Adnan Oktar`ın 12 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Bak Bediüzzaman burada diyor ki, Sikke-i Tasdiki Gaybi, s. 9’da; “O zatın üçüncü vazifesi” diyor. Hocam ne diyor? “Yapamaz” diyor. Bak, “birinci vazifeyi yapacak ikinci vazifeyi de yapacak, üçüncü vazifeyi de yapacak” diyor. Şahs-ı manevi yapacak dese Bediüzzaman, dili var ve Türkçe konuşmayı çok iyi biliyor. Der ki, “şahs-ı manevi yapacak” der. Ne zoru? Kimden korkuyor?. Mehdi (a.s.) çıkar şahs-ı manevisi bunları yapar, ama “o zat yapacak” diyor. Türkçeyi iyi bilen bir insan. Bediüzzaman’ı yalancı çıkartmak çok ayıptır. Hem Nur talebesiyim diyeceksin, hem Bediüzzaman’ı yalancı çıkarmaya çalışacaksın, bu yakışık almaz. Ama biz tabii yine o Hocamızı tenzih ediyoruz, çünkü hakikaten mazlum o. O oradan buradan duyduğuyla kendince bir şeyler söylüyor o yönde. Yani bu konuda yanlış olan konularını söylüyorum. “O zatın üçüncü vazifesi İslam halifeliğini, İslam Birliği’ne bina ederek” bak o zat yaşıyor, ruhu demiyor, ölüsü demiyor, şahs-ı manevisi demiyor, o zatın kendisi diyor, o zat, Mehdi (a.s.). “üçüncü vazifesi İslam halifeliğini, İslam Birliği’ne (İttihad-ı İslam Birliğine) bina ederek (dayandırarak) dindar Hıristiyanlarla ittifak edip” Evanjelik, Ortodoks, La ilahe illallah diyen dindar Hıristiyanlarla ittifak edip “İslam dinide hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakarlarla uygulanabilir” diyor, Bediüzzaman. Yani milyonlarca fedakarlar olacaktır diyor. “Birinci vazife, o iki vazifeden üç dört derece daha ziyade kıymetlidir” diyor. Yani kırk yıllık Mehdi (a.s.)’nin iman hakikatleriyle ilgili yaptığı çalışma “çok önemlidir” diyor, Bediüzzaman. En hayati bölüm o. O yüzden, “birinci vazife, o iki vazifeden üç dört derece daha ziyade kıymetlidir. Fakat oikinci, üçüncü vazifeler pek parlak ve çok geniş bir dairede ve şa'şaalı bir tarzda olduğundan herkesin ve halkın gözünde daha ehemmiyetli görünüyor”. Cübbeli’nin gözünde de öyle görünüyor. Cübbeli de onun için diyor; “çıkar çıkmaz ben tanırım” diyor. Sen nereden tanıyacaksın? Tebliğ yapacak Mehdi (a.s.) nasıl anlayacaksın? Kırk yıl faaliyeti var, nereden anlayacaksın? İşte o has Nurcular ve bir kısmı evliya olan o kardeşlerimizin açıklamaya muhtaç fikirlerini ortaya atmak, ehl-i dünyayı ve siyasetçileri telâşe verir ve vermiş”. Bak, “o has Nurcular ve bir kısmı evliya olan o kardeşlerimizin açıklamaya muhtaç fikirlerini” onlar da hata yapıyorlar, “hata yapıyorlar” diyor Bediüzzaman, “açıklamaya muhtaç fikirlerini ortaya atmak (yanlış olan fikirlerini ortaya atmak) ehl-i dünyayı ve siyasetçileri telaşe verir ve vermiş; hücumlarına vesile olur. Çünkü, birinci vazifenin hakikatini ve kıymetini göremiyorlar; öteki yönlerine atılırlar” diyor. Yani “birinci vazife çok önemlidir” diyor, ilk yapılacak vazife. Bediüzzaman da; “Mehdi (a.s.)’nin o birinci vazifesini ben de yapıyorum. Daha önceki alimler de, daha önceki mücedditler de yaptı” diyor. Yani ben yapmıyorum demiyor Bediüzzaman, “zaten ben yapıyorum, pişdar bir neferiyim, öncü bir askeriyim, ona zemin hazırlıyorum. Çiçekler baharda gelir, biz kışta geldik” diyor Bediüzzaman. Ben iman hakikatleri anlatmıyorum, ben Mehdiyet görevi yapmıyorum, demiyor ki. “Ben Mehdiyet görevini yapıyorum” diyor. Öncü askeriyim ne demek? Pişdar bir neferi ne demek? “Ona yol açıyorum, zemin hazırlıyorum” diyor. Faaliyet yapıyordu. Ne ile yapıyordu? “İman hakikatlerini anlatarak hazırlıyorum” diyor. “Ama bu harekete, Mehdiyet hareketi demeniz yanlış olur” diyor, çünkü o zaman “yanlış karar vermenizin sebebi şudur. Mehdi (a.s.) üç vazifeyi de birden yapacaktır. Hem diyanet, hem siyaset, hem saltanat aleminde, ben bir yönde yapıyorum” diyor. “İmam Rabbani de bir yönde yaptı, Abdülkadir Geylani de bir yönde yaptı, diğer mücedditler de bir yönde yaptılar ve bir cihette yaptık. Bir cihette, bir yönde bir cihette” diyor. “Gelecek olan Mehdi (a.s.) üç yönde de yapacak, yani siyaset, saltanat ve diyanet yönünde de yapacak ve tam mükemmel yapacak (Mükemmel olarak yerine getirecek) O yüzden adı büyük Mehdi (a.s.)’dir” diyor. Bediüzzaman; küçük Mehdiler yoktur, gelmeyecektir, demiyor ki. Mehdi (a.s.) değildir diyemeyiz biz Bediüzzaman’a, o yönüyle Mehdi’dir. Ama küçük Mehdi’lerdendir...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Dünyada Dine Dönüş Videoları