Ne diyeyim? Yani bak, yaşını başına almış, yarın bir gün vefat eder, Allah vermesin Cehenneme gider, hepsi de sorumlu olurlar. “Bana sure indi” ne demek kardeşim? Bana Allah’tan kitap geldi ne demek? Ve “bu sureye göre, bu hükümlere göre hareket edin” ne demek? Ayette diyor, kendilerine vahiy geldiğini iddia edenlerin küfür içinde olduğunu söylüyor Allah Kuran’da. “Bana yeni hüküm geldi” diyenlerin küfür içinde olduğunu söylüyor. Kuran ayeti var. Hoca ne diyor? Alenen “bana ayet geldi, hüküm geldi ve bu hükümle amel edin” diyor. “Sabah namazı benden sakıt oldu” ne demek? İşte “"şu siyasileri topla, bunları söyle" dedi Allah bana, hepsini toplayacağım.” Hayır, böyle bir olay da yok ayrıca, böyle bir şey yapacak hali de yok zaten. Ben de ona yardımcı olmak istiyorum. Ne olur yani? Deseniz ki, “inşaAllah Mehdi (a.s.) olsun” deyin, benim bir şey dediğim yok, bunu deyin. Biz de diyelim, inşaAllah Mehdi (a.s.) olsun ama “Mehdi (a.s.)’dir” diye kesin hüküm verip, “buna vahiy indi, kitap indi, Kuran gibi bir kitaba sahip” dersen adamı yakarsın, mahvedersin. Yazık günah değil mi adamcağıza? Ne diyeyim yani?
Fethullah Gülen de inşaAllah öyle olur, inşaAllah başka bir Hocaefendidir, inşaAllah Mahmut Hocam’dır, inşaAllah Şeyh Nazım Hocam’dır. Yani güzel bunlar, temenni güzeldir, temenni etmek. Yani Müslümanlar tabii ki birbirine temenni edecek, Cennete gitmesini isteyecektir, veli olmasını isteyecek. Ama iddia oldu mu adam çıkıyor; “ben alenen Mehdi (a.s.)’yim” diyor. “Hadi gözünüz aydın” diyor. “Ben Cennetteyim” demektir bu, haşa. Ne olacak o adam Cehenneme giderse, o zaman bu kişiler? Onu teşvik edenlerin durumu nasıl olacak? Hadi o cezbe ehli diyelim, o cezbe halindeyken söylediğini düşünelim. Belki oradan, Allah ona bir gerekçe olarak onu affedebilir. Çünkü manevi sarhoşluk içerisinde, manevi cezbe içerisinde bunu söylemiş olabilir. Ki oluyor bu yani, tasavvuf ehlinde, manevi sarhoşlukta kendini kaybediyor, yani böyle bu tarz sözler edebiliyorlar. Sonra döndüğünde vazgeçiyor, tevbe ediyor. Ama etrafında destekleyen çok fazla insan var, yazık günah, onlar da kendilerini mahvedecekler. Öyle diyeceğine, “kardeşim, biz Kuran’a tam temessük ettik, Kuran’a sarıldık, sünnete temessük ettik, Hocamız da inşaAllah Mehdi (a.s.)’dir” dersin, “Allah’ın izniyle umuyoruz, öyle olsun, inşaAllah” dersin, size kimse bir şey demez. “Bize vahiy indi, kitap indi, Allah’ın yeni hükümleri var, biz bunlara göre hareket ediyoruz” dediğinde ne olur bir insan? Kardeşim, “bir de niye bunu söylüyorsun?” diyor. Ben zaten Allah’ın emri olarak, zaten uyarmakla mükellefim. Yazık, günah. Çünkü yarın bir gün Allah bana sorsa, dese ki; “bu adamın bu halini gördün, etrafındakilerin de perişan halini gördün, niçin tek kelime söylemedin” derse Allah, ben ne diyeyim? Benim bir bahanem olmuş oluyor, bilmiyorum nasıl söylenir fakat açıklamam gerekiyor bunu, inşaAllah...
Bir Ayet Bir Açıklama
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Sakın Unutmayın
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler