Adnan Oktar`ın 24 Ekim 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Yalnız şimdi tabii benim de bazı şeyler var dikkatimi çeken. Bazı cemaatlerde, Fethullah Hoca’nın cemaatinde de var, bazı cemaatlerde de var, ama herkes değil, nadir olan kişiler. Bizim kitaplar iman hakikatleri yönünden hakikaten çok mükemmel eserler, bayağı güzel eserler, etkileyici ve bir tarafa da insanları çekmez, yani iman hakikati. Şimdi arının hayatını okuyan adam, Adnancı mı olması gerekiyor. Her şeyci olur eğer olmak istiyorsa. Arının hayatı bu, arının hayatıyla benim ne alakam var? Yani, arının hayatını okuyan. Adnancı’yı kasten söylüyorum, Adnancı diye bir şey yok, öyle kıl bir üslup kullandıkları için söylüyorum. Şucu bucu, bilmem kimci diye bir şeylere ayırıyorlar. Halbuki beni seven arkadaşlarım olabilir. Niye cisi, cusu olsun. Adam, arının hayatını bir insanın öğrenmesini istemiyor. Aman o kitabı okuma, diyor. Orada ne var? Senin şeyhine, mürşidine bir hakaret var mı? Düşüncene bir söz söyleniyor mu? Şu gruba, şuraya dahil olun deniliyor mu? Yahut mesela, termitler anlatılıyor, ne mahsuru var bunun? Peki bizim kitabı okutturmuyorsun, hergele diyeyim, kendin yaz. Al benden alıntı, yaz, çocuk öğrensin, o da kabul. Çünkü maksat imanı güçlendirmek değil mi bunun? Ben de yapmayacağım diyor, bu ahlaksızlık o zaman. Adamı dinsiz ediyorsun. Darwinizmin, materyalizmin geçersizliğini bu çocuk nereden öğrenecek? Ya sen kitap yaz oradan okusun, ya bırak bizim kitapları okusun, öğrensin adam. Benimle ne alakası var? Benim kitaplarımı okuyan milyonlarca insan var. 30-40 milyon insan şu an benim kitaplarımı okuyor, muntazam takip ediyorlar dünyada. Hiçbirini tanımam, bilmem. Hepsinin tarikatları var, cemaatleri var, herkes kendi cemaatlerine mensup ama, kitaplarımı okuyor adam. Benim kitabımı okuyor demek, benim emrime mi girmesini gerektiriyor insanın. Kardeşim Darwinizmi eleştiriyoruz mesela biz, diyoruz ki; “proteinler tesadüfen meydana gelemez.” Bunla ilgili detaya girmeden. Ha, sen bu yazıyı okuduğuna göre, Adnan Hocacı olman gerekiyor. Şimdi, bu mantık mı çıkar buradan? Bu ne dangalak harekettir? Yok illa okuma diyor bak hasetlikten. Aman işte, onlara gidersin, diyor. Kardeşim ne alaka? Kime giderse gitsin. Müslüman olduktan sonra, değil mi, İslam’ı, Kuran’ı savunduktan sonra ne fark eder. Mahmut Hocama da gitsin, Esat Hocama da gitsin, rahmetli onun devamı olan kişilere. Ne fark eder kaliteli bir Müslüman olduktan sonra? Ama bırak iman hakikatlerini öğrensin adam. Karıncaların hayatını da öğrensin, sivrisinekleri de öğrensin, diğer hayvanların özelliklerini, kainatta ki Allah’ın yarattığı harika canlıları, hepsini öğrensin. Proteinlerin tesadüfen meydana gelemeyeceğini, fosilleri; mesela 350 milyon fosil var yaradılışı ispat eden, bunları öğrensin. Yok arkadaş okutturmayacağım, diyor. Niye? Kitabı sen yazdın. Bak adamlara diyorum, kardeşim alıntı yapın, siz yazın kitabı. Ben vereyim baskısını, senin adına çıksın, yeter ki okusun çocuklar. Onu da yapmam diyor. Yine sen gelirsin çocukların aklına diyor, çağrışım yaparsın. Çağrışım yaparsın sonra sana tabi olurlar diyor. Şimdi açıkça bunun suratına tükürmek lazım, böyle tiplerin. Kardeşim sonunda dinsiz oluyor çocuklar, çok büyük bir sorun bu. Bana ne, denir mi? Sırf grup taassubundan, böyle bir engelleme ahlaksızlıktır. Ben mesela, bizim çocuklara herkesi tavsiye ediyorum, İmam-ı Rabbani’yi de, Said Nursi’nin eserlerini de, Fethullah Hoca’nın eserlerini de, ne bileyim Mahmut Hoca’mızın çıkarttığı kitapları. Mesela Mehmet Talu Hoca’mızın bak ben burda tanıttım, gayet güzel, mükemmel eser. Şimdi, Mehmet Talu Hoca’mızın fıkıhla ilgili bir kitabını okuyan bir adam, Mahmut Hoca’cı mı oluyor hemen şimdi? O ayrı bir konudur. Yani canın isterse, gönlün isterse, seversin Hocayı, gidersin şeyhine. Hocacı derken, anlasınlar diye, öyle bir şey yok cı, cu’ su olmaz da, anlamıyorlar bir kısım kişiler, onun için söylüyorum. Dolayısıyla imani konularda hasetlik olmaz. Yani bunun grupla, cemaatle, toplulukla falan alakası yok. Mesela Ali Bulaç’ın Kuran meali, tavsiye ediyorum, o Saadet Partisi’ ne karşı, diyorlar. Bize ne kardeşim Saadet Partisi’ne karşı olmasından? Ben mesela Hocamı seviyorum, Kitab’ını okurum. Şimdi ben, Ali Bulaç’ın kitabını okuyunca, onun partisini mi destekleyeceğim? Onun görüşlerinde mi olacağım? Kuran meali ayrıdır, görüşüm ayrıdır kardeşim, ne alakası var? Yani her cemaatten, her topluluktan, dünyanın her yerinde Ali Bulaç’ın kitabını okuyor insanlar ve hiç kimse de, kendi topluluğunu bırakmaz. Dolayısıyla, kitap yönünde baskı yapılması, çok akılsızca bir hareket. Yani şu kitabı okumayın, onların etkisinde kalırsın. Böyle bir şeyin bir mantığı yok...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler