Adnan Oktar`ın 16 Ekim 2010 tarihli Gaziantep Olay Tv ve Kahramanmaraş Aksu röportajından
ALTUĞ BERKER: ... Hüseyin Hilmi Işık Hoca Efendi Hazretleri’nin resmi ve bilgileri…
ADNAN OKTAR:Anlat bana Hüseyin Hilmi Işık Hocam’ı, evet.
ALTUĞ BERKER: İnşaAllah Hocam. Önce resmini göstereyim mübareğin, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:MaşaAllah. Allah rahmet etsin. Çok değerli, çok samimi, halis bir Ehl-i Sünnet alimidir, Hüseyin Hilmi Işık Hocamız. Bizim lise yıllarında, üniversite yıllarında Hocamın kitaplarını hiç elimizden bırakmadığımız bilinir.
ALTUĞ BERKER: Evet Hocam Tam İlmihal bize tavsiye ettiğiniz, okuttuğunuz kitaplardandır Hocam inşaAllah. Kendisi Hocam, son devir İslam alimi, evliya ve fen adamı bildiğiniz gibi inşaAllah. Müstear ismi Sıddık Gümüş. Bazı kitaplarında bu ismi kullanmış. 8 Mart 1911 tarihinde İstanbul Eyüp Sultan’da doğmuş. 1929 yılında Halıcıoğlu Askeri Lisesi’ni birincilikle bitirdikten sonra…
ADNAN OKTAR:Birincilikle. MaşaAllah.
ALTUĞ BERKER:MaşaAllah. 1932’de Eczacılık Fakültesi’nden yine birincilikle ve teymen rütbesiyle mezun olmuş. Gülhane Hastanesi’ndeki stajını birincilikle tamamladıktan sonra, Askerî Tıbbiyeye müfettiş tayin edilmiş. 1936'da İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesini bitirerek Türkiye’nin ilk kimya yüksek mühendisi olmuş, Hocam. “1929 yılında tanıştığı Süleymaniye Medresesi müderrislerinden Abdülhakîm Arvâsî'nin derslerine 14 sene devam etti. Hocasının vefatından sonra oğlu Kadıköy Müftüsü Ahmet Mekki Üçışık'tan ilim öğrenimine devam etti. 1953 yılında kendisinden ders okutma ve kitap yazma hususunda mutlak icâzetnâme aldı. Hüseyin Hilmi Işık, 1956 senesinde ‘Seâdet-i Ebediyye’ kitâbını neşretti.” MaşaAllah Hocam, 1956. “Seâdet-i Ebediyye kitâbını okuyanların teşvîki ile ikinci kısmını da hazırladı. Bu da, 1957'de bastırıldı. Çeşitli soruları cevâplandırmak için, mûteber kitâplardan tercüme ederek yaptığı açıklamalar ve ilâvelerle, üçüncü kısmını da 1960'da bastırdı. Bu üç kitâbı, 1963'de bir araya getirdi, "Tam ilmihâl" adını verdi. Devâmlı suâller sebebi ile, kitâbının her baskısına yeni ilâveler yaparak bin iki yüz kırk sekiz sayfalık eşsiz bir eser meydana getirdi. Hüseyin Hilmi Işık, 1966 senesinde İstanbul'da Işık Kitâbevi'ni, sonra da Hakîkat Kitâbevi'ni açtı. 1976 yılında, İhlâs Vakfı'nı kurdu. Hüseyin Hilmi Işık ‘rahmetullahi aleyh’ 26 Ekim 2001 'de vefât etti. Bir kızı, bir oğlu olup, oğlu Abdülhakim Bey babasından yedi ay önce Hakk'ın rahmetine kavuştu. Damadı İhlas Holding'in sahibi Enver Ören, torunu A. Mücahid Ören'dir. Bir torunu da Abdülhakim Bey'in oğlu Ferruh Işık Bey'dir. Hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlâk sahibi olmayı tavsiye etti. Fitne çıkarmaktan her zaman çok sakındı ve sevenlerine de bu hususta hep ikazda bulundu. Güler yüzlü olmayı, güzel ve temiz giyinmeyi tavsiye etti. Bu zamanda İslamiyet’e hizmetin bu şekilde yapılacağını söylerdi. ‘Ehl-i Sünnet o kimsedir ki, bir yerde bir saat kalsa, orada hayırlı bir iz bırakır’ derdi. Şahsî malı, serveti yoktu. Çok çalışkandı. Nesi varsa, kitaplara ve kitapların dünyaya yayılmasına harcadı. Dinimizin öngördüğü derecede cesûr idi. Kitaplarında doğruyu yazmaktan kaçınmaz, "Korkulacak yalnız Allah-ü Teâlâ’dır" der, ama fitne çıkmamasına da çok dikkat ederdi. Devletin kanunlarına uymada çok titiz davranırdı. ‘Müslüman dine uyar, günah işlemez; kanunlara uyar, suç işlemez’ derdi. Sık sık "vatan sevgisi imandandır" hadis-i şerîfini okurdu.” MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: Hüseyin Hilmi Hocam, çok aklı başında Müslümanlığı temsil eden, makul, olgun Müslümanlığı temsil eden çok değerli mürşitlerden bir tanesidir. Abdülhakîm ArvâsîHazretleri şeyhidir Hocamızın, rahmetli. Aynı zamanda Necip Fazıl Kısakürek’in de mürşidi ve şeyhidir Abdülhakîm Arvâsî Hazretleri. Efendim Hocamızı rahmetle yâd ediyoruz. Tam İlmihal de deryadır. Çok güzel orada kendine has, orijinal bir üslupla anlatır. Mesela, “yemek yir” diyor mesela. Acayip hoşuma gidiyordu, müthiş zevk alıyordum, onları okumaktan. ”Yimek” diyor mesela çok güzel ama orijinali o Allah-u alem. Çünkü gerçek Türkçesi o şekilde, onun için düzeltiyor. ‘Yimek’, ‘yemek’ değil orijinali; ‘yimek’ ama hoş. Ahmet Mekki Üçışık da, evet, Hocamızın şeyhidir maşaAllah. Zaten Hocamızın üslubundan, konuşmasından, tavırlarından olgunluğu, nezaketi, saygısı, sevgisi çok açık anlaşılır. Tabileri de çok değerli insanlardır, çok nezih insanlardır; çoğunu tanırım. Ben giderdim eskiden onların kitabevleri vardı, Beyaz Saray’da vardı, bir de Cağaloğlu’nda var hatırladığım kadarıyla. Sık sık giderdim oradan kitap alırdım, alır dağıtırdım, inşaAllah. Allah rahmet etsin Hocamıza. MaşaAllah...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...İlanlar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler