Adnan Oktar`ın 13 Ekim 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... “Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz."Bakın dinde temel olan bir konu yani Mehdiyet’in temel konularından birine Kuran dikkat çekmiş oluyor. Bak “Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz." Yani dinde tahfif esastır. Dini zorlaştırmak münafıkların silahıdır. Münafıklar dini içinden çıkılmayacak hale getirirler. Böylece kendi içinde boğmaya çalışırlar dini. Yani dini koruyoruz gibi göstererek, değil mi? Mesela bir insan, ne bileyim bir kediyi seviyorum diye hayvanın ağzını, burnunu kapatıp boğabilir isterse. Sevme görüntüsünde, değil mi? Veyahut bir kuşu çok seviyorum diye hayvanı öldürebilir, sevme görüntüsü adı altında. Münafıklar da dini, sevme görüntüsü vererek dini kendi içinde boğarlar. Yani boğmak isterler, çok fazla yeni hükümler çıkararak, Kuran’ın hükümlerini yorumlarla genişleterek, münafıklar yoruma çok yatkındırlar. Mesela herhangi bir ayet. Mesela “Kim zulmederse Biz onu azaplandıracağız,” diyor Cenab-ı Allah burada ayette. O zaman der ki adam, “Zulüm nedir?” “Sen mesela” diyor “bugün doğru konuşmadın, yalan söyledin. Ben seni azaplandıracağım.” diyor. “Ne yapacaksın?” “Döveceğim seni.” diyor. “Allah diyor.” diyor. ““Kim zulmederse Biz onu azaplandıracağız,” buradaki ayette.” diyor. “Yalan söylemek zulüm olduğuna göre, ben de şimdi seni azaplandıracağım.” diyor. Adam mesela ağır şekilde yaralıyor. Mesela bu bir münafık yorumudur. Yani münafıklar bu mantığı geliştirirler. Kardeşlerimiz sormuşlar, nasıl yapıyorlar bunu diye. Bu tarzda yaparlar. Yani hiç ummadığın şekilde Kuran’dan kendine göre bir mana çıkartır ve Kuran’ı böyle genişleterek hayatı boğacak hale getirir. Adam da Kuran’dan konuştuğunu söylediği için insanlar da, Allah’a inanan safi kalpli insanlar da onlara karşı bir şey diyemiyorlar ve onun çizgisine doğru giderler. Yani yobazların yaptığı da budur yani yobazlar, münafıklara hizmet ederler. Mesela sonunda da yıkar İslam’ı yani yaşanamayacak hale getirir ve yıkar. Bak “Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz." Cenab-ı Allah ne diyor, şeytandan Allah’a sığınırım; “Hz. İbrahim’in dini gibi kolaydır.” İslam dini “Allah sizin için zorluk dilemez, kolaylık diler.” Onun için Mehdi (a.s.)’nin işinde ağırlıklı olarak tahfif var yani dini en kolay şekilde insanlara göstermek. Hadislerde bunu görüyoruz. O yüzden adamlar –münafıklar ve yobazlar- karşı çıkacaklar ve diyecekler ki; “Bu adam bizim dinimizi öldürdü.” Yani dini kolaylaştırmasından dolayı dini öldürdüğünü, söylüyorlar Mehdi (a.s.)’nin. “Ya bunları nerden çıkarttın?” diyor adam, değil mi? “Bu dinin bir hükmü, bak ben sana açıkça söyleyeyim ayette var.” diyor. Buna çok örnek verebilirim mesela. “Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz." Demek ki Mehdiyet’in bir yönü bu.
89. ayette. “Sonra (yine) bir yol tuttu.” Mesela 89 bir dönem. 1989’a bakıyor aynı zamanda. Bir kilit dönem olduğu anlaşılıyor.
“Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı”bu da şifre olduğu belli. Çünkü güneşin doğması batması, zaten doğar batar güneş. Güneşin battığı yer diye bir şey zaten yoktur. Doğduğu yer diye de zaten bir şey yoktur. Yani burada Kuran’ın alanen bir şifre verdiği, bir şeyler anlattığı, kapalı bir sır anlattığı çok sarih belli. “Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.” 90’da İslam’da bir gelişme başladı. Yani 1990’larda ciddi bir gelişme başladı. Bir anlamda ona bakıyor olarak görüyorum Allah-u alem. “onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.” Şimdi iki anlamı var ama bir anlamı da Ahir zamanda insanlar, bu yıllarda bu çok yoğunlaştı, mesela plajların yoğunlaşması bu yüzyıla has bir özelliktir. Daha önce böyle bir şey yoktu biliyorsunuz. Bütün dünyada plaj salgını yayıldı. Bak ne diyor; “onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.” Yani belirli bir yüzyıla da bakmış oluyor, yani güneşle çok muhatap olan insanların yoğunlaştığı bir devir inşaAllah.
“İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup-biten her şeyi) Biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.”Mehdi (a.s)’de özü kapsayan bilgi var yani, bak özü kapsayan bilgi de öyledir, detaya girmeme vardır. Çünkü öz ayrıdır, genişletme ayrıdır. Mehdi (a.s.) demek ki, her şeyin özünü hedefleyecek, özüne dönecek yani kelimenin özünü seçecek, konuların özünü seçecek, özün ve hikmetin üzerinde duran bir tavrı olacak inşaAllah. Çünkü Zu’lkarneyn doğrudan Mehdiyet’e baktığı için, hadislere göre doğrudan Mehdiyet’e bakan bir konu. Başka türlü zaten yorumlamamız mevzubahis olmaz inşaAllah. Yani ağırlıklı o yönde tabii birçok anlmda bakarız ama ağırlıklı o yönde...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler