Adnan Oktar`ın 26 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...“Allah’ın selamı üzerinizde olsun.” Ve aleyna aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “Saygıdeğer Hocam. Sizi her akşam izliyorum. Geçen akşam sizi dinledim. Siz iyi niyetiniz ve samimiyetinizle “Nurcu kardeşlerimizin içinde bir yaramazlık olmadığını” söylediniz. Ben geçen sene babam vefat ettikten sonra kısa bir dönem onların içinde bulundum. Ama daha önceden uzun bir müddet Diyarbakır Cemaati’nin içindeydim. Sonra İstanbul Cemaati’nde tanıdıklarım vardı. Ben anne ve baba tarafından Gönenliyim. Fakat Gönen Cemaati’nin büyük kısmı sizin anlattığınız gibi değil Hocam. Paranız yoksa yüzünüze bakmıyor, asla sahip çıkmıyor, insan yerine koymuyorlar. Ama paranız varsa en şerefli yere yükselebiliyorsunuz onların gözünde. Bediüzzaman Said Nursi Hocaefendi onlarda bir marka olmuş durumda. Risale-i Nur kitaplarını, sizin de söylediğiniz gibi sansürlüyorlar, yasaklıyorlar. "Onu okuma, bunu oku" diyorlar. Hz. Mehdi (a.s.) meselesine, Hz. İsa (a.s.) konusuna asla değinmiyorlar. Ahiret konusuna hiç girmiyorlar. Ben geçen sene Nurcu geçinenlerin içindeyken benim valizimde sizin bazı eserleriniz vardı. Birçok talebe odama geliyorlardı. Ben onlara sizin eserlerinizi ödünç veriyordum. Onlara sizden bahsediyordum ama Nurcuların başları bunu haber aldı. Bir akşam öğrenciler benim odamdayken içeri girdiler ve sizin eserlerinizi hemen toplamamı ve yurdun önündeki çöp konteynırına atmamı söylediler. Ben bunu yapamayacağımı söyledim. Sizin eserlerinizin içinde ayetler ve hadisler olduğunu onları da çöpe gönderemeyeceğimi söyledim. Aynı şekilde emri tekrarladılar, hatta ısrar ettiler. Allah’ın selamı üzerinize olsun.”
Şimdi böyle vakalar olabilir. Yani kıyıda köşede o vakalar olabilir. Burada kardeşlerimiz sabırlı, güzel bir üslup gösterecekler. Diyecekler ki; “muhterem Hocam şimdi benim Darwinizmin, materyalizmin aleyhinde ve onu eleştiren ve başarıyla yıkan, söken bir esere ihtiyacım var. Ben bunu Harun Yahya Hocamın kitaplarında görüyorum. Ama Harun Yahya Hocamın kitaplarını okumak istemiyorsanız, okutmak istemiyorsanız, o kitabın benzeri bir şey yapın, biz onları okuyalım” demeleri lazım.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:“Eğer ona da müsaade etmiyorsanız, deccalle boğuşmamıza müsaade etmiyorsanız, o zaman siz deccal taraftarı olursunuz” demesi lazım. Çünkü deccalle savaşan insanın deccali yenmesini engelliyorsa bir insan, deccal yanlısıdır. Ya o kitabın bir benzerini yapacak, hakkımızı helal ederiz. Rahatça yapsın, hiçbir mahsuru yok. Hatta üzerine para da veririz. Kardeşlerimizi deccalin pençesinden kurtarsın veya müsaade etsin kardeşlerimiz kitabı okusun. Yani öyle hasetlikle Mehdi (a.s.)’den bahsettirmeyerek, Hz. İsa (a.s.)’dan bahsettirmeyerek, Ahir zamandan bahsettirmeyerek, deccaliyeti gündeme getirmeyerek Nur talebesi olunmaz. Böyle şey olmaz. Hele kitap okutturmayarak hiç olmaz. Bizim kitaplarımızda hep iman hakikatleri anlatılıyor, siyasi bir konu yok. Herhangi bir cemaate, herhangi bir topluluğa yönelik özel bir çalışma da yok. Özel bir yönlendirme de yok. Her cemaat, hatta Hıristiyanlar ve Museviler bile bizim kitaplarımızdan istifade ediyorlar. Tabii, kiliselerde okunuyor, sinagoglarda okunuyor, Müslüman cemaatlerde okunuyor. Çünkü her görüşü destekleyen, Allah’a inanan herkesi saran bir üslup var. Dolayısıyla bir cemaat, bir topluluk teşviki yok orada. Ama buna rağmen adam Darwinizmin yıkılmasını istemiyorsa, Materyalizmin yıkılmasını istemiyorsa ya gizli bir ajandır, ya deccalin adamıdır, ya münafıktır, ya aklından bir zoru vardır, ya cahildir. Cahil olması ihtimali yüksek olduğu için eğitecek kardeşlerimiz, inşaAllah....
Dergiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler