Adnan Oktar`ın 16 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
VIDEO:
Büyük İslam Alimi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin yaşayan talebe ve vekillerinden muhterem Seyyid Salih Özcan Hocamız’ın Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili beyanları:
ALTUĞ BERKER:Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin eserlerinden bir şey sormak istiyorum, müsaade ederseniz. Barla Lahikası Sayfa 162’de Üstad Hazretleri şöyle buyuruyor, diyor ki: “o ileride gelecek acip şahsın bir hizmetkarı ve ona yer hazır edecek bir dümdarı ve o büyük kumandanın pişdar bir neferi olduğumu zannediyorum” diyor. Üstad Hazretleri burada ne demek istemiştir?
SEYYİD SALİH ÖZCAN:“Pişdar” dediği, o “acip adam” dediği “Hz. Mehdi (a.s.)” demek istedi. Onun pişdarı da onun öncüsüdür yani, onu hazırlayan. Onu demek istedi yani Üstad Hazretleri.
ALTUĞ BERKER: MaşaAllah. Kastamonu Lahikası’nda şöyle diyor Üstad Hazretleri, sayın Hocam; “ta ahir zamanda, hayatin geniş dairesinde asil sahipleri, yani Hz. Mehdi (a.s.) ve şakirtleri Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sümbüllenir.” Burada ne demek istemiş Bediüzzaman Hazretleri, Hocam?
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Tabii, o zaman Hz. Mehdi’nin şakirtleri geldiği zaman, onlar çoğaldığı zaman çok çoğalacak yani. Ve onların yaptığı hizmetler de sümbüllenir. Sümbüllenince ne olur? Buğday çıkar. Buğday büyür çok, bir habbe bin habbe olur yani.
ALTUĞ BERKER:MaşaAllah. Kendisinden sonraki bir dönemde, ileride, “ta” demiş.
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Evet tabii, ilerde tabii.
ALTUĞ BERKER:Hatta şöyle demiş Üstad Hazretleri, Kastamonu Lahikası’nda sayfa 139’da; “hem bu üç vezaifi (vazifeleri)” yani Hz. Mehdi (a.s.)’nin üç vazifesinden, onlardan “birden bir şahısta yahut cemaatte bu zamanda bulunması” kendi yaşadığı dönemi kastederek, “bu zamanda bulunması ve mükemmel olması ve birbirini cerhetmemesi pek uzak, adeta kabil görülmüyor. Ahir zamanda, Al-i Beyt-i Nebevi'nin cemaat-i nuraniyesini temsil eden Hazret-i Mehdi'de ve cemaatindeki şahs-ı manevide ancak içtima edebilir.”
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Tabii. Hz. Mehdi (a.s.)biliyorsunuz Al-i Beyt’ten gelecek. Yani Ehl-i Beytten geldiği için onlar onun şeyini temsil edecekler onlar ve hareketi onlar gösterecekler yani. Hz. Mehdi (a.s.)hakikaten Ehl-i Beytten olduğu için çok büyük vazifeleri olacaktır onun.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah. Üstad Hazretleri; “bu zamanda” yani kendi yaşadığı zamanda “Hz. Mehdi (a.s.)’nin üç vazifesinin bir şahısta veya bir cemaatte bulunması mümkün değildir” diyor.
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Mümkün değil, doğru diyor.
ALTUĞ BERKER:Ancak Ahir zamanda.
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Ahir zamanda.
ALTUĞ BERKER:Şimdi yaşadığımız bu dönemde.
SEYYİD SALİH ÖZCAN: Bu zamanda inşaAllah birleşecek orada. Biz de göreceğiz inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah Hocam. Zaten Üstad Hazretleri size söylemiş; “göreceksiniz” diye.
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Evet söyledi. “Ben Mehdi (a.s.)’yi görmeyeceğim ama sen göreceksin” dedi bana.
ALTUĞ BERKER:MaşaAllah. Şöyle diyor Üstad, Emirdağ Lahikası’nda, sayfa 260; “gerçi her asırda hidayet edici bir nevi Mehdi ve müceddid geliyor ve gelmiş, fakat her biri üç vazifelerden birisini bir cihette yapması itibariyle, Ahir zamanın büyük Mehdisi (a.s.) ünvanını almamışlar.”
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Doğru. Şimdi daha evvel, herkes biliyor ki, gelen her asrın bir imamı var. Her asrın bir imamı var ama hiç birisi Mehdi (a.s.) değildir. Ama son zamanda gelecek olan Mehdi (a.s.), o zaman üç tanesi birden bire birleşiyor. Birleştiği için şeydir, işte Üstad Hazretleri de bana dedi ki o zaman; “Ben Mehdi (a.s.)’yi görmeyeceğim sen göreceksin.” O Mehdi (a.s.)’yi Cenab-ı Hak bize göstersin inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Amin, inşaAllah. O zaman son bir Üstad’dan bir pasaj daha okuyorum, müsaade ederseniz bunu da; “o zatın üçüncü vazifesi, hilâfet-i İslâmiyeyi ittihad-ı İslâm’a bina ederek, İsevî ruhanîleriyle ittifak edip din-i İslâm’a hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakârlarla tatbik edilebilir.”
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Doğru. Şimdi öyle bir zaman gelecek ki Hıristiyanlar artık Müslümanlara eski düşmanlığı olmayacak. Onlara yaklaşacaklar, şey edecekler. Bunun için Müslümanlarla bunlar bir nevi bir dostluk kuracaklar.
ALTUĞ BERKER:“İttihad-ı İslam’a bina ederek” diyor, demek ki İslam Birliği de oluşacak.
SEYYİD SALİH ÖZCAN:İslam Birliği de oluşacak. İslam Birliği’ni bekliyoruz yani. İslam Birliği şimdiye kadar yoktu ama İslam Birliği yavaş yavaş birleşmeye başladı şimdi. Bir milyar küsur, milyar oldu şimdi Müslümanlar ve bunlar yavaş yavaş birleşiyorlar. Eskisi gibi değil şimdi. Bak şimdi, bilmem hangi devlet bir şey istiyor bizden; bizimkiler “hayır” diyor, “böyle değildir” diyor, “biz, komşularımızla sıfır şeydir” diyor ve reddettiler bizimkiler onların sözünü.
ALTUĞ BERKER:İnşaAllah. Demek ki o İslam Birliği Üstad Hazretleri’nin döneminde oluşmadığına göre İsevî ruhanîleriyle ittifak olmadığına göre bu şu an Hz. Mehdi’nin yapacağı beklediği bir vazifedir.
SEYYİD SALİH ÖZCAN:Yapacağı bir şeydir. Evet, öyle dedi bana. “Ben görmeyeceğim sen göreceksin, bu İslam Birliği olacak. Hıristiyanlar da Müslümanlarla dost olacaklar” dedi.
ADNAN OKTAR:Şimdi eğer dürüstse Hocamız, bakın Kuran’ın işareti açık, hadislerin belirttiği alametler açık; tek tek ispat ettik. Ve Bediüzzaman’ın kitaplarında yazdığı konular çok açık ve en has, en seçkin bak, on iki talebesi vardır yani, o artık vekil tayin ettiği talebeleri. On iki talebesini vekil tayin etmiştir kendisinden sonra; biri Sungur Ağabey’dir, yaşayanlardan, biri de Seyyid Salih Özcan Hocamız’dır. Bak bizzat görgü şahidi söylüyor, yakınında olan kişi; “Mehdi (a.s.) gelecek” diyor ve “Mehdi (a.s.)’nin zamanındayız” diyor, “onun zamanında İslam ahlakı hakim olacak. Bediüzzaman Mehdi (a.s.)değildir” diyor, “üç görevi birden yapacak” diyor. Bunu söyleyen, Hüsrev Ağabey de aynı şeyi söylüyor, Zübeyir Ağabey de aynısını söylüyor. E peki bu güzel sesli, gevrek sesli ağabeyimiz de, o da bambaşka bir alemden bahsediyor. Biz hangisine inanacağız şimdi? Ağabeyimiz bunu anlatırken, değerli kardeşimiz, kaynak yok. Yani, “acaba” diyorum, “böyle batıl rahiplerin etkisinde mi kaldı Hocamız?” Çünkü kaynak vermediğine göre, hiçbir kaynak vermiyor. Kardeşim oku, “bak, burada bunu diyor” de. E demiyorsun. Böyle bir garip hal oluşmuş durumda. Kardeşlerimiz de bu kardeşimizin anlatmalarını makul görüyorlar. Internet sitelerinde, şurada burada falan onu savunuyorlar. Biz de gece gündüz doğrusunu anlatmaya devam edeceğiz. Ama biz anlattıkça, hakkı gördükçe bir kısmı utanıyorlar, “hakikaten” diyorlar “yanlışlık yaptık, hata yaptık, gereksiz tevillere girdik, böyle bir kaynak yok böyle bir şey yok, indi mütalaamız bunlar. Allah bizi affetsin. Doğrusuna doğru kalbimiz meylediyor, doğrusunu anlıyoruz” diyorlar...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...İttihad-ı İslam
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler