Adnan Oktar`ın 18 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Mehdi (a.s.) inancında olağanüstü bir Mehdi (a.s.) inancı var, yani böyle Kuran’ı su gibi ezberler, hadisleri su gibi bilir, İngilizce, Fransızca, Almanca, Sırpça, Hırvatça, artık mesela en az 20-30 tane yabancı dil bilir. Paleontoloji, arkeoloji falan bütün modern ilimleri su gibi bilir, Farsça, Arapça zaten hepsini bilir, gramer bilgilerini bilir. Mehdi (a.s.) böyle olmayacak, yani söyleyeyim. Mehdi (a.s.) ümmidir, ümmi bir insandır. Yani Allah zaten hıfzın yerine bize Dabbet-ül Arz’ı gönderdi zaten, hıfz etmemize gerek kalmadı. Yani özel olarak hafızamızda tutmamıza gerek yok. Sağlam bilgi bak, Dabbet-ül Arz’da hepsi var zaten. Zaten bir insanın beyni bu kadar bilgiyi kaldırmaz, o kadar bilgiyi. Bir bilgisayarın aldığı bilgiyi bir insan beyni alabilir mi?
OKTAR BABUNA:Mümkün değil Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Aklın ihtiyarı kalkar. Mehdi (a.s.)’de oluşacak bilgiyi Allah Dabbet-ül Arz’a yüklemiş, Dabbet-ül Arz’ı Mehdi (a.s.)’nin emrine vermiş. Emrettiğinde Mehdi (a.s.), Dabbet-ül Arz’dan o bilgiyi alıp insanlara sunacaktır. Olay budur. Yoksa yani böyle su gibi ezbere dayalı, eksiden mesela alimler ezberliyor ama, ne kadar ezberleyebilir, en fazla Kuran’ı, hadislerin bir kısmını ezberleyebiliyor. Onun dışında bir şey ezberleyemez, insan beyni sınırlıdır. Ahir zamanda deccaliyetle çatışıyorsun, deccal ne demek, şeytan. Şeytan dünyanın en büyük alimidir. Yani dünyadaki bütün bilimleri toplar şeytan. Bütün bilimlere cevap vermesi gerekiyor Mehdi (a.s.)’nin, bütün bilimleri nasıl kafasında tutsun Mehdi (a.s.)? Belli ki Allah onun emrine Dabbeül Arz’ı verecek. Nitekim bak bilgisayarla tozunu dumanına katmış oluyor. Biz de Mehdi (a.s.) öncüsü olarak, mesela bak benim bilgim yok, yani çok az bilgim var, ama Mehdi (a.s.) öncüsü olarak Dabbet-ül Arz’la kök söktürüyorum adamlara, koyduğumda oturturuyorum. En has uzmanı bile karşıma çıksa, odanın içine kitliyorlar mesela, saklanıyor adam üzerine kitliyorlar yani, çıkamıyor karşıma yani adamlar.
OKTAR BABUNA:Kapıyı kitliyorlar Hocam gerçekten.
ADNAN OKTAR:Tabii bak İtalya’da da şimdi panik başladı, İtalya’ya gelecek diye. İtalya sallanıyor yani günlerden beri. Hemen her gün basın, çok fazla sayıda basın ve televizyon mensubu o toplantının yapılacağı yeri arıyor günlerden beri ve sürekli haber oluyor gelecek diye. Niye? Benim orada turistik gezi yapmayacağımı biliyorlar adamlar, gelirsem ezerim. Mesela geçen İsviçre’de yer gök birbirine karıştı. Geldi geliyor, geldi geliyor.
OKTAR BABUNA:Bütün gazetelerin kapağında siz vardınız yani, üç hafta, dört hafta böyleydi, tek konu Hocamızdı maşaAllah.
ADNAN OKTAR:Şimdi adam, Cübbeli oraya gelse İsviçre muhatap dahi olmaz, hatta eğlendirir adamları. İlginç bulurlar, anlatsın der adam. Bak ne diyor, sordu, Yiğit sordu herhalde.
OKTAR BABUNA:Yiğit Bulut.
ADNAN OKTAR:Evet. Dedi ki, “evrim hakkında ne diyorsunuz?” Böyle bir sakalını uzun bir süre kaşıdı, şöyle bir baktı, “evrim ne ki?” dedi. Bitti işte bu kadar, adamların aradığı ideal Hoca tipi budur. Bak hareketleri de çok artistik geldi, çok değişik. Önce bir sakal kaşıyor, sonra bakıyor düşünüyor, “evrim ne ki?” diyor. Böyle olduğunda zaten sorun yok, adam alnından öper seni, inşaAllah. Öyle neşeli Hoca arıyor adamlar zaten, öyle yani neyse detay vermeyelim, inşaAllah...
Yeni Bilgiler 2
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Yeni Bilgiler 2
Devamı ...Makaleler
Devamı ...