Adnan Oktar`ın 18 Ekim 2010 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...İnsanları Allah imtihan ediyor. Hepimizi imtihan ediyor. Ahir zamandayız, harika bir devir. Çok acayip bir zamandayız. Mesela bizi, Allah’ın böyle bir devirde yaratmış olması çok hoş. 1700’ler böyle değil mesela, 1600’ler 1500’ler bambaşka. Bilimin teknolojinin geliştiği, felsefenin de geliştiği, dinin hem baskı altına alındığı, hem geliştiği çok acayip bir dönem. Çok şaşırtıcı bir dönem. Fakat insan aklı böyle kolay kolay konsantre olamıyor, her şeye o kadar dikkatini veremiyor. Bir de rahat yaşamak istiyor. İnsanın ruhunda o var; fazla düşünmemek, fazla araştırmamak. Ama, Allah’ı düşünmemek çok vicdansızca bir şey, çok anormal. Hem Allah’ın sürekli nimetlerini alacak adam, hem güzelliklerden alabildiğine istifade edecek, O’na karşı da nankörlük edecek; çok akıl almaz bir hareket bu, çok büyük bir zulüm. Ama tabii dinin sunuluşu da çeşit çeşit sunuluyor. Mesela bir din Kuran’a bakıyor, sünnete bakıyor; çok kolay ve samimi, güzel, canlı, cıvıl cıvıl bir din var. Çok hoş, yani kafamıza çok berrak gelen, kolay bir din var. Bir ikinci Cübbeli zihniyeti var. Karmakarışık, zor ve bir hayli karanlık. Bir çok yönden karanlık ve yaşanacak gibi değil. Yani hiç kimsenin yapabileceği gibi bir şey değil. Bir de böyle, mantığın dışına çıkmış, aklın dışına çıkmış garip hareketler var. Mesela koskoca adam, bakıyorum meczup, saçını oksit sarıya boyamış, “ben Hz. İsa’yım” diyor, cübbe giyiyor çıkıyor ortaya. Öbür birisi, kafasına balkabağı gibi bir şey geçiriyor. “Ben de Mehdi’yim, Allah’tan ben vahiy alıyorum” diyor. Ama ben, hiçbir zaman tabii Müslümanların hedef gösterilmesini istemem. Yani bunlar meczup ve korunması gereken, zavallı gördüğümüz, şefkat duymamız gereken insanlardır. Yani gerici de olsa, bağnaz da olsa, cins psikopat da olsa bir Müslümanı ezmeye kalkmak, aşağılamak, yani insan olarak aşağılamak akılcı bir hareket değil, anormal bir tavır olur. Ama o tiplerin de düzelmesi bir hayli zor oluyor. Yani normal çizgiye getirilmesi bir hayli güç oluyor. Fakat, genel olarak toplumda iyi bir düzelme olduğunda, onlar da ona uyuyorlar. Yani o genel yapıya uyuyorlar. Fakat, kilitlemek lazım tabii böyle şeylerde. Tek tek her anormal cereyanla bir bir uğraşmak çok zor. Yani kardeşim sen bak şurada sapıttın, şurada anormallik yaptın, şu anormal. Onunla uğraşmaya kalkarsak günlerimizi alır. Toptan anormalliğin vurgulanması lazım. Kuran’da bize bunu gösteriyor zaten. Kuran’da Allah, ayetlerde “Kuran’ın yeterli olduğunu” söylüyor. “Müslümanlara yeterlidir” diyor, Allah. Yani biz, Ahirete gitsek, yanımızda sadece Kuran olsa, tamam. Biz Kuran’dan sorgulanacağız. Allah “sizi Kuran’dan sorgulayacağım” diyor. Mesela bir adaya düşsek dünyada da, yanımızda sadece Kuran olsa kurtuluşa ereriz. Fakat Kuran’ı en güzel Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tefsir eder. Yani kendi kendimize tefsir değil de, Peygamber (s.a.v.)’in tefsirini esas almamız lazım. O’nun yorumlaması esastır. Onun dışında karmaşık bir şey yok...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler