Adnan Oktar`ın 16 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Şimdi bak, Hocamızın üslubuna dikkat ettiğimizde ne dikkatimizi çekiyor? Bir; ne ayetten ne hadisten ne Bediüzzaman'dan kaynak vermiyor. Kaynak Hocamızın indi mütalaaları, şahsi mütalaası. Müthiş mantık açmazlarına giriyor, haberi bile yok. Diyor ki; "Peygamberimiz (s.a.v.)’in yapamadığı bir şeyi Mehdi (a.s.) yapacak gibi göstermişler" diyor. Mesela bu Müslümanları, tabii bir Müslüman duyduğunda töhmet altında kalır. Acayip irkilir yani "haşa" der. "Peygamber (s.a.v.)'in yapamadığını Mehdi (a.s.) yapsın" dedirtmeye çalışıyor. Arkasından diyor ki; "Peygamber (s.a.v.)’in yapamadığını bizim cemaatimiz" Nur cemaati de değil; Nur cemaati içinde küçük bir bölüm. Yani Hocamızın küçük bir cemaati var, ayrı bir cemaati var. "Bu cemaat yapıp bitirecek" diyor, "kısa sürede bitecek" diyor. Bakın Peygamberimiz (s.a.v.)’in yapamadığı, Mehdi (a.s.) ve cemaatinin yapamadığını Hocamız yapacakmış, Hocamızın cemaati yapacakmış kısa sürede. Madem Peygamberimiz (s.a.v.)’in yapamadığını yapacak başka bir güç yok, başka bir şey yok; konu bitmiş o zaman senin dediğine göre. “İslam ahlakı bir daha hakim olmayacak” demektir. Bu benzetme bir kere çok yanlış. Yani şeytanın etkisi olduğu burada görülüyor. Çünkü Peygamberimiz (s.a.v.); "benim" diyor, "torunum, benim evladım Mehdi (a.s.) çıkacak" diyor, "Muhammed Mehdi ve bu görevi yerine getirecek." Hangi görevle geliyor? Peygamberimiz (s.a.v.)’in kumandanı görevi ile geliyor. Dolayısıyla başarı, Peygamberimiz (s.a.v.)’in başarısıdır. Zaten yetmiş yıllık bir süre var. Eğer Nur talebesiyse Hocamız, inanıyorsa Said Nursi'nin izahlarına, Peygamberimiz (s.a.v.)’in hadislerine inanıyorsa yetmiş yıl var. Yetmiş yıl, bir insanın yaşayacağı kadar ömür yok mu yetmiş yıl? Senin dediğin şey de oradaki kardeşlerimize “biz şahs-ı manevi olarak, cemaat olarak bunu yapacağız" diyorsun. Tamam senin ömrün yetiyor, Mehdi (a.s.)'nin ömrünün yetmeyeceğini nereden çıkarttın? Çünkü bu yetmiş yılın en fazla otuz, kırk yılıdır hakimiyetin, yani her şeyin biteceği devir otuz, kırk yıllık bir devir, başka devir yok. Yani son yetmiş yıla kadar, ondan sonra hakimiyet yılları zaten. O yaşanan yıllardır son yıllar. Yetmiş yıldan sonra bozulma başlıyor zaten. Yani en fazla otuz, kırk yılın içerisinde hepsi bitiyor. Şu an, önümüzdeki otuz, kırk yıl içerisinde. Otuz, kırk sene yaşayacak kadar bir Mehdi (a.s.)'ye ömür veremiyor mu bu hazret. Onun cemaatindeki kardeşlerimiz yaşıyor da, onların ömrü yetiyor da Mehdi (a.s.)'nin ömrü niye yetmiyor? Eğer cemaat yapıyorsa Mehdi (a.s.) de o cemaatle beraber yaşamasının ne mahsuru var? Niye Mehdi (a.s.)'nin olması gerekmiyor. Niye başsız bir cemaatten bahsediyorsun? Halbuki, "Mehdi (a.s.) kumandan olacak" diyor, Bediüzzaman. Peygamberimiz (s.a.v.) de "kumandan olacak" diyor. "İslam ahlakı hakim olacak" diyorsun; İslam ahlakı hakim olduğunda, Müslümanların başında kim olacak lider? Mehdi (a.s.)'dir lider. Hz. İsa (a.s.)'dan bahsediyor. Bakın başları o kadar dertte ki yani nereden her yerden olay dağılmış vaziyette. Hz. İsa (a.s.)'dan bahsediyorsun; "onun da bir cemaati var" diyorsun. Hz. İsa (a.s.) yaşamasına niye müsaade etmiyorsun. Otuz, kırk sene Hz. İsa (a.s.) yaşasın müsaade et de. Senin “rahip” dediğin kişilerin yaşayacak otuz, kırk sene ama Hz. İsa (a.s.) otuz, kırk sene yaşamıyor. Nur talebesi olan bir kısım kardeşlerimiz yaşıyorlar, İslam ahlakını hakim edecek güçte oluyorlar, Mehdi (a.s.) gücü yetmiyor ama o talebelerin gücü yetiyor. Ve "Peygamberimiz (s.a.v.)'in yapamadığını onlar yapar" diyorsun. Diyorsun ki, haşa; “Mehdi (a.s.)'nin ne haddine?" diyorsun, "bunu yapmak." Ama diyorsun ki; "ne haddine dediğini biz yaparız" diyorsun, "biz yapacağız" diyorsun. Yaptığında da, bitirdiğinde de başa geçecek kişiyi bize söylemiyorsun ve kaynak da vermiyorsun, nereden kaynaklandığını da söylemiyorsun. Bak canım Hocam, bak muhterem Hocam ben senin elini öperim, yani biz senin ilminin yanında taleben sayılırız.
ALTUĞ BERKER: Estağfurullah.
ADNAN OKTAR: E öyle, doğru yani, inşaAllah. Bediüzzaman Said Nursi'nin bak has talebesini biz çıkardık burada konuşturduk. Açıkça söylüyor; “Mehdi (a.s.) geldi” diyor ve “‘Mehdi (a.s.)’yi göreceksin sen’ dedi” diyor. Yaşlı bir insan değil mi, Hocamız?
ALTUĞ BERKER:Seksen bir yaşında.
ADNAN OKTAR:Efendim? Seksen bir yaşında. Bak; “‘Mehdi (a.s.)’yi sen göreceksin’ dedi” diyor. Ve geçenlerde de bize özel konuşmasında “Mehdi (a.s.) geldi” dedi zaten. Yani “şu an geldi” dedi. Bediüzzaman’ın Mehdi (a.s.) olmadığını, Mehdi (a.s.)’nin sonradan geleceğini açık açık ifade etti. Bediüzzaman’ın kendi eserlerinden ama. Böyle kafadan söylemiyor. Hocam gibi ezberden, indî mütalaa olarak söylemiyor. Bediüzzaman’ın kaynağını söylüyorsun sen. Bediüzzaman’dan söylüyorsun, oradan anlatıyor. Bak Bediüzzaman talebelerini de hiç yerine koyuyor Hocalarımız. Bak, bu çok vahim. Bediüzzaman’ı hiç yerine koyuyor, hadisleri hiç yerine koyuyor bir anlamda. Yani “hiç yerine koyuyor” demeyeyim de, belki o ağır ifade de, yani delili olarak sunmuyor. Ayetten delil sunmuyor, Bediüzzaman’dan delil sunmuyor ve Bediüzzaman’ın talebelerinden de delil sunmuyor. E kardeşim, o zaman sen nesin. Yani kimsin sen de anlatıyorsun? Yani vasfını bize söyle o zaman. Bizim bilmediğimiz bir özelliğin mi var? Yani farkında olmadığımız bir özelliğin varsa onu da söylemen lazım. Hocamızın yeniden konuşmasını koyun. Eğer saygı duyuyorsa Hocamıza, değer veriyorsa Bediüzzaman’dan kaynak vererek anlatıyor Hocamız. Evet.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler