Adnan Oktar`ın 13 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...“Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi” bir kere Hz.Yusuf (a.s.) ile aynı evde kalıyor o kadın. “Ondan murad almak istedi” Hz. Yusuf (a.s.) açıkça söyleyeyim çok seksi. Yani erkek olarak kadınları çok tahrik eden, etkileyen bir erkek. Yani çok beğeniyorlar, kadınların hangisi görürse görsün hepsini etkiliyor. Ama aklından ve derinliğinden kaynaklanan bilinmeyen bir derin güce sahip, müthiş bir elektriği var. Bu tip ile, et ile kemikle alakalı olan bir şey değil. Et, löp löp et, adam böyle lombak gibi adam olur. Et koftur yani ondan bir şey çıkmaz. Aklın meydana getirdiği, Allah’ın meydana getirdiği olağanüstü bir etki vardır. O apayrı bir şeydir. Kuran ona dikkat çekiyor Cenab-ı Allah. “Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak” bir kere kadın yani çok yaman bir kadın böyle, detayları çok düşünen bir kadın. Bak kapıyı değil kapıları da yani bütün kapıları kapatıyor. Yani herhangi bir kişinin giriş ve çıkışını engellemek için, tasarlamış çünkü. "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi.” Hz.Yusuf (a.s.)’da orada köle olduğu için. O belirli bir çağa gelip, büyüyüp gelişince kadın ondan etkileniyor. Yani ilk önce çocuk olarak görüyor ama delikanlılık çağına gelip de böyle gösterişli hale gelince kişiliği iyice oturup derinliğini iyice geliştirince müthiş bir etkileyicilik kazanıyor. Kadın artık bu aşamada dayanamıyor. Yani daha önce dayanabilen kadın. Daha önce iradesini kullanan, artık bu anlamda dayanamıyor. "İsteklerim senin içindir, gelsene" dedi” diyor Cenab-ı Allah ayette böyle bildiriyor. “(Yusuf) Dedi ki: "Allah'a sığınırım. Çünkü o benim Efendimdir” yani imandan kaynaklanan bir güzelliği var. Kuran buna hemen dikkat çekiyor. Çünkü iman, iffetli bir erkek kadın için çok etkileyicidir. Ama fahişe bir erkek, yani herkesle yatıp kalkan, helale harama dikkat etmeyen, fahişe bir erkek de fuhuş yapan, gayrı meşruluktan kaçınmayan, harama helale dikkat etmeyen erkek kadına itici gelir. Yani böyle kitlevi gelir. Farkında olmadan bir iticilik bulur. Yani istese de olmaz. Yani o tiksintiden kurtulamaz onda. Yani nasıl fahişe kadından insan tiksiniyorsa, gücü yetmiyorsa mümin bir erkeğin. Yani tiksinir elinde olmaz, Allah’ın dilemesi ile. "Allah'a sığınırım. Çünkü o benim Efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez." “Allah bana her türlü nimet verdi” diyor. “O benim Efendimdir” derken evin, oradaki şahsa da hitap etmiş olabilir. Fakat Allah’a dediğini anlıyoruz biz. “Çünkü o benim Efendimdir, yerimi güzel tutmuştur.” Allah tutuyor çünkü burada o imkanı sağlayan Allah ona. “Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez. Andolsun kadın onu arzulamıştı” ama normal bir arzu değil bu, kadının gözü dönmüş artık. “Eğer Rabbinin (zinayı yasaklayan) kesin kanıt (burhan)ını görmeseydi- o da (Yusuf da) onu arzulamıştı.” Hz. Yusuf (a.s.)’da o kadına karşı arzu duyuyor, yani istekli. “Böylelikle Biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı.” Gayrı meşru cinsel ilişkiye girmiyor kadınla. Aynı evdeler, aynı ortamdalar, o devre kadar kadın muhtemelen defalarca ona sarkıntılık etmeye kalktı ama hepsinde kaçınmış. Ama bu sefer kadın kararlı, kapıları kilitliyor bu sefer. Yani cinsel ilişkiye girme konusunda azmettiği ve karar verdiği anlaşılıyor. “Kapıya doğru ikisi de koştular.” Hz. Yusuf (a.s.)’ın sevimliliğine, güzelliğine bak kaçıyor kadından. “Kadın gömleğini arkadan çekip yırttı” ama kadının azgınlığı çok acayip, şaşırtıcı. Tutunca, muhtemelen tırnakları falan da uzun anladığım kadarıyla, arkasından tutunca, gömleği kopartıyor arkasından. “Kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar.” Hz. Yusuf (a.s.) demek ki kapıyı açmış, kilidi açıp kaçmış, kadın da peşinden koşmuş. Kadın yakalamaya çalışınca gömlek yırtılmış. “Kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: "Ailene kötülük isteyenin, zindana atılmaktan veya acı bir azaptan başka cezası ne olabilir?" Görüyor musun ne kadar tehlikeli kadın? Şehvetten hem gözü dönmüş, iman gözüyle de bakmadığı için, gözü çok kara. Ve hani seviyordun sen? Allah için sevmediği için, saf şehvetle sevdiği için bir anda bak harcamayı göze alıyor. Bir anda siliyor. Hem de zindan, “Veya acı bir azaptan” bir de acı bir azap, yani kim bilir ne işkence yapılmasını istiyor ayrıca. Hani seviyordun sen? İşte Allah için sevmemenin sırf şehvet olarak sevmenin nasıl acı sonuçlar meydana getireceğini de Allah gösteriyor. Yani nasıl rahatça ayrılmalar olacağını, nasıl karşıdaki insanı harcayacağını, şehvet için yaklaşıldığında, Allah için sevilmediğinde nasıl çabuk biteceğini Allah gösteriyor. “(Yusuf) Dedi ki: "Onun kendisi benden murad almak istedi." Yani “Kadın” diyor “Öyle bir atakta bulundu. Ben yapmadım” diyor, “Öyle bir şey” diyor. “Kadının yakınlarından bir şahid şahitlik etti: "Eğer onun gömleği ön taraftan yırtılmışsa bu durumda kadın doğruyu söylemiştir, kendisi ise yalan söyleyenlerdendir. Yok eğer onun gömleği arkadan çekilip-yırtılmışsa, bu durumda kadın yalan söylemiştir ve kendisi doğruyu söyleyenlerdendir." Demek ki burada Hz. Mehdi (a.s.)’a da bir kadınlardan kaynaklanan veyahut bir kadının, bazı kadınların atacağı iftiralar olacak. Hz. Mehdi (a.s.) da delil ve bürhan getirerek kurtulacak. Bak, Hz. Yusuf (a.s.)’da delil getiriliyor, gömleğin yırtılma şeklinden delil getiriliyor ve böylece suçsuz olduğu anlaşılıyor. Hz. Mehdi (a.s.)’a da aynı iftiraların atılacağına dair Kuran’ın bir işareti var, tabii doğrusunu Allah bilir. Yani işaret olarak görüyoruz. “Onun gömleğinin arkadan çekilip-yırtıldığını gördüğü zaman (kocası): "Doğrusu, bu sizin düzeninizden (biri)dir. Gerçekten sizin düzeniniz büyüktür" dedi.” Ehl-i dünya olan, yani İslam’a, Kuran’a önem vermeyen kadınların düzenleri çok şiddetli oluyor. Bayağı tehlikelidir, yani çok yırtıcı ve insanların başlarını rahatça belaya sokan tiplerdir, yani bunu herkes bilir dünyada. Adam diyor ki; “Yusuf, sen bundan yüz çevir” bu kadından yüz çevir, bununla görüşme. “Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile.” Yine adam mümin, maşaAllah bak “Bağışlanma dile” diyor. “Doğrusu sen günahkarlardan oldun." “Günah işleyen sensin” diyor ama yine de bak kadını dövmüyor, sövmüyor, sokağa atmıyor, vurmaya kalkmıyor. Türkiye’de olsa bazı tipler ya alnından vuruyor kadıncağızı, ya bıçaklıyor 38 yerinden 120 yerinden bilmem ne. Bak delilik yapmıyor. “Doğrusu sen günahkarlardan oldun" çünkü onun işlediği günah Allah ile onun arasında ondan dolayı yani böyle feci şekilde bir cezalandırma olmaz, en fazla boşarsın. Ama saldırmak, asmak, kesmek falan bunlar olmaz. “Şehirde (birtakım) kadınlar: "Aziz (Vezir)'in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş.” Bak kadınların dedikoduculuğuna da dikkat çekmiş Cenab-ı Allah. Erkeklerde de vardır da kadınlarda da vardır. Boş insanlarda olur bu. "Aziz (Vezir)'in karısı kendi uşağının nefsinden murad almak istiyormuş. Öyle ki sevgi onun bağrına sinmiş.” Sevgi değil, şiddetli bir şehvet kadını sarmış, sevgi değil. Ama onlar öyle anlıyorlar. Çünkü sevgide bir insan sevdiğini harcar mı? Kıyabilir mi? “Doğrusu onu açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz." dedi.”...
Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Ahir Zaman Alametleri Gazete Kupürleri
Devamı ...Resullerimiz Diyor Ki
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler