Adnan Oktar`ın 19 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Hicr Suresi, 89- 92; “Şüphe yok” diyor Peygamberimiz (s.a.v.),“ben apaçık bir uyarıcıyım.” Vahiy ile bildiriyor Allah, öyle söyletiyor Allah, onun dili ile. “Parça ayırıcılarına indirdiğimiz gibi ki onlar Kuran’ı parça-parça kıldılar.” Kuran’ı. Parça ayırıcılar ne yapıyor? Yepyeni inanç modelleri meydana getiriyor. Kuran tek iken, Asr-ı Saadet modeli tek iken, yepyeni din anlayışları meydana getiriyor. İlavelerle, eklerle, paramparça yapıyor dini. “Ki onlar Kuran’ı parça-parça kıldılar” diyor. “Rabbine andolsun, onların tümüne (bunu) soracağız.” Yani, “bunu nereden çıkarttınız? diye soracağım” diyor Allah. “"Kuran’da nerede bu senin anlattığın hüküm? Nerede bu haramlar? Bu karmakarışık yapı nerede? Bana göster" diyeceğim” diyor Allah.
Nahl Suresi, 62; “Onlar, Allah’a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler.” Mesela Allah’ın böyle ancak bir aracı kanalıyla affedebileceğini, yani Allah’ın affedici olmadığını düşünüyorlar. Son derece haşa gaddar olduğunu düşünüyorlar, acayip bir kafadalar. Hatta, Allah’ın haşa cimri olduğunu. Birçok böyle abuk subuk inançları var. Bak, “Allah’a, hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler.” Bir de karmakarışık inançları, çok zor inançları, çok zor ibadetleri Allah’ın teklif ettiğini iddia ediyorlar. Mesela öyle bir namaz tarif ediyor ki, o namazın kılınması mümkün değil. Öyle bir abdest tarif ediyor ki, öyle abdestin alınması mümkün değil. Yani normal bir insan yapamaz. Bak, “hoşlarına gitmeyen şeyleri uygun görürler, dilleri de yalan olarak en güzel olanın ‘kendilerinin olduğunu’ düzmektedir.” Yani diyor ki; “biz tam doğru yoldayız” diyor. Müslümanlar, Kuran’a uyanlar? “Siz de sapık yoldasınız” diyor. Bak, “dilleri de yalan olarak en güzel olanın ‘kendilerinin olduğunu’ düzmektedir.” “Nereden çıkarttın?” diyorsun. “Bak, biz hurafelerle öyle bir din meydana getirdik ki, çok zengin” diyor. “Ama sen çok sade anlatıyorsun” diyor. “Çok kolay olanı anlatıyorsun. Öyle din olur mu? Sen nefsine uyuyorsun” diyor. “Nasıl olması gerekir?” diyorsun. “Böyle hurafelerle acayip bir hale getireceksin. İçinden çıkılamayacak hale gelecek, o zaman ben ona din derim” diyor. Yahudilerde de aynısı oldu, perişan oldu Yahudiler. Hıristiyanlar yaptı, onlar da perişan oldular. Bak, Cenab-ı Allah diyor ki; “Hiç şüphesiz ateş onlar içindir ve hiç şüphesiz onlar, (cehennemde) öncülerdir.” “Cehennemin içinde öncü olacaklar” diyor Allah. (Nahl Suresi, 62)
Zümer Suresi, 32; “Allah’a karşı yalan söyleyenden,” Allah’a karşı yalan ne oluyor? Kuran’da yok. “Nereden çıkarttın?” diyorsun. “Hurafeden çıkarttım” diyor. Hurafeyi Allah onların başlarına geçirecek, inşaAllah. Bak, “Allah’'a karşı yalan söyleyenden ve kendisine geldiğinde doğruyu (Kuran’ı) yalanlayandan daha zalim kimdir?” “Allah’ın hükmü açık” diyorsun. “Olur mu? Burada benim efendi hazretleri de böyle söylüyor” diyor. Olmaz, efendiye göre değil, Kuran’a göre hareket edeceksin. “Kafirler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?” diyor Allah, “hepsinin yerlerini hazır ettim” diyor, Cehennemde, (Zümer Suresi, 32)
“Kıyamet günü, Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.” Bu dünyada yüzü beyaz oluyor ama Ahirette kapkara oluyor yüzü, inşaAllah. “Büyüklenenler için cehennemde bir konaklama yeri mi yok?” Bak, “Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün.” Peygamberimiz (s.a.v.) bize Asr-ı Saadet döneminde Kuran’ı nasıl tefsir ettiyse, biz onunla mükellefiz. Onun dışındaki hurafeden, Müslümanlar perişan oldular. Hurafelerden.
“Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?” diyor Allah. “İşte bunlar Rablerine sunulacaklar.” Allah’a sunuluyorlar. “Ve şahitler Rablerine karşı yalan söyleyenler bunlardır” diyecekler. Müslümanlar şahit oluyorlar bu yobaz takımına, bu münafık takımına. “Ya Rabbi!” diyorlar, “Bunlar yalan söylüyorlardı. Kuran’ın yetersiz olduğunu söyleyip ilaveler yapıyorlardı” diyecekler. Bak, “Allah’a karşı yalan uydurup iftira düzenden daha zalim kimdir?” diyor Allah, inşaAllah. “Haberiniz olsun; Allah’ın laneti zalimlerin üzerinedir.” Allah bunları zalim olarak alıyor. “Bunlar Allah’ın yolundan engelleyenler,” yani İttihad-ı İslam’ı engeller, Türk-İslam Birliği’ni engeller, dinin yayılmasını engeller, insanların İslam’a girmesini engeller. Kendi kendini de batırır. Bak, “Allah’ın yolundan engelleyenler,” çünkü dini içinden çıkılmaz hale getirdin mi, engellemiş oluyor. “Ve onda çarpıklık arayanlardır.” Çarpıklık nedir? Daha önce de anlattık; böyle, böyle, böyle, karmakarışık labirentler. Bak, “dili eğip bükme” diyor. Eğip bükme nasıl olur? Hareketle olur. Bir öyle yorumlar, bir böyle yorumlar, bir öyle yorumlar, bir böyle yorumlar. Dümdüz yorum, açık anlamı varken, Kuran’ın sarih anlamı varken, bambaşka şekle sokuyor. Bak, “onda çarpıklık arayanlardır.” Mesela doğru bir şeyi eğdin mi ne olur? Çarpıtmış olursun. “Onlar, ahireti tanımayanlardır.” Münafıkların özelliği, Ahirete inanmaz. “Bunlar, yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakacak değildir.” Yani Allah’ı etkisiz hale getiremezler. Çünkü hepsini yaratan Allah...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler