Adnan Oktar`ın 31 Ekim 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ALTUĞ BERKER: ... Star Gazetesi’nde İbrahim Kiraz isimli yazarın; “Sık dişini Avrupa, Türkiye geliyor” başlıklı bir yazısı var. Türkiye’ye her halükarda ihtiyaç duyulduğu Avrupa’da, aslında onlarında halklarını ikna etmede zorlandığını sadece; fakat her alanda Avrupa’ya ihtiyacı olduklarının farkında olduklarını kaleme almış.
ADNAN OKTAR: Kim, ihtiyacı olan kim?
ALTUĞ BERKER: Avrupa Türkiye’ye muhtaç.
ADNAN OKTAR: Ama şimdi bak adamlar başından beri biliyorlar muhtaç olduklarını; fakat onların gizlediği, fakat söyleyemediği nedenler var, Türkiye’yi almadıklarının sebebi var. İhtiyaç olduğu belli ama şöyle ihtiyaç var Türkiye’ye; Türkiye genç iş gücünü temsil ediyor, genç işgücü. Adamlar yaşlı, gençlerin onlara hizmet etmesi gerekiyor. Fabrikalarda, orada burada adama ihtiyaçları var; o yönden ihtiyaçları var. Bizim otellerimize, sahil kentlerimize ihtiyaçları var iyi eğlenmek için, alem yapmak için; bu yönde de ihtiyaçları var. Bizim onlara ne ihtiyacımız var? Onları biz seviyoruz Avrupalıları, genel olarak severiz. Tabii yani sanatı, bilimi yani onlar güzel. Ama Türkiye, Türk-İslam Birliği’nin lideri olmadan Avrupa Birliği’ne girmesi hiçbir şey ifade etmez. Acil olarak Türk-İslam Birliği olması lazım, acil. Bunu çok zor, karmaşık gösterenler, bizim o tombul, şişman falan da öyle yapıyor, zor gösteriyor. Ona da bir isim koymuş; “neo-Osmanlı.” Madem “ne o?” diye sordun, ben de “anlatayım” dedim, İnşaAllah. Sorusuna cevap Türk-İslam Birliği’dir. Türk-İslam Birliği olduğunda konu bitti. O kadar kolay bir şey ki. Kardeşim bak şimdi, bugün toplansın Türkî devletler, İslam ülkeleri toplansın; “ya arkadaş şu pasaportları kaldıralım. Ne diyorsunuz?” desin. Bir kişi söylesin; “oylama yapalım” diyecekler. Alayı birden; “evet” der. E bitti işte, bu kadar. Bir fasıllık işi var, bir fasıllık. Kardeşim denesinler, bu kadar basit. Ben çağırtacağım, masrafını da ben yapacağım, kabul ediyorum yani. Bak Türk devletlerinin ileri gelenleri, yani devlet başkanları, İslam ülkelerinin devlet başkanlarını bir araya getirecekler, tek oylama yapılacak, denecek ki; “pasaportları kaldıralım mı?” Derhal evet çıkacaktır. Buyur sana Türk-İslam Birliği, işte bu kadar. Bak, tek fasıllık iş kardeşim. Adamlar; “oo amma karışık işler ya”, “çok zor”, işte “halkları ikna etmek lazım” böyle bir olay yok, bunlar doğru değil. Yani belirli bir günün belirli bir vaktinde yarım saat sürmez bu iş, yarım saat. Yarım saatlerini verecekler, konu biter.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah.
ALTUĞ BERKER: Siz bundanüç sene evvel; “vizeler kalkacak” dediniz, şimdikalktı Hocam Allah’ın izniyle.
ADNAN OKTAR: Kardeşim vize kurtarmaz. Ben önceden söyledim; “vizeler önce kalkacak” dedim, “pasaportlar...” Alıştırmaya, milleti alıştırmaya gerek var mı. Yani neyini alıştıracağız biz? Türk-İslam Birliği için insanları alıştırmaya gerek var mı? Adamı kötülüğe felakete itmiyorsun ki alıştıralım yani. Neyini alıştırıyorsun? Şimdi herhangi bir devlet karar alsın; ama Türkiye’nin karar almasını biz istiyoruz. Dilekçe versinler. Ankara’da ve İstanbul’da bir toplantı yapılsın. Bütün İslam ülkelerinin liderlerini çağıracağız, Türk devletlerinin liderlerini çağıracağız. Gündemde tek soru var; “arkadaş pasaportları kaldıralım mı, kaldırmayalım mı?” Bak “kaldıralım” da demiyoruz illaki. “Kaldıralım mı, kaldırmayalım mı?” “‘Kaldıralım’ diyenler parmak kaldırsın.” Hepsi birden kaldırır. “Bitti, teşekkür ederiz, haydi hayırlı uğurlu olsun” denecek; o kadar. Bu olduğunda konu biter. Öbür türlü böyle çok uzun hikaye yani, olmaz. Avrupa Birliği’ne girsek de bereketi olmaz, bir şey çıkmaz ondan...
Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler