Adnan Oktar`ın 31 Ekim 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...“Hocam, sorum şudur; Kuran’da ’inananlar kardeştir, inanmayanları dostlar edinmeyin’ diyor. Ben sizin önceki sohbetlerinizde duydum. Kâfirler de, Hıristiyanlar da, Yahudi de tabii bunlar kâfir oluyor, çünkü Allah’a evlat nispet ediyorlar ve Peygamberimiz (s.a.v.)’i kabul etmiyorlar. ‘Bunlar da benim kardeşim’ dediğinizi duydum. Açıklarsanız, şu an da canlı yayınınızı izliyorum. Merakla cevap bekliyorum. İsimsiz.” İsimde ne mahsur var? Ne yapacağım kardeşim onlara ben? Gayet masum, gayet güzel bir soru. İsimsiz olmasın. Hiç olmazsa soyadını yazmazsın, ismini yazarsın. Ne mahsuru var yani? Zaten biz illaki şecerenizi yayınlayacak değiliz yani. “İnananlar kardeştir.” Evet, müminler kardeştirler. Kâfirler ve Hıristiyanlar da, Museviler; la ilahe İll’Allah kardeşimizdir. Hıristiyanlarda da, “la ilahe İll’Allah” diyenler la ilahe İll’Allah kardeşimizdir. Ama öbür türlüyse, yani tamamen küfür içindeylerse, delalet içindelerse de Hz. Âdem (a.s.)’den kardeşimiz. Kardeşimiz olmuş oluyor, inşaAllah. Bu iman kardeşliği, bu yani Kuran’a dayalı bir kardeşliktir ve bunda sorumluluk vardır, Kuranî sorumluluk vardır. Kardeş kardeşi kollayacak, yani birçok sorumluluk vardır. Nasıl evlilikte sorumluluklar oluyor. Kardeş olmanın da hukuku vardır Müslümanlıkta. Her şeyinden sorumlu olursun; canını korumak, malını korumak, her şeyini korumaktan mükellef olursun ve derin şefkatle onu eğitmekle işte her şeyiyle ilgilenmekle, ona zekât verirsin, sadaka verirsin, anlaşıldı mı? Bu şekilde korumakla mükellefsin. Ama öbür türlü biz “kardeş” dediğimizde la ilahe İll’Allah kardeşi olan kardeşlerimizi ne yapmak istiyoruz? Muhammeden Resulullah kardeşi olmak istiyoruz, onun için uğraşıyoruz, la ilahe İll’Allah kardeşimiz’i. Hz. Âdem (a.s.)’den kardeşlerimize de ne diyoruz? “Siz bizim kan olarak kardeşimizsiniz.” Aynı soydan gelmiyor musun? Dedemiz Hz. Âdem (a.s.). Bir ailede bir çocuk dinsiz imansız oluyor, biri Müslüman oluyor. Şimdi bu kardeşimin mesela, akrabalarından vardır dinsiz; ya kardeşi dinsizdir, ya yeğeni dinsizdir ama sofrada beraber oturuyorlar. Sorduğunda ne diyor? “Kardeşim” diyor. “Kardeşim” demiyor mu? Kardeşim. Manevi, yani derinliği anlamında, imanî anlamda tabii ki ona buğz eder ama Hz. Âdem (a.s.) cihetinden kardeştir. Orada nasıl kendi kardeşine “kardeşim” diyorsa, oradaki kardeşlik de aynı kardeşliktir. O da kurtarma kardeşi. Batmış kardeşi boğuluyor, sen de onu kurtaracaksın. O anlamda kardeşlik, anlaşıldı mı? Çünkü “hiçbir şey değil” dersen, “eşya” dersen olmaz. O, bir şey o. Ne? “Bu adam kim?” deseler ne diyeceksin? “Hz. Âdem (a.s.)’den kardeşim” diyeceksin. “Ben tanımıyorum” diyemezsin ki sen ona. Senin ailenden yani. Aynı aileye mensupsun, o anlamda. Dolayısıyla kurtarmayı amaçlayan, onu kurtarırken de şefkati amaçlayan bir tanışma sözcüğü o. Yani o bir şey, yani bir “mahlûk” mu diyeceğiz adama? Ne diyelim yani?. “Kardeşim” diyeceksin. Ne diyeceksin? İnşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler