Adnan Oktar'ın 16 Eylül 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu ve Kaçkar TV röportajından
ADNAN OKTAR:Kardeşim Güneydoğu’yu, Anadolu’yu komünist yapmaya adamlar kararlılar. Buna karşı ilmi mücadele gerekiyor diyorum. Yani ısrarla bunu anlatıyorum. Bunu kardeşlerimiz de anlatsınlar. Yani bildiklerine, çevrelerine de anlatsınlar. Resmi olarak talepte de bulunalım. Yani resmi dilekçeyle ilgili yerlere talepte bulunalım. Çünkü bakın Güneydoğu Anadolu’da mesela orada PKK’lılar öldürüldüğünde onlara merasim yapıyorlar. Oradaki herhangi bir vatandaşı alın, kenara çekin. Dersiniz; bu PKK hareketi nedir? Bu olay nedir? Bir sorun bakalım. Aklınız hayaliniz durur. Çok kapsamlı bilgi verecektir. Özellikle gençler mesela oradaki gençler sorun, oturtun. Marksizim, Leninizm efendim terörün kökeni, terör neden gereklidir? Darwinizmin, materyalizmin gelişimi nasıl olmuştur? Adamlar uzun uzun eğitilen insanlar. Yani üzerine başına kıyafetine bakıp da bu bilmez demeleri çok yanlış olur. Geçenlerde gelmişlerdi, bir kamptan buraya gelmişlerdi. Dedim; “bu adamlar eğitime gelmişlerdir buraya öğretmen olarak gelmişlerdir” dedim. Hakikaten halkın arasına dağılmışlar. Aynı dediğim gibi çıktı. Propagandaya başlamışlar. Zaten tiplerinden anlaşılıyor. Ben bakar bakmaz anladım. Klasik komünist tipi. Ve hemen propagandaya başlıyorlar, anlatmaya başlıyorlar. Şimdi propaganda var ama tek yanlı propaganda var. Karşı propagandaya devlet sahip çıkması gerekiyor. Şimdi silaha silahla mukabele ediyorsun. Fikre fikirle mukabele gerekmez mi? Hayır, silaha silahla mukabele ediyorsun. Tamam, bu makul, nefsi savunma bu. Ama fikre, fikirle mukabele yok. Adam tek yanlı fikirle anlatıyor ve gittikçe gelişiyor. Bu taun diyor Bediüzzaman “ikna ve telkin kabiliyeti geliştikçe bu taunda tevessül eder gelişir” diyor. Sürekli gelişir diyor ve gelişiyor. Yani bu sözümü ne zaman tutacaklar bilmiyorum. Ama vatandaşlarımız, kardeşlerimiz bu konuda dilekçeler yazsınlar, yazılar yazsınlar. Bakın fikri mücadele çok önemli. Mesela bazen üst düzey büyüklerimiz ima ediyorlar bu konuyu diyorlar ki; mesela “sosyal önlemler gerekir”. Ama ilmi bilimsel, mücadele gerekir demiyorlar. Yahu ne mahsuru var. Bakın bilimsel, felsefi mücadele gerekir dense devletin yapısıyla çelişen ne var burada?
OKTAR BABUNA:Tabii ki yok Hocam. Dediğiniz gibi komünist propaganda yapılıyor.
ADNAN OKTAR:Komünist propagandaya karşı devletin bilimsel karşı propaganda yapması, sırf bilimsel. Bilimsel ve felsefi karşı propaganda yapmasının Anayasayla, kanunla çelişen yönü nedir?
OKTAR BABUNA:Yok Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:O zaman neyi bekliyoruz? Bu konuyu ilmi bir rapor olarak devlete sunalım. İlgili yerlere, Başbakanlığa gönderelim. Cumhurbaşkanlığına gönderelim. Genelkurmaya gönderelim. Rapor olarak, ilmi rapor olarak. Yani çok net netice alınır. Kardeşim mesela adamlar intihar etmeye kalkıyorlar Boğaziçi köprüsünde oraya buraya gidiyorlar, değil mi? Diyorlar ki “falancayı bu sever, gelsin konuşsun” diyorlar. Adamı ikna ediyor. İkna ediyor ne yapıyor? Beynini ele geçiriyor, adamı vazgeçiriyor, ikna ediyor. Adamın mahvolması engellenmiş oluyor. Bu da bunun gibi bir şey işte. İkna edeceksin, konuşacaksın adamın kendini mahvetmesini ortadan kaldırmış oluyorsun, değil mi? Yani mesela psikiyatrik bozukluklarda da adamları alıyorlar, topluca bilim adamları, değil mi? Ne diyorlar ona?
OKTAR BABUNA:Toplu terapi.
ADNAN OKTAR:Terapi evet. Terapi yapılıyor. Şimdi işte orada da bir terapi gerekiyor, diyelim artık. Şimdi hastalanmış adamlar, hasta yani adam manen hasta olmuş. Yani fikir olarak düşünce olarak hasta olmuş ve cinayet işleyecek hale gelmiş. Adamları, insanları o yöne de sevk ediyorlar. Hem kendilerini batırmışlar hem de etrafındakileri de o yöne sevk ediyorlar. Bu insanlara madem hastanelerde terapi yapılıyor. Bak bilim adamları gidiyor, bilim adamı, değil mi onlar? Terapi yapanlar. Tamam, oraya gidecek işte.Burada da sosyal terapi yapılacak. Psikolog kullanabilirler. Psikiyatrist kullanabilirler, sosyolog kullanabilirler. Jeolog kullansınlar, paleontolog kullansınlar, tarihçi kullansınlar, felsefeci kullansınlar. Onlar beceremezse, halledemiyorsa biz devreye gireriz. Ama ben girersem ezerim onu söyleyeyim yani, bitiririm yani. En fazla 2 ay var, inşaAllah. Başka bunun yolu yok. Adamlara diyorlar ki “kardeşim ayıp yaptınız. Ne zulüm yapıyorsunuz, yakışıyor mu size. Biz kardeşiz” diyorlar. Kardeşim adam komünist. Adama alay ediyor gibi gelir o. Komünist adama “sen ayıp yapıyorsun” denir mi? Allah Allah. Adama şaka gibi gelir. Adam Marksist, Leninist, terörist düşünceyle yetişmiş, Lenin’in direktiflerini yerine getiriyor. Darwinizmin gereklerini yerine getiriyor adam. “Güçlülerle zayıfların çatışması vardır” diyor, Darwinizm. Evet, “çelişki vardır maddenin kendi içinde” diyor, Marks. Tamam, o da Lenin’in dediklerini yapıyor. “Çelişki var, çatışma var. Çatışmada güçlü olan kazanır. Güç de silahtır, bombadır, terördür, şiddeti kim daha fazla uygularsa o kazanır. Biz de uygulayacağız arkadaşım” diyor, adam. Şimdi sosyal bir hastalık bu. Yani bir nevi akıl hastalığı bu. Bunun tedavi edilmesi gerekiyor. Şimdi devlet deliyi, silahlı deli bunlar. Tamam, silahla devlet kendini meşru olarak savunuyor. Ama fikren savunma onun bir milyon misli güç etki eder. Tamamen kökünden bitirir. Bu konuda geç kalınması çok vahim neticeler meydana getirebilir. Yani bu konuda devletimizi ilgili birimleri tenzih ederim, gurur yapmak çok çok acı neticeler verebilir. Yani gururun zamanı değil. Bilimsel çalışmanın gururla bir alakası yok. Bilimsel çalışma bir üstünlüktür, bir kalitedir, değil mi? Şeş Tv olur, Trt olur, basın olur. Bir kere bütün Türkiye’de Darwinist propagandanın durması gerekiyor. Bütün devlet Darwinist propagandayı durdurması gerekiyor. Resmi olarak devlet Darwinizm propagandası yapıyor.
Kardeşim şimdi Darwinist propaganda yapınca diyalektik felsefe savunuluyor. Diyalektik felsefeyi savununca tez-antitez-sentez kabul etmiş oluyorsun. Marksist felsefenin kökü buna dayanmıyor mu? Leninizm, Markisizm’in pratik uygulaması, değil mi? Leninizm’in de uygulanması için terör ve şiddet şart. Ve adam Darwin’e dayandırıyor bunu söylerken Lenin. Darwin’e kitabını ithaf etmiş Marks da. “Aziz dostum, sana ithaf ediyorum” diyor adam. Her şeyimi sana borçluyum. Bütün teorimi sana dayandırıyorum” diyor Marks. Bak Mao da diyor; “Çin komünizmi’nin temeli Darwin’e ve evrim teorisine dayanıyor” diyor. Şimdi onlarda terörler Çin’i ele geçirdiler. Yani bir avuç komünist koskoca Çin’i ele geçirdi. Kalabalığa ihtiyaç yoktur komünizmde. Çin halkı komünizmin k’sini bilmez halk, bilmiyor halk. Bir avuç komünistle koskoca Çin’i teslim aldılar. Propagandayla, fikri çatışma yaptılar. Bak Mao’da diyor adam açıkça konuşuyor. “Çin komünizmin temeli” bak başka açıklama yapmıyor. “Darwin’e ve evrim teorisine dayanıyor” diyor. Devletin Darwinizm ile ilgili propagandayı hemen durdurması gerekiyor. Darwinizm’i anlatmayacak mı? Bilakis daha kapsamlı anlatsın. Ama cevabını da daha kapsamlı anlatacak. Bu çok önemli bakın. Cevabını daha kapsamlı anlatacak. 50 Darwinizm’i anlatsın, 50 de cevabını anlatsın. Mesela diyecek ki, “Darwinizm proteinlerin tesadüfen meydana geldiğini iddia eder”. İstedikleri gibi anlatabilirler. Bütün kaynakları versinler. “Ama bir proteinin tesadüfen meydana gelmesi ihtimali sıfırdır” bilimsel olarak. Çünkü bir proteinin oluşması için 60’a yakın proteine ihtiyaç var. Hatta 60’ın üzerinde. Bitti kitlenmiştir demektir. Devletin kitaplarında gençler bu yazıyı, nasıl göremez? Bilimsel bir gerçek bu. Hurafe mi bu? Kardeşim hurafeyse ben açığım yani hurafeyse. Bütün bilim adamlarının söylediği ortak gerçek bu. Bilim adamlarının söylediği ortak gerçek devletin kitabında nasıl olmaz? Darwin’in hurafesi oluyor da, bilimsel gerçek nasıl olmuyor? Mesela desin ki, Darwin’in Evrim teorisi ara fosil iddiasına dayanır. Amenna anlatsınlar, istediği gibi anlatsınlar bol bol. Ama tek bir tane ara fosile rastlanmamıştır bilimsel olarak. Devlet bunu söylesin. Bunu söyleyemiyor devlet. Çok acayip bir durum var. Ne mahsuru var? Devlet bilime, Anayasa’ya sahip çıkmak durumunda, devletin görevidir bilime sahip çıkmak. Bilimin hası hakikisi. Ben devlet gitsin hurafe anlatsın demiyorum ki, saf bilimle karşılık verecek o kadar, saf bilim. Felsefeye de gerek yok. Felsefe ikinci safhada düşünülebilir. Felsefeye hiç ihtiyaç yok. Sadece bilimle bitireceğiz bu işi. Saf bilimle, gerçek bilimle. Öbür türlü bu gelişir. Çünkü adam PKK’lı alıyor, devletin biyolojik kitabını alıyor. “Gel buraya bakalım” diyor. Neyse PKK’lı arkadaşı topluyor. “Bak devletin bastığı kitap beraber okuyalım. Ne diyor burada? İnsanlar evrimle oluşmuştur. Bütün canlılar evrimle oluşmuştur. Sen de evrimle oluştun. Bizde evrimle oluştuk. Nereden çıkarıyorsun? İnsanları Allah’ın yarattığını, Allah yok (haşa). Seninle, köpeğin arasında hiçbir fark yok. Ha bir köpek ölmüş, ha bir insan ölmüş. Ha bir böcek ölmüş, hamam böceği, ha bir insan ölmüş hiçbir farkı yoktur” diyor. Evet, “arada hiçbir fark yoktur kardeşim” diyor. Ne diyelim biz bu adama o zaman? Adam helal haram kabul etmiyor. Cinayetin büyük bir günah olduğunu kabul etmiyor. “Yok olacağız biz” diyor, Ahirette. Ne diyelim biz bu adama? Kardeşim devletin biyoloji kitabından da bize kaynak gösteriyor. “Buyurun burada yazıyor, evrim. Bir gerçek. İnsanlar, kainat tesadüfen oldu. Tesadüf sonucu oluştu” diyor. Ne diyelim? Nasıl yapalım?
OKTAR BABUNA:Doğrusunu anlatarak tabii ki.
ADNAN OKTAR:Tabii ki doğrusunu anlatacağız yani, inşaAllah. Onun için bu konuda gecikme yani çok acı neticeler sonuç verebilir. Ve bir an önce bunun oluşması gerekiyor. Diğer kardeşlerimiz de bakın illa bizi beklemesinler dilekçe yazsınlar. Devletin makamlarına çok nezaketli, uygun bir şekilde. Genel bir kanaat olduğu bilinsin bunun. Öbür türlü bununla baş olmaz söyleyeyim. Mümkün değil. Diyor Bediüzzaman; “askerle polisle baş edilemez” diyor. Ta 1930’larda söylüyor. “Askerle polisle baş edilecek bir taun değildir” diyor. Öyle olmuş olsa Çin baş eder. Koskoca Çin baş edemedi. Teslim aldılar Çin’i. Rusya’yı bir avuç adamla teslim aldılar. Lenin bir avuç adamla teslim aldı.
OKTAR BABUNA:Zaten 20 yıldır devam ediyor, etse ederdi bugüne kadar.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler