Adnan Oktar`ın 25 Ekim 2010 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR:... Bir de bu kız arkadaşlarla niye görüşüyorum? Bizim Türkiyemiz’in %70, 80`ni en az %70,80`ni genç kızlardan yani sizin gibi genç kızlardan oluşuyor. Dünyanın da, Avrupa`nın da, Amerika`nın da %70, 80`ni bu tarz genç kızlardan oluşuyor. Başı açık kişilerden oluşuyor. Başörtülü insan sayısı çok azdır, sayısı belirlidir. Sizleri böyle dinden uzaklaştıracak bir politika izlediler, bazı kişiler. İşte bunların başı açık, makyajlı, konuşulmaz edilmez, muhatap olunmaz falan. Dolayısıyla büyük bir kitledeki kız kardeşlerimizi kenara çektiler. Ve küfre doğru itiyorlar. Siz ancak onların safında olabilirsiniz ancak, burada da bu arkadaşlarımız olabilir diye, bir bölünmeye doğru gittiler kendi kafalarınca. Ben bunların oyununu da bozdum. İstedikleri kadar bağırsınlar, ben sizlerle görüşeceğim, konuşacağım. İltifat da edeceğim. Bir de bu adamlar sevginin s’sini bilmiyorlar. Adam zaten yapamaz ki, bilmiyor ki, yaşamıyor ki, iltifat etmeyi de bilmiyor. Zaten sevgiyi bilmiyorsun ki sen. Onun için şaşırıyor. “Ne yapıyorsun sen ya” diyor. Yani aklı da almıyor. Nasıl insan sevilir. Ben o ilkel kafada değilim. Boş yere de uğraşmasınlar. Hiçbir şekilde de muhatap olmam, bıraksınlar onu, dinlemem.
Efendim “onlar da ama müzik dinlemiyorlar.” Ben sazlı, sözlü müzikten hoşlanıyorum. Fasıl dinliyorum, klarnet, keman, cümbüş, kendim de söylerim. Yani o anlamda alemciyim ben. Gizlim yok benim onlar gibi abidik gubidik yapmıyorum yani bir kısmı gibi, açık.
OKTAR BABUNA:Çiçekleri de seviyorsunuz, hayvanları da seviyorsunuz Hocam. Estetiği, sanatı.
ADNAN OKTAR:Kardeşim şu yeni bir makineler yapmışlar. Televizyon gibi, kart takılıyor. Ne diyorlar onlara görüntü gösteriyor. Televizyona benziyor, ha bire resimler gösteriyor peş peşe biliyor musun onu? Çocuklar, çocuk resimleri koymuşlar, küçük bebekler, tavşanlar, kediler. Kardeşim banyoda, evin her yerinde var. Nefesim kesiliyor, evin içinde gezemiyorum yani. Acayip tatlılar yani. Bugün de düşündüm yani niye bu kadar haz duyuyorum yani. Tavşanla kedi beraber poz vermişler herifler, anormal tatlı ben onları yerim normalde. Süper şeker sürekli de görüntü kayıyor, ya diyorsun kaymasa keşke devam etse. Yeni bir görüntü geliyor o daha da şeker. Mesela köpekle kedinin ahbaplığı, köpekli tavşanın ahbaplığı, mesela karacayla tavşanın arkadaşlığı. Bir de yeni çok resimler çıkarmışlar, o daha da zevkli oluyor. Mesela içimde çok derin bir haz duyuyorum. Bütün benliğimi kaplıyor, acayip zevk alıyorum. Onlar böyle bir zevk almaz ki adamlar.
OKTAR BABUNA:Almaz Hocam evet inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Tavşan görse herif, “bunun buğulaması iyi olur” der. Adam kedi görüyor, tekmeliyor. Mesela geçende biri hayvanın parçaladı kafasını, bir psikopat.
OKTAR BABUNA: Evet Hocam. Dijital çerçeve deniyormuş Hocam.
ADNAN OKTAR:Kardeşim bir de içerledim. Bak bana bu hayvanları canlı göstermiyorlar. Yani böyle bir sistem olması lazım. Ben her yerde sevmem lazım kedileri, köpekleri, tavşanları sokakta bulmam lazım. Meyve ağaçlarını resimlerden görebiliyorum. Bana zulüm bu, olur mu böyle şey. Her yer bağlık, bahçelik olsun. Her yerde hayvanlar olsun. Bir karaca sevemiyorum, bir ceylanı sevemiyorum. Bir tay olsun, bir eşek sıpası olsun seveyim ben onları. Alıp kulaklarını tutayım onun. Acayip şeker bir şey eşek sıpası gördün mü sen? Süper tatlı herif, ben çocukken onu öperdim şapur şupur eşek sıpalarını. Ben sevgi doluyum. Öyle bir çamuru bana hiç yaklaştırmasınlar. Ne diyorsun Oktar’ım?
OKTAR BABUNA:Tamamen haklısınız Hocam maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Kardeşim bu çok tatlı (eşek sıpası resmi gösteriliyor), ne diyeyim buna yani. Yalan mı söyleyeyim? Çok şeker bir şey. Bu herif bak tam öpülecek gibi, gözünün üstünden de öpülecek gibi. Acayip tatlı, bak ne güzel poz vermiş. Biz sevgi dolu olacağız. Bizim hayatımız öyle olacak.
OKTAR BABUNA:Allah razı olsun Hocam maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Müzik dinleyeceğiz, her yer çiçek olacak, güzel mimari olacak, dost olacağız, ayrı fikirde olan insanları ezmeyeceğiz biz, aşağılamayacağız, saygı duyacağız onlara, komünistine de, masonuna da. Bak 33 derece masonlar şu an bir nevi misafir yeni kafile geldi, mason kafilesi geldi. 33 derece bak adamların kalbi muhabbetle, Kuran sevgisiyle doldu. Sabaha kadar kardeşlerle Kuran dinliyorlar. Kardeşim bu işler sevgiyle olur. Ey bre kafir, ey zındık bilmem ne, seni gidi mason falan, işte tahtanın üstüne çivi takıp üstüne saldırıp, böyle olmaz. Bunda İslamiyet yok olur ve Cehennem’e gidersin Allah esirgesin. İslam şefkat, merhamettir, muhabbettir. Bak ben onlara saygı, sevgi gösterdim, adamların hakikaten maşaAllah, müthiş “Hocam” diyorlar “emret” diyorlar. “Bütün dünya masonluğu emrinde” diyorlar. “Ne istiyorsan yapalım”. MaşaAllah bak kaç defa dün de yine söylediler. İnşaAllah.
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler