Adnan Oktar'ın 28 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar TV röportajından
ADNAN OKTAR:... Başı kapalı kız kardeşlerimiz, biraz acayip olacak ama doğruyu söylemek için mecburen söylüyorum, saçlarına bakmıyorlar, çok sağlıksız oluyor saçları, duyuyoruz. Çünkü sarıyor, bastırıyor, içine bir tülbentle de sarıyor bastırıyor falan, saç hiç kıpırdamıyor, hiç kıpırdamıyor. Eve gidiyor yine başını kapatıyor, sıkıyor bastırıyor. Saçın doğal bir fıtratı vardır, onu açıp havalandırması lazım, taraması lazım. Bir bakım yapması lazım saça, yapmıyor. Saatlerce saçı başörtüsü ile kapalı kaldığından saç dökülür. Saç diplerine bakım yapılması lazım, masaj yapılması lazım, zaman zaman güneşe çıkarması lazım saçı. Ondan istifade etmesi lazım. Bu imkansız değil, olabilir, bu gayet rahat yapılabilecek bir şey. Ben o kardeşlerimi çok sevdiğim için, ben normalde bunu söylemeyebilirim de, söylenmemesi gerekir gibi de görünüyor ama vicdanen benim üzerime bir sorumluluk olduğu için söylüyorum. Saçlarına çok özen göstersinler, baksınlar ve kalın giyinmede daha da özenli temizliğe dikkat edilmesi gerekir, kalın giyinildiğinde. Çünkü ince kıyafette vücut hava aldığı için daha kolaydır ama kalın giyinildiğinde vücut çabuk kirlenir. Çok çok özen gösterilmesi lazım temizliğe, günde mesela en az, mümkünse en az iki kere banyo alınması lazım. Normalde günde üç kere banyo alınır. Ama en az iki kere banyo alınması gerekiyor. Zorsa, biz zaten buraya imtihana geliyoruz, güzellik kolay değildir ki, güzel olmak kolay değildir. Bakımla olur, akılla olur, inşaAllah. Buna özen göstermeleri lazım. Bir de kavgacı ve ters olmasınlar. Ben kapalı bazı hanımlarda görüyorum, çok vahşi yüzündeki ifade. Mesela kavgaya hazır, her lafın altında bir çapanoğlu arayan, saldırgan ve tetikte olan bir hava oluyor. Halbuki Müslüman çok sevilen bir varlık olması lazım, kapalı bir kız gördün mü insanın içinin açılması lazım. Mesela açık olan hanımlarla, onlarla içli dışlı olup sohbet etmesi, onlara sevgi göstermesi, arada bir fark olmadığını göstermesi gerekir. Adı konmamış bir korku meydana geliyor o zaman. Bakın bir çok kişi konuşmuyor ama bir çok kişi konuşmuyor; ben onu açıkça söyleyeyim. Adı konulmamış, tarif edilmemiş bir korku meydana geliyor, toplum içinde bölünme korkusu meydana geliyor. Ve hürriyetlerinin ellerinden gitme korkusu geliyor insanlara, gelir. Onun için kapalı kardeşlerimiz, böyle sosyal yönü açık, güzel konuşabilen, sevgi dolu, barışçıl bir üslup içerisinde olmaları lazım. Öyle esrarengiz, anlaşılamayan, sinirli, lafa laf on da üste, anında kavgaya hazır, stresli bir kişilik gösterirlerse, genel olarak toplumda birçok insanda antipati meydana gelir. Bak, çok az da olsa bazı kız arkadaşlarda ben bunu görüyorum. Çok çok az da olsa görüyorum. Bir kere Müslümana vahşilik yakışmaz. Yani ne idiğü belirsiz görüntü yakışmaz. Kavgaya hazır olmak yakışmaz. Her lafın altında çapanoğlu arayıp, yani anında. Böyle diklenmek Müslümana yakışmaz. Biz böyle Müslümanlar, İslam terbiyesi alan kişiler bilgisi az olan kardeşlerine karşı son derece müşfik, merhametli, alttan alan insancıl ve sabırlı bir yaklaşım göstermek durumundalar. Ve sosyal yönü açık, sevecen olması lazım. Şimdi biri keseceğim meseceğim, doğrayacağım pırasa gibi diyor. Öbürü başörtüsü olan kardeşlerimize, bana buraya da yazdılar gönderdiler, akıl almaz laflar ediyorlar. Yok, başında örtüsü yok, şu yok. Ben onları söylemeye gerek duymuyorum. Bunlar bilinçaltında insanlara çok zarar verir, yani dine İslam’a zarar vermiş oluyorlar bu tip hareketler. Benim milletimin büyük bölümü başı açık. Halis, muhlis, tertemiz, mümin, muttaki insanlar ve ahlaken de çok güzel ahlaka sahipler, çok nezihler, çok da sevecenler. Ve %100’de Müslümanlar, birinci sınıf Müslümanlar. Onları böyle ikinci sınıf insan gibi görmeye kalkarsa bir adam, bu fitnenin daniskası olur. Kardeşim mesela sen başörtüsüne o yönde iman ediyorsun, inanç yapıyorsun. Adama da diyor ki, ben Kuran’dan bu şekilde yorumluyorum, ben bu şekilde biliyorum. Sen elleme yorumlarını. Vahhabi’nin ayrıdır, Şii’nin ayrıdır, Aleviler’in ayrıdır, başka bir görüşteki insanın görüşü ayrı olabilir, başka bir Hocanın bakışı başka türlü oluyor. Biz hepsine karşı saygılıyız, yeter ki dürüst ve samimi olarak söylesin fikrini. Kendini gizlemesin, münafıklık yapmasın. Dürüstçe, arkadaşlar benim kanaatim bu diyorsa, biz ona müdahale edemeyiz. Allah’a hesabını verecek olan odur, sana ne? Sen anlatıyorsun, tamam. İllaki sen yanlış düşünüyorsun olmaz, inşaAllah. Ben işte bu olayların altındaki asıl nedenleri hafiften bir hissettirmeye çalışıyorum. Yani asıl kökeninde bunlar yatıyor. Olayın asıl nedeni budur. Yoksa öyle karmaşık pek bir neden yok. Yani sürüncemede kalmasının nedeni de bunlar...
Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler