Adnan Oktar`ın 18 Ekim 2010 tarihli Adıyaman Asu Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Bakın Bediüzzaman diyor ki; “Evvelen, münafığın birinci cinayeti olan aldatmaya ait neticeleri nazara almak lazımdır. Birincisi: Allah’ı kandırmak gibi imkansız bir şeyin talebinde bulundukları için ahmak olduklarını Allah söylüyor” diyor. Ahmaktır münafıklar. “İkincisi: menfaat niyetiyle kendilerine zarar dokundurdukları için kıt akıllı sayılmış, akılsız addedilmişlerdir”. Kendine güya menfaat sağlayacak ama kendine zarar dokunduruyor münafık. “Üçüncüsü: menfaati zararlardan ayıramadıkları için cahil görülmüşlerdir”. Neyin menfaatine olduğunu, neyin zararına olduğunu akledemiyor ahmak olduğu için. Yani böyle sürekli başını belaya sokar münafık. “Dördüncüsü: huyları pis, sıhhatlerinin madeni hasta, hayat kaynakları ölmüş, vesaire gibi rezaletleriyle, rezil edilmişlerdir”. Bir kere huyları pis, çok aksidirler. Bilmiş böyle tepeden bakan, ukala, münasebetsizdir münafıklar ve asla itaate gelmez. Hep üst perdedendir. Yani herhangi bir kimsenin itaatine girmek istemez. Sürekli asi ve isyankardır. O yönüyle çok iyi tanınabilir münafıklar. İtaate gelmez, itaat gibi görünür ama kahpedir. İtaat gösterdiği yerde yeni bir saldırının, yeni bir üst perdeden faaliyetinin çalışmasını yapar. Mesela gider bir mürşidi kamilin yanına, bir alimin yanına, mesela el pençe divan durur. Onun yanında hakikaten böyle onu huşuyla dinliyor gibi yapar ama o kahpe o arada onun aleyhinde neler yapabileceğini tespit eder. Yani onda kendince anormal gördüğü, yanlış gördüğü, onu nasıl çökertebileceği gibi fikirler kafasından geçer. Yani onun bir hastalığın gelişme vardır. Bu hani var ya tıpta vardır. Hastalığın gelişme dönemi vardır, sonra hastalığın iyice sirayet etme dönemi vardır. O da hastalığın ilk dönemidir yani kapalı dönemidir. O dönemde münafık, Müslümanlara hangi yönden zarar vereceğini tespitle uğraşır. Sonra onu iyice tespit ettikten sonra hırlamaya başlar. Hırladıktan sonra direkt saldırıya geçer. En son aşamasında saldırıya geçer. Huyları pistir o yüzden. “Sıhhatlerinin madeni hasta.” Aklen sıhhatsiz oluyorlar. “Hayat kaynakları ölmüş”. Yani hayat kaynağı öldüğü için hayatın bir anlamı olmuyor. Neye saldıracağını bilmez. Hayatta neyi hedeflediği de belli değildir. Yani parayı hedefler, parayı niçin kullanacağını bilmez. Mesela bir şeyi elde etmeye çalışır. Neye onu kullanacağını bilmez. Çok şuursuz bir saldırganlık içerisindedir. Allah, “Allah’ın onları rezil ettiğini söylüyor” ayette. “Hastalıklarını arttırdıkları için aşağılanmış, küçük ve hor görülmüşlerdir” diyor. Bediüzzaman, diyor; “yani sözde Allah’ı aldatırlar”, Bakara Suresi 9, “yani hile ile Allah’ı kandırmak istiyorlar. Zira Resul-ü Ekrem, Allah’ın elçisidir. Ona yapılan hile Allah’a geri döner. Allah’a yapılan hile ise imkansızdır. İmkansızı talep etmek ise ahmaklıktır” diyor. Yani mesela Resulullah (s.a.v.)’ı devireceklerini zannediyor münafıklar. Halbuki Allah’a karşı hile yapmış oluyor. Mutlaka başarısız. Mehdi (a.s.)’ye karşı da mesela hakikaten zarar vereceğini zannediyor. Halbuki mutlaka başarısız. Mutlaka yıkılır sonunda. “Anlayışsızlık ve böyle hayvancasına ahmaklık şaşkınlıkla karşılanması icab eder” diyor. Yani çok abartılı ahmak olur münafıklar. Onun için “hayretle karşılanması gerekir” diyor. Yani “makul bir ahmaklık yoktur. Abartılı ahmaktır, münafıklar” diyor. Ayet, Bakara Suresi, 9. “Şuurunda değiller, yani fayda ve zararı ayırt edebilecek bir hisse sahip değillerdir. Bu ise cahilliğin en adi, en alçak ve en aşağı mertebesine düştüklerine işarettir”. Mesela Müslümanlara zarar vermeye çalıştıklarında, kendine gelecek zararı hesap edemiyor. Ahirette ve dünyada meydana gelecek zararı hesap edemiyor. Bir de o saldırıdan da hiçbir şey çıkmayacağını da akıl edemiyor. Hem netice alamayacak, hem de bomboş bir şey yapacağı ona hiçbir fayda getirmeyecek bir şey. Bakara Suresi 10, “Kalplerinde hastalık vardır”, “yani fitne ve hasetten kalplerinde, ruhlarında öyle bir hastalık vardır ki, o illet hakkı batıl kabul etmeye sebeptir”. Hak olan bir şeyi batıl görüyor. Mesela hak yolda mücadele yapan bir insanları kafir gibi görür, küfrü de kendine müttefik kabul eder, ama küfrü hem eleştirir ama müttefiktir de ona, inşaAllah. “Zaten bozgunculuğu bir kalpten, bozuk bir ruhtan böyle rezaletlerin çıkmasıyla, anlaşılır” diyor.
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler