Adnan Oktar`ın 13 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...“(Kadın) Onların düzenlerini işitince” yani bu dedikodularını işitince, “Onlara (bir davetçi) yolladı, oturup dayanacakları yerler hazırladı” koltuk hazırlıyor böyle herhalde salon gibi bir yerde. “Her birinin eline (önlerindeki meyveleri soymaları için) keskin bıçak verdi.” Meyve soymaları için ve meyve ikramı yapıyor. “Gelin sohbet edeceğiz” diyor. Hz. Yusuf (a.s.)'a da diyor ki; "Çık, onlara (görün)" dedi” yani yanlarına gel diyor kadınların yanına çağırıyor kadın topluluğunun içerisine. “Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler” yani eli ayağa titriyor böyle, Hz. Yusuf (a.s.)’ın etkileme gücünden dolayı. Kuran ona dikkat çekiyor. “Görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler, (şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve: "Allah'ı tenzih ederiz; bu bir beşer değildir” bu bir insan değil diyorlar. “Bu, ancak üstün bir melektir" dediler.” Yani “Olağanüstü etkileyici, başka türlü bunu açıklayamayız” diyorlar. Çünkü elinin ayağının titremesi, elinin ayağını kontrol edememesi, vücudunu kontrol edememelerine şaşıyorlar. “Kadın dedi ki: "Beni kendisiyle kınadığınız erkek delikanlı işte budur.” “Dedikodu yapıyordunuz, işte budur” diyor. “Andolsun onun nefsinden ben murad istedim” bu doğru ben ona yanaşmak istedim. “O ise (kendini) korudu. Ve andolsun, eğer o kendisine emrettiğimi yapmayacak olursa” yani kendisiyle cinsel ilişkiye girmezse, “Mutlaka zindana atılacak ve elbette küçük düşürülenlerden olacak" yani “Hapse attıracağım onu ve küçük düşüreceğim” diyor. Bak, hem zindana atılmak hem de küçük düşürmek, demek ki, Hz. Mehdi (a.s.)’da hem zindana atılacak, hem küçük düşürülmeye çalışılacak yani kamuoyunda, basında aleyhinde haberler çıkacak. Hz. Mehdi (a.s.)’dan da kadınların hoşlanacağını anlıyoruz yani ona işaret var, inşaAllah. “(Yusuf) Dedi ki: "Rabbim, zindan, bunların beni kendisine çağırdıkları şeyden bana daha sevimlidir.” Demek ki, o da kararlı olacak yani gayrı meşru cinsel ilişkiye girmeyecek, girmemiş. “Kurdukları düzeni benden uzaklaştırmazsan, onlara (korkarım) eğilim gösterir, (böylece) cahillerden olurum." “Benden bu sistemi uzaklaştır” diyor. “Allah esirgesin eğilim gösterip cahillerden olmaktan korkuyorum” diyor. Yani “gayrimeşru cinsel ilişkiden beni koru” diyor Allah’a sığınıyor. “Böylece Rabbi, duasını kabul etti ve onların hileli düzenlerini kendisinden uzaklaştırdı.” 2031 yapıyor tarihi. 2010’dayız, 2031 İslam’ın en şaşalı yılları inşaAllah. “Çünkü O, işitendir, bilendir. Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) ağır bastı.” Bak, “Lehinde, hukuki, açık delilleri görmelerine rağmen” diyor. Suçsuz olmasına dair delillerin net olmasına rağmen “Onu belirli bir vakte kadar hapse atmak görüşü ağır bastı”. O zamanın devletinin içindeki derin devlet buna karar veriyor. Yani meşru bir devlet bunu yapmaz zaten, derin devletin aldığı karar. Anlıyoruz ki, Hz. Mehdi (a.s.)’da bütün açık aleni delillere rağmen, temizliğine dair, suçsuzluğuna dair deliller olmasına rağmen belirli bir vakte kadar hapse atılmasına derin devlet karar verecek. Ve bir komplo hazırlayacaklar, bir oyun oynayacaklar, meşru mahkemeler kanalıyla onu hapse attıracaklar. Çünkü hadislerde hapse gireceği yazıyor Hz. Mehdi (a.s.)’ın. Yusuf Suresi’nde de zaten Peygamberimiz (s.a.v.), “Hz. Mehdi (a.s.) Hz. Yusuf (a.s.)’a benzer” diyor, Hz. Mehdi (a.s.). Yusuf kıssasında Hz. Mehdi (a.s.)’ın anlatıldığını görüyoruz, inşaAllah bir yönüyle, işari anlamıyla.
Ben tutuklandığımda 86’da şu ayeti mahkemede delil olarak okumuştum. Yusuf Suresi 38, "Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum” İbrahim’e, İshak’a ve Yakub, Millet-i İbrahime diye geçiyor, Millet-i İbrahime. “Ben İbrahim milletindenim” dedim mahkemede, yani “İslam milletindenim, İbrahim milletindenim, Türk kavmindenim” dedim. “Dedin mi?” dedi. “Dedim” dedim. “Tamam” dedi, “Sanığın tutuklanmasına” dedi hakim. 19 ay ondan sonra hapiste kaldık. Mahkemede delil olarak, ben “Efendim” dedim, “Sayın hakimim” dedim. “Din olarak Kuran’da millet kelimesi geçiyor” dedim millet. “Ben de İbrahim milletindenim” dedim. “İslam milletindenim. Kuran’da da bunun açıklaması var” dedim. Ondan sonra, “Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum” bu ayeti okudum. “Yani burada benim suçsuz olduğum açık” dedim. “Ama takdir sizin” dedim mahkemeye. Doğru söylüyorsun gibi bir üslup tabii söylemediler, bir şey demediler. Sadece tahliye talebinin reddine, işte sanığın tutukluluğunun devamına, mevcut delil durumuna göre. Delil de buydu zaten. Yani “İbrahim milletindenim” demem. Millet-i İbrahim, bak şu an söylüyoruz ama tutuklanmıyoruz. Ama o zaman tutuklanmıştık.
“İşte böylece Biz yeryüzünde” 56. ayet. Yusuf Suresi 56, “İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik. Öyle ki, orada (Mısır'da) dilediği yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız” 2017 tarihini veriyor ebcedi, bir tane tarih veriyor 2017. Kardeşim bu kadar tesadüf olur mu? Bak dünya hakimiyeti, iktidardan bahsediyor 2017. Tam net tarihini veriyor, maşaAllah. “İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik” 2017. Yusuf Suresi’nde Allah çok fazla hikmet olduğunu çok derinlikler olduğunu açıklıyor. Biz de tabii o gözle bakacağız, inşaAllah. Bak diyor ki 111. ayet, “Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır.” Bu ayetin ebcedide 2015 surenin son ayeti, 111. ayet. Bak, “Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır.” Yani “Temiz aklını kullanan insan için ibretler, derinlikler ve işaretler vardır” diyor bu ayet. “Dümdüz bir hikaye değildir” diyor. “Aklını kullananlar için bilmediğiniz sırlar, aklınıza gelmeyen derinlikler vardır. Ama düşünürseniz Allah bunu size verir” diyor ayette, inşaAllah. “İbretler vardır. (Bu Kur'an) düzüp uydurulacak bir söz değildir” yani “Bu hikaye değil” diyor Cenab-ı Allah. “Uydurma da değildir. Ancak kendinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin 'çeşitli biçimlerde açıklaması'” ama her şeyin. “Çeşitli biçimlerde açıklaması ve iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve rahmettir” Mehdi’dir diyor Kuran. Bak, “İman edecek bir topluluk için bir hidayet” hidayete vesile olan Hz. Mehdi (a.s.)’dır ve rahmettir, 111. ayet. Onun için Yusuf kıssasında, Kuran’da ifade ediyor bak, “Andolsun, onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için ibretler vardır.” Sırlar, derinlikler vardır. İnsanların örnek alacağı birçok şeyler vardır. Hadisle ve Kuran’ı Kuran’la tefsir edecek şekilde baktığımızda müthiş derinliklerle karşılaşıyoruz. Ki bak bu daha ilk yüzeysel, ilk birinci bakışımız bu. Mesela ikinci üçüncü aşamalarında çok çok daha derinlikler var. Çok daha kapsamlı izahlar var. Ebcedleri de öyle, rakamların verdiği imalar ve işaretler de öyle. Ama biz tabii Kuran’ın muhkem olan hükümlerine göre hareket ederiz. Mesela Allah “Namaz kılın” der namaz kılarız. “Oruç tutun” der oruç tutarız. Muhkem hükümle biz sorumluyuz...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zaman Alametleri Gazete Kupürleri
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler