Adnan Oktar`ın 25 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Bak Bediüzzaman diyor ki, Said Nursi Hazretleri; "İnsanda en mühim ve en esaslı bir his, korkma hissidir.” Demek ki it gibi korkuyorlar bir kısmı, güya Müslüman’ım diyor ama it gibi korkuyor. “Hileci zalimler (deccaliyet) bu korku damarından çok istifade etmektedirler. Onunla korkakları gemlendiriyorlar.” Yani ağzına ipi sarıp çektiğinde, hani eşeğin ağzına sararsın böyle ipi, çektiğinde o hızla giderken birdenbire durur. Ağzını gemlendiriyor. Bak Bediüzzaman eşeğe benzetiyor onları. “Ehli dünyanın casusları ve dalalettekilerin propagandacıları.” Bak, “ehli dünyanın casusları ve dalalettekilerin propagandacıları halkın ve bilhassa alimlerin bu damarından çok istifade ediyorlar, korkutuyorlar, kuşkularını tahrik ediyorlar.” Şimdi bana yine böyle üst düzeyden birisi, aynı kanaldan genellikle, birçok Hoca efendiyi de öyle korkuttular. Dediler ki; “Türkiye’den hemen kaç, çok büyük olaylar olacak, başın belaya girecek.” Birçok Hoca efendi de o yüzden kaçtı. Malum bir şahsiyet var, ünlü kabadayı böyle herkese dayılık yapan bir tip. Kendi kaçmadı da, bütün milleti kaçırıyor ne hikmetse. Onun tayfasından birisi bana da geldi. Dediler ki; “Hocam, sen bir an önce Türkiye’den kaç. Başın çok büyük belaya girecek. Sana 25-30 sene hapis cezası verecekler” dediler. Ben ne dedim? H, O, Ş, T harflerinden oluşan bir cümle kurdum. Bak yanlış anlaşılmasın. H harfi, O, Ş ve T. Arkasından da, ilgili dog İngilizcede karşılığı, cevap budur, yani olay budur. Benim gibi delikanlı adamı, beni korkutmaya çalışıyorlar. Kaç defa haber gönderdiler, kaç defa. Adamlar ortada. Aynı it-kopuk takımı birçok Hoca efendiye haber gönderdi. Onlar pır, kerkenez kuşu gibi kaçtılar. Korktu adamlar, biliniyor. Yani o gönderilen haber üzerine kaçtılar. Dediler ki; “sizi mahvedecekler haberiniz olsun. Darmakeşan olacak kaç” dediler, alayı kaçtı. Birçoğu yani zaruri gidenleri tenzih ediyorum. Onlar ayrı, onlar değerli insanlar, yani Fethullah Hoca ve bazı alimler, onlar ayrı. Ama bak Bediüzzaman ne diyor? "İnsanda en mühim ve esaslı bir his, korkma hissidir. Hileci zalimler, bu korku damarından çok istifade etmektedirler. Onunla korkakları gemlendiriyorlar.” Köylerde böyle eşeğin ağzını bağlarlar ona gem der. Çektiğinde eşek istediğin yere gider. “Gemlendiriyorlar. Ehli dünyanın bak casusları” ifade çok manidar casus, yani siyasi gücü olan özel kişiler. “Ve dalalettekilerin propagandacıları,” özel propagandacıları, “halkın ve bilhassa alimlerin bu damarından çok istifade ediyorlar” diyor. Etmişler mi? Etmişler, bak netice almış adamlar. “Korkutuyorlar, kuşkularını tahrik ediyorlar. Cenab-ı Hakk korku damarını hayatı korunması için vermiştir” diyor. Yani bir içgüdü olarak vermiştir. “Hayatı tahrip için değil” diyor. İslam’ı tahrip etmek için değil, kendilerini mahvetmek için değil. “Ve hayatı, ağır ve zor ve çok acı ve azab yapmak için vermemiştir. Korku, iki, üç, dört ihtimalden bir olsa, hatta beş, altı ihtimalden bir olsa, ihtiyatla bir korku, meşru olabilir. Fakat yirmi, otuz, kırk ihtimalden bir ihtimal ile korkmak; kuruntudur, hayatı azaba çevirir. İşte, ey kardeşlerim. Eğer ateistlerin dalkavukları sizi korkutmakla mukaddes, manevi mücadelenizden vazgeçirmek için size hücum etseler, onlara deyiniz: ‘Biz hizbü'l-Kur'an'ız.’” “Hizbullah’ız. Allah hizbiyiz deyin” diyor. “Kuran hizmetkarıyız deyin” diyor. Biz de onu diyoruz. Ama bak, bütün dünyadaki Müslümanların tamamı Hizbullah’tır, Allah hizbidir, inşaAllah. Şeytandan Allah’a sığınırım. Ayette Cenab-ı Allah Hicr Suresi, 15/9; “’Şüphesiz ki Kuran’ı Biz indirdik. Onu koruyanlar da elbette Biziz’ sırrı ile Kuran’ın kalesindeyiz” diyor, Bediüzzaman. “’Allah bize yeter, Allah bize yeter, o ne güzel vekildir.’ Al-i İmran Suresi, 3/173 ayeti, etrafımızda çevrilmiş muhkem bir surdur” diyor. “Allah bize yeter. O ne güzel vekildir.” Bu ayet diyor; “etrafımızda çevrilmiş bir muhkem surdur. Binler ihtimalden bir ihtimalle şu kısa, geçici hayatta küçük bir zarar gelmesi korkusundan.” Yani işte hapse girecek, çıkacak ve yahut bilmem ne olacak. Halbuki delikanlı adamın bir yatağı evinde. Bir yatağı damda. Gerekirse gider yatar. “Ahiret hayatımızda yüzde yüz, binler zarar verecek bir yola bizi kendi irademizle sevk edemezsiniz." Bak, “ahiret hayatımızda yüzde yüz, binler zarar verebilecek bir yola bizi kendi irademizle sevk edemezsiniz." Çünkü korkak, aciz, zavallı, ödlek konuma düşmüş oluyor, inşaAllah...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler