Adnan Oktar`ın 29 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:Bak klonlama falan diyor burada arkadaş anlatıyor. Oktar Hocam tam senin ilmi kariyerine uygun bir yazı, uygun bir soru.
OKTAR BABUNA:Estağfurullah Hocam.
ADNAN OKTAR:Ankara’dan Burak Yenipınar, oku, cevabını sen ver.
OKTAR BABUNA:“Selamün aleyküm hayırlı geceler. Hocam benim sorum, insan klonlamanın dinimizdeki yeri. Bir de insan DNA’sıyla başka bir DNA karıştırılarak bir canlı oluşabilir mi? Var sayalım ki oluştu. Dinimizdeki yeri ne olur? Bir de Allah ona da ruh verir mi? Hayırlı geceler, Ankara’dan Burak Yenipınar.
ADNAN OKTAR:Ne diyorsun?
OKTAR BABUNA:İnsan klonlama Hocam, teknik olarak anlatayım mı bilmeyenler için?
ADNAN OKTAR:Anlat anlat.
OKTAR BABUNA:Bir hücre, mesela birisinin bedeninden alınan bir hücre varsayalım. Onun çekirdeğini çıkardığımızda, o kişiye ait bütün genetik özellikler, yani bütün özellikleri var o çekirdeğin içerisinde. Herhangi birinden alınan bir yumurta hücresi düşünelim. Anneden alına bir yumurta hücresi, onun çekirdeğini çıkarttıkları zaman, o hücre çekirdeksiz bir yumurta hücresi oluyor. Onun içerisinde diğer kişiden alınan çekirdek, genetik bilgi ile birlikte yerleştirildiği zaman, o yumurta hücresi bölünmeye başlıyor doğal olarak. Ve bölünürken başkasının genetik hücresiyle, bilgisiyle bölündüğü için o kişinin bedeni tıpa tıp aynısı oluşuyor. Bütün özellikleriyle yani kaşı, gözü, boyun uzunluğu her şeyi ona benziyor, tıpa tıp aynısı oluyor. Fakat insan ruhu olan bir varlık olduğu için, Hocamız daha iyi bilir inşaAllah, çok daha iyi bilir inşaAllah, ruhu farklı olan bir insan olmuş oluyor tıpa tıp aynı olsa da. Şimdi burada Hocam başka daha derin sorular sormuşlar. O beni aşar inşaAllah. Dinimizdeki yeri birde insan DNA’sıyla, başka bir DNA karıştırılarak bir canlı oluşturulabilir mi?”
ADNAN OKTAR:Seni aşmaz da belki daha iyi açıklayan biri vardır.
OKTAR BABUNA:EvvelAllah, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Evet söyle onu anlat.
OKTAR BABUNA:“Başka bir DNA karıştırılarak bir canlı oluşabilir mi?” Allah-u alem oluşabilir, siz daha iyi bilirsiniz inşaAllah. İleride siz demiştiniz zaten böyle bir şey son dönemlerinde mümkün olabilecek diye dünyanın belki, (haşa) insanı da biz yarattık diye ortaya çıkacaklar inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Kurt ile insan karışımı bazı şeyler yapabilirler.
OKTAR BABUNA:Evet inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Olabilir. Birbirlerini kırıp geçirecek yeni bir sistem geliştirebilirler.
OKTAR BABUNA:Bir de “dinimizdeki yerini” sormuş Hocam.
ADNAN OKTAR:Söyle ne var, anlat tamam.
OKTAR BABUNA:Bilimsel olarak insanın faydasına olabilecek her şey, dinen Allah zaten yarattığı için, yaratan Allah. Yani burada insana tamamen nakil yapıyor. Mesela bir hücrenin çekirdeğini alıp, bir hücreye naklettiğiniz zaman hücreyi yaratan Allah, çekirdeği DNA’yı yaratan Allah. Birisi alıp onu bir yerden bir yere nakletmiş oluyor. Burada insanı da vesile kılıyor. Onu da yaratan Allah inşaAllah. Dolayısıyla dine karşı diye bir şey söz konusu değil. Ama zararına, aleyhine kullanılırsa, tabii bu haram olur. Yani insanın, mesela atom bombası içinde nükleer füzyon reaksiyonu gerçekleşiyor. Bu nükleer santral olarak insanların yararına kullanıldığında helal. Ama atom bombası alıp siz onu atıp da insanları öldürdüğünüzde haram olmuş oluyor.
ADNAN OKTAR:Yani mesela gerçi sıradan bir örnek de, atla eşek birleştiğinde katır oluyor.
OKTAR BABUNA:Evet inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Yani şimdi Allah ona ruh veriyor mu dersen, tabii ki hayvanında bir ruhu vardır, inşaAllah. Eşyanın, her şeyin bir ruhu vardır Allah’ın dilemesiyle. Allah her yerde tecelli eder, her şeyde tecelli eder. Ama dünyada o kadar teknolojinin, bilimin o kadar gelişeceği kadar bir vakti yok. Yani yaklaşık 70 yıl sonra Hıristiyanlık da, Musevilik de, Müslümanlık da bitiyor artık. Ondan sonra çok kısa bir dönem insanlar yaşayacaklar, sonrada Kıyamet kopacak. O devirde zaten it kopuk takımı gelişecektir. Pek bilimle ilgilenmeyecektir onlar da. Onlar rahatına düşkün, yiyip içen işte cinsel ilişki kuran, çakallık yapan, birbirine saldıran, daha çok birbirlerini öldürmek, dövmek, birbirini kovalamak onlarla uğraşacaklar. Yani pek bilim adamı kalmaz Ahir zamanda.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Çünkü bilim adamı olmak için de iman gerekiyor, irade gerekir, dikkat gerekir. O zamanlar ne sanat kalacak, ne bilim kalacak, ne kültür kalacak. Sadece it, çakal mangaları böyle o onu bıçaklayacak, o onu dövecek, o onu kovalayacak, onunla ilgilenecekler. Cinsi sapıklıklar, ahlaksızlar, şu bu falan yayılacak. Dolayısıyla bilimin gelişmesi yine Müslümanların olduğu dönemde, Mehdi (a.s.)’nin ve İsa (a.s.)’nın olduğu dönemde en yüksek dereceye çıkacaktır.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:O dönemde, yani zaten tohum ıslah çalışmalarına hadislerde Peygamberimiz (s.a.v.) işaret etmiş. Mesela “bir buğday tanesi atılacak” diyor, alışılmışın dışında “çok fazla buğday vereceği” belirtiliyor. Mesela ineklerin sütünün müthiş bollaşacağı, hadislerde belirtiliyor, Mehdi (a.s.) devrinde. Bu neyle olur? Gen ıslahıyla olur.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Genetik ıslahla olur. Onu yaratan kimdir? Allah’tır. Geni ıslah eden kim oluyor? Allah oluyor.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Mesela çocuk doğduğunda, iyi bakıldığında sağlıklı sıhhatli oluyor. Ona bakan kimdir? Allah, gıdayı veren kim? Allah, o etkiyi onda meydana getiren kim? Yine Allah. ..
...
OKTAR BABUNA:... Biraz önce söylediğiniz konu Hocam, genetik mühendisliğine işaret eden hadis’i okuyorum inşaAllah. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyuruyor: “İnsanlar bir ölçek buğday ektiklerinde karşılığında 700 ölçek bulacak. İnsan birkaç avuç tohum alıp atacak 700 avuç hasad edecektir. Ümmetimden gerek iyilere ve gerekse de kötüleri misli asla görülmemiş şekilde pek çok nimetlere sahip olacaktır. Çok yağmur yağmasına rağmen bir damlası bile boşa gitmeyecek, toprak bir tek tohum islemeden verimli ve bereketli olacaktır” El Kavlül Muhtazar.
ADNAN OKTAR:İşte bu genetik çalışmaya dikkat çekiyor hadis. İneklerin sütünün bollaşması da yine aynı şekilde, o da genetiğin ne kadar gelişeceğini göstertiyor. Genetiği nimet olarak yaratan da Allah`tır.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:İnşaAllah. Yani bir şeyi biz şekillendirdiğimizde Allah şekillendirir. Mesela diyor ki Allah; “size giyimler var ettik” diyor. Giyimler, kıyafetler. Mesela modacılar çok güzel kıyafet yaptığı kanaatinde oluyorlar, halbuki tamamını Allah yapar. Beyninin içerisinde Allah o kıyafeti ona göstermezse o kıyafet yoktur. Mesela, böyle, çeşitli firmalar güzel elbiseler yapıyorlar, dışarıdaki elbise saydam siyah-beyaz bir cisimdir.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah Hocam.
ADNAN OKTAR:Bak saydam, siyah-beyaz. O da, eğer ışıklandırdığını düşünürsek, normalde simsiyahtır. Yani öyle bir şey yok ama farz edelim ki ışık verildiğini düşünürsek siyah-beyazdır. Dolayısıyla kimsenin işine gelmez dışarıdaki kıyafet. Kıyafetleri beynimizin içinde yaratan Allah`tır. Rengarenk birbirinden güzel renklerle gösteriyor Allah. Saydamlığını da gideriyor kafamızda.
OKTAR BABUNA:Evet, inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Tabii, inşaAllah.
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...