Adnan Oktar`ın 29 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:“Hayırlı geceler” diyor kardeşimiz Tarık Ziya. Aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü aynı zamanda selamını da almış olalım. “Allah’ın varlığını ispat için uğraşıyorsunuz, tereddütler mi var ispata ihtiyaç duyuluyor. Dili yalan söyleyebilir ama vicdanı yalan söyleyemez. Kim diyorsa Allah yoktur (haşa) yalan söylediğini kendisi de biliyordur, farkındadır. Bu konuda çok duruyorsunuz, tepkiye neden olabilir mi? İspatla uğraşmak yerine Rab nasıl sevilir ve nasıl iyi bir kul olunur, nasıl kayıtsız şartsız teslim olunur, bunun için gayret edilmez mi? Hz. Mehdi (a.s.) gelsin ya da gelmesin, kayıtsız şartsız teslim olmak için, ihlaslı iman için bu çok da önemli olmasa gerek.” Yani Allah’ın varlığını ispatına gerek yok, diyor kardeşimiz Tarık Ziya. MaşaAllah, elhamdülillah senin imanın çok güzel ama insanların %95’i ateizmin, Darwinizm’in eline teslim olmuş durumda ve dinsiz, ateist durumdalar. Bu durumda biz adamlara desek ki; işte vicdanınızla davranın, Rab Allah nasıl sevilirse anlatalım, nasıl iyi bir kul olunur anlatalım dersek adam o zaman boş boş bizi dinler, çünkü puta teslim olmuş. Darwinizm’e, materyalizme teslim olmuş. Deccaliyet dünyayı istila etmiş durumda. Böyle bir durumda önce putların yıkılması gerekiyor. Putlar neler: Darwinizm, materyalizm ve ateizm. Bunların yıkılması için ispat gerekir, bilimsel çalışma gerekiyor. Çünkü “fen ile felsefenin tasallutuyla” diyor Bediüzzaman, “maddiyyun ve tabiiyyun taunu beşer içinde intişar etmesiyle, her şeyden evvel” diyor, “maddiyyun ve tabiiyyun taununun meydana getirdiği bu felsefi, deccali akımı yerle bir etmek esastır” diyor Bediüzzaman.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Dolayısıyla bilimsel çalışma yapmak durumundayız. Öbür türlü gerçeklere gözümüzü kapatmış olacağız, Cübbeli’nin metodu. Cübbeli’nin metodu mağlup olmaya mecburdur. Yani Cübbeli ne yapıyor? Doğrudan namazın farz, vacip, mendup ve sünnetlerini anlatıyor. Adam iman ediyor mu?
OKTAR BABUNA:Etmiyor.
ADNAN OKTAR:Adam bak Fatih Altaylı’nın karşısına çıkıyor, adam kahkahalarla gülüyor, çakır keyif bir vaziyette neşeli, o tombul gözlüklü de öyle. Müthiş kafa buluyorlar, acayip eğleniyorlar. O farzları, vacipleri, mendupları anlatıyor, bakalım onları ilgilendiriyor mu onlar. Önce onların kafasındaki Darwinist, materyalist, ateist düşünceyi ortadan kaldırmak lazım. Veyahut ateist değilse de Darwinist düşünceyi ortadan kaldırmak gerekir.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Öbür türlü kendini kandırmak olur ve netice alamaz. Ne diyorsun Oktar Hocam bu konuda sen?
OKTAR BABUNA:Hocam tamamen haklısınız, maşaAllah. Bir de otuz yıldır yaptığınız çalışmalarla zaten bunu ispatladınız siz, inşaAllah. Bu teorik bir şey değil. Dünya çapında Darwinizm’in, materyalizmin yıkılması vesilesiyle her gün haberler geliyor. “İslami yöneliş var” diye bütün “dünyada dine yöneliş var” diye. Bu sizin çalışmalarınızla oldu, durup dururken olmadı. Allah vesile etti sizi, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hz. İbrahim (a.s.) ne yaptı?
OKTAR BABUNA:Putları kırdı Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Yani Hz. İbrahim (a.s.) diyebilirdi orada, Allah nasıl sevilir, nasıl iyi bir kul olunur, onları anlatabilirdi. Ama Cenab-ı Allah ilk önce onun putları yerle bir ettiğini söylüyor ama büyük putu bırakıyor. O da Ledün İlmidir, İlmi Batın. Baltayı onun boynuna asıyor, diyor ki: “bu öyle yüce bir put ki, öyle akıllı bir put ki, bunları geldi devirdi hepsini, imanlı bir put. Tahammül edemedi onların put olmasına, onları kırdı. Bu put aslan gibi ortaya çıktı” diyor, yaklaşık ona benzer yani. Bu bir Ledün İlmidir. Bak “bu put” diyor, “imanıyla, öbür putların yanlışlığını tespit etti ve patlattı, hepsini kırdı, yıktı” diyor.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:“Dolayısıyla gidip ona sorun işte, o anlatır size” diyor. Adamlar diyor ki: “sen bilirsin onun anlatmayacağını” diyorlar. Yani içinden öyle geçiriyorlar ama yapacakları da bir şey yok. Yani acı acı böyle ızdırap çekiyorlar, yapacağı da bir şey yok. Dolayısıyla orada bir kere putları kırdığını görüyoruz. Hz. Musa (a.s.) ne yapıyor? Bakıyor buzağıdan bir put yapmışlar. O zamanın Darwinist, materyalist inancı o. Onlar da hayvana tapıyorlar orada. Firavun’un Darwinist, materyalist inancı o zaman yayılmış Museviler arasında ve putla sembolize ediyorlar. Yani o böğüren buzağı heykeliyle, altın heykelle sembolize ediyorlar. Hatta diyorlar ki, Musa yani niye öyle Allah’a inanıyor, başka inançları var, Allah’a inancından kaynaklanan detayları var, ne gerek var. Bak Mısır’ın Darwinist, materyalist dini, Mısır’ı ihya etmiş, adamlar zengin olmuşlar. Biz de o dine girersek bayağı rahat ederiz. Çünkü İslam dinine girince rahat etmedik biz. Her türlü uğursuzluğa, belaya uğradık. O zaman çözüm ne? Biz eski materyalist, ateist, Şamanist dinimize dönelim diyorlar, sapkın dinimize dönelim. Yani hayvana tapınma Şamanizm’de de vardır o, Darwinist, materyalist bir din. Hz. Musa (a.s.) ne yapıyor? Selamün aleyküm diyor, yerle bir ediyor putu paramparça ediyor. Ama altından yapılmış olduğu için, altın kaplama olduğu için tabii onu yerle bir etmek mümkün olmuyor. Ateşe atsa en fazla eriyor. O zaman ne yapıyor? Özel bir ilim, özel bir ilimle altını toz haline getiriyor. Beyaz toz ve ondan sonra onu denize savuruyorlar ve eriyor. Bu ilim Tapınakçılar tarafından, Tapınak Şövalyeleri tarafından silsile yoluyla, ondan ona, ondan ona, ondan ona muhafaza edilmiş. Şimdi bana bir daha ki geldiklerinde Tapınak Şövalyelerinin, yaşlı asıl üstadlarını getirecekler.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Bir de bana toz haline getirilmiş, beyaz toz haline getirilmiş altın getirecekler, inşaAllah. Şimdi onun sözünü verdiler. O ayrı bir ilim, özel bir ilim, onunla bunu elde etmişler.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Yani normal altın, isterlerse götürsün analiz etsinler, beyaz toza çevrilmiş. Üfürdüğünde uçuyor böyle bildiğin, denize savur yani istediğin gibi savurabileceğin gibi toz. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.v.)’in yaptığı neydi? Mekke’ye girdi, putları yerle bir etti, aldığını parçaladı, aldığını parçaladı. Putları parçalamak çok önemlidir. Biz, Allah nasıl sevilir, nasıl iyi bir kul olunur tabii ki anlatacağız ama putları parçaladıktan sonra.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ve iman hakikatleri anlatılarak. Tabii ki Allah’ı ispat edeceğiz, nasıl ispat edeceğiz? Allah yolunu gösteriyor bize, diyor ki: “Yerde ve gökte nice alametler var, inceleyin”diyor. “Bilimsel metodlarla inceleyin” diyor Allah. “Dikkat verin, inceleyin, bakın ve anlatın” diyor Allah bize. Allah’ın emri olduğu için yapıyoruz biz.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Cübbeli ne diyor? Yok bunları düşünmeye gerek yok. Allah Kuran’da böyle diyor ama siz kocakarı imanı dediği kendince bir iman şekli var, onun özelliği ne biliyor musun? Hiç düşünmemek. Motoru yakarsın diyor. Kafayı motor olarak alıyor insan kafasını, motoru yakarsın diyor. Düşünmeyeceksin, düşünmeyince Cübbeli olusun benim gibi, diyor. Cübbeli Ahmet kafasında olmak için çözüm neymiş? Düşünmemekmiş. Kuran’da ne diyor Cenab-ı Allah? Düşünün, derin derin düşünün, diyor.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Derin, derin düşünün, tahkik edin, geçmiş insanların kalıntılarına bakın, geçmiş yaşantılara ait kalıntılara bakın, kalıntıları da inceleyin, göğü inceleyin astronomi ilmine Allah dikkat çekiyor. Gökteki yıldızları inceleyin, canlıları inceleyin, kendi bedeninizi inceleyin, buradaki ince sanatımı görün, diyor Allah. Kuran’da emrediyor bize. Demek ki Allah’ın varlığını tahkik, tahkik-i iman ve Allah’ın varlığını bu şekilde anlatarak ispat Kuran’ın bize emrettiği bir hakikat. Aksi Cübbelizm inancı oluyor. Biz Cübbelizm’e karşıyız. Cübbelizm’de düşünce yoktur, düşünme yoktur. Hani derler ya (haşa) dini konuları tenzih ederim, körü körüne inanma vardır ve taassup ve bağnazlık vardır. Bilim yoksa, araştırma yoksa, düşünce yoksa, derin düşünme yoksa, bağnazlık gelir. Biz de buna karşıyız. Çünkü niye? Allah’ın emri olduğu için, biz bilimi savunuyoruz. İnce düşünmeyi, detaylı düşünmeyi savunuyoruz. Allah’ın emrini yerine getiriyoruz. Dolayısıyla arkadaşımızın açıklaması, samimi gibi görünmekle beraber Kuran’a uygun değil. Yani zahiren öyle gibi görünüyor ama batınında değil, yani derinliğinde böyle değil.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:“Hayırlı geceler” diyor kardeşimiz Tarık Ziya. Aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü aynı zamanda selamını da almış olalım. “Allah’ın varlığını ispat için uğraşıyorsunuz, tereddütler mi var ispata ihtiyaç duyuluyor. Dili yalan söyleyebilir ama vicdanı yalan söyleyemez. Kim diyorsa Allah yoktur (haşa) yalan söylediğini kendisi de biliyordur, farkındadır. Bu konuda çok duruyorsunuz, tepkiye neden olabilir mi? İspatla uğraşmak yerine Rab nasıl sevilir ve nasıl iyi bir kul olunur, nasıl kayıtsız şartsız teslim olunur, bunun için gayret edilmez mi? Hz. Mehdi (a.s.) gelsin ya da gelmesin, kayıtsız şartsız teslim olmak için, ihlaslı iman için bu çok da önemli olmasa gerek.” Yani Allah’ın varlığını ispatına gerek yok, diyor kardeşimiz Tarık Ziya. MaşaAllah, elhamdülillah senin imanın çok güzel ama insanların %95’i ateizmin, Darwinizm’in eline teslim olmuş durumda ve dinsiz, ateist durumdalar. Bu durumda biz adamlara desek ki; işte vicdanınızla davranın, Rab Allah nasıl sevilirse anlatalım, nasıl iyi bir kul olunur anlatalım dersek adam o zaman boş boş bizi dinler, çünkü puta teslim olmuş. Darwinizm’e, materyalizme teslim olmuş. Deccaliyet dünyayı istila etmiş durumda. Böyle bir durumda önce putların yıkılması gerekiyor. Putlar neler: Darwinizm, materyalizm ve ateizm. Bunların yıkılması için ispat gerekir, bilimsel çalışma gerekiyor. Çünkü “fen ile felsefenin tasallutuyla” diyor Bediüzzaman, “maddiyyun ve tabiiyyun taunu beşer içinde intişar etmesiyle, her şeyden evvel” diyor, “maddiyyun ve tabiiyyun taununun meydana getirdiği bu felsefi, deccali akımı yerle bir etmek esastır” diyor Bediüzzaman.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Dolayısıyla bilimsel çalışma yapmak durumundayız. Öbür türlü gerçeklere gözümüzü kapatmış olacağız, Cübbeli’nin metodu. Cübbeli’nin metodu mağlup olmaya mecburdur. Yani Cübbeli ne yapıyor? Doğrudan namazın farz, vacip, mendup ve sünnetlerini anlatıyor. Adam iman ediyor mu?
OKTAR BABUNA:Etmiyor.
ADNAN OKTAR:Adam bak Fatih Altaylı’nın karşısına çıkıyor, adam kahkahalarla gülüyor, çakır keyif bir vaziyette neşeli, o tombul gözlüklü de öyle. Müthiş kafa buluyorlar, acayip eğleniyorlar. O farzları, vacipleri, mendupları anlatıyor, bakalım onları ilgilendiriyor mu onlar. Önce onların kafasındaki Darwinist, materyalist, ateist düşünceyi ortadan kaldırmak lazım. Veyahut ateist değilse de Darwinist düşünceyi ortadan kaldırmak gerekir.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Öbür türlü kendini kandırmak olur ve netice alamaz. Ne diyorsun Oktar Hocam bu konuda sen?
OKTAR BABUNA:Hocam tamamen haklısınız, maşaAllah. Bir de otuz yıldır yaptığınız çalışmalarla zaten bunu ispatladınız siz, inşaAllah. Bu teorik bir şey değil. Dünya çapında Darwinizm’in, materyalizmin yıkılması vesilesiyle her gün haberler geliyor. “İslami yöneliş var” diye bütün “dünyada dine yöneliş var” diye. Bu sizin çalışmalarınızla oldu, durup dururken olmadı. Allah vesile etti sizi, maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hz. İbrahim (a.s.) ne yaptı?
OKTAR BABUNA:Putları kırdı Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Yani Hz. İbrahim (a.s.) diyebilirdi orada, Allah nasıl sevilir, nasıl iyi bir kul olunur, onları anlatabilirdi. Ama Cenab-ı Allah ilk önce onun putları yerle bir ettiğini söylüyor ama büyük putu bırakıyor. O da Ledün İlmidir, İlmi Batın. Baltayı onun boynuna asıyor, diyor ki: “bu öyle yüce bir put ki, öyle akıllı bir put ki, bunları geldi devirdi hepsini, imanlı bir put. Tahammül edemedi onların put olmasına, onları kırdı. Bu put aslan gibi ortaya çıktı” diyor, yaklaşık ona benzer yani. Bu bir Ledün İlmidir. Bak “bu put” diyor, “imanıyla, öbür putların yanlışlığını tespit etti ve patlattı, hepsini kırdı, yıktı” diyor.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:“Dolayısıyla gidip ona sorun işte, o anlatır size” diyor. Adamlar diyor ki: “sen bilirsin onun anlatmayacağını” diyorlar. Yani içinden öyle geçiriyorlar ama yapacakları da bir şey yok. Yani acı acı böyle ızdırap çekiyorlar, yapacağı da bir şey yok. Dolayısıyla orada bir kere putları kırdığını görüyoruz. Hz. Musa (a.s.) ne yapıyor? Bakıyor buzağıdan bir put yapmışlar. O zamanın Darwinist, materyalist inancı o. Onlar da hayvana tapıyorlar orada. Firavun’un Darwinist, materyalist inancı o zaman yayılmış Museviler arasında ve putla sembolize ediyorlar. Yani o böğüren buzağı heykeliyle, altın heykelle sembolize ediyorlar. Hatta diyorlar ki, Musa yani niye öyle Allah’a inanıyor, başka inançları var, Allah’a inancından kaynaklanan detayları var, ne gerek var. Bak Mısır’ın Darwinist, materyalist dini, Mısır’ı ihya etmiş, adamlar zengin olmuşlar. Biz de o dine girersek bayağı rahat ederiz. Çünkü İslam dinine girince rahat etmedik biz. Her türlü uğursuzluğa, belaya uğradık. O zaman çözüm ne? Biz eski materyalist, ateist, Şamanist dinimize dönelim diyorlar, sapkın dinimize dönelim. Yani hayvana tapınma Şamanizm’de de vardır o, Darwinist, materyalist bir din. Hz. Musa (a.s.) ne yapıyor? Selamün aleyküm diyor, yerle bir ediyor putu paramparça ediyor. Ama altından yapılmış olduğu için, altın kaplama olduğu için tabii onu yerle bir etmek mümkün olmuyor. Ateşe atsa en fazla eriyor. O zaman ne yapıyor? Özel bir ilim, özel bir ilimle altını toz haline getiriyor. Beyaz toz ve ondan sonra onu denize savuruyorlar ve eriyor. Bu ilim Tapınakçılar tarafından, Tapınak Şövalyeleri tarafından silsile yoluyla, ondan ona, ondan ona, ondan ona muhafaza edilmiş. Şimdi bana bir daha ki geldiklerinde Tapınak Şövalyelerinin, yaşlı asıl üstadlarını getirecekler.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Bir de bana toz haline getirilmiş, beyaz toz haline getirilmiş altın getirecekler, inşaAllah. Şimdi onun sözünü verdiler. O ayrı bir ilim, özel bir ilim, onunla bunu elde etmişler.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Yani normal altın, isterlerse götürsün analiz etsinler, beyaz toza çevrilmiş. Üfürdüğünde uçuyor böyle bildiğin, denize savur yani istediğin gibi savurabileceğin gibi toz. Dolayısıyla Peygamberimiz (s.a.v.)’in yaptığı neydi? Mekke’ye girdi, putları yerle bir etti, aldığını parçaladı, aldığını parçaladı. Putları parçalamak çok önemlidir. Biz, Allah nasıl sevilir, nasıl iyi bir kul olunur tabii ki anlatacağız ama putları parçaladıktan sonra.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Ve iman hakikatleri anlatılarak. Tabii ki Allah’ı ispat edeceğiz, nasıl ispat edeceğiz? Allah yolunu gösteriyor bize, diyor ki: “Yerde ve gökte nice alametler var, inceleyin”diyor. “Bilimsel metodlarla inceleyin” diyor Allah. “Dikkat verin, inceleyin, bakın ve anlatın” diyor Allah bize. Allah’ın emri olduğu için yapıyoruz biz.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Cübbeli ne diyor? Yok bunları düşünmeye gerek yok. Allah Kuran’da böyle diyor ama siz kocakarı imanı dediği kendince bir iman şekli var, onun özelliği ne biliyor musun? Hiç düşünmemek. Motoru yakarsın diyor. Kafayı motor olarak alıyor insan kafasını, motoru yakarsın diyor. Düşünmeyeceksin, düşünmeyince Cübbeli olusun benim gibi, diyor. Cübbeli Ahmet kafasında olmak için çözüm neymiş? Düşünmemekmiş. Kuran’da ne diyor Cenab-ı Allah? Düşünün, derin derin düşünün, diyor.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam.
ADNAN OKTAR:Derin, derin düşünün, tahkik edin, geçmiş insanların kalıntılarına bakın, geçmiş yaşantılara ait kalıntılara bakın, kalıntıları da inceleyin, göğü inceleyin astronomi ilmine Allah dikkat çekiyor. Gökteki yıldızları inceleyin, canlıları inceleyin, kendi bedeninizi inceleyin, buradaki ince sanatımı görün, diyor Allah. Kuran’da emrediyor bize. Demek ki Allah’ın varlığını tahkik, tahkik-i iman ve Allah’ın varlığını bu şekilde anlatarak ispat Kuran’ın bize emrettiği bir hakikat. Aksi Cübbelizm inancı oluyor. Biz Cübbelizm’e karşıyız. Cübbelizm’de düşünce yoktur, düşünme yoktur. Hani derler ya (haşa) dini konuları tenzih ederim, körü körüne inanma vardır ve taassup ve bağnazlık vardır. Bilim yoksa, araştırma yoksa, düşünce yoksa, derin düşünme yoksa, bağnazlık gelir. Biz de buna karşıyız. Çünkü niye? Allah’ın emri olduğu için, biz bilimi savunuyoruz. İnce düşünmeyi, detaylı düşünmeyi savunuyoruz. Allah’ın emrini yerine getiriyoruz. Dolayısıyla arkadaşımızın açıklaması, samimi gibi görünmekle beraber Kuran’a uygun değil. Yani zahiren öyle gibi görünüyor ama batınında değil, yani derinliğinde böyle değil.
OKTAR BABUNA:Evet Hocam, inşaAllah.
Evrimcilerin İtirafları
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler