Adnan Oktar`ın 18 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Mesela bizim liseyi basmıştı komünistler, ben okula geldim, derse geç kalmıştım yani iki saat sonra, dersten iki saat sonra gittim. Bütün her yer kan lekeleri böyle, ondan sonra yerlerde koca koca kayalar, cam kırıkları her yer öyle ama her yer kan revan içinde kalmış, bir mana veremedim. Okul da kapalı, Allah okul tatil mi oldu dedim, hep kapıları kapatmışlar her yeri, muazzam arbede olmuş. Kan gövdeyi götürmüş, orada adam vurmuşlar birkaç kişiyi. Ne oldu falan dedim, oradaki kapıcı yani müstahdemi gördüm. “Aman aman gir içeri, ne işin var senin dışarıda” dedi. İçeri girdim ne oluyor, dedim. “Çok büyük olay çıktı” dedi. Tabii ben de meraklıyım o zaman, o zaman ben içeri girmeyeyim, dışarı bakayım dedim. Arkaya dolandım, Siyasalda olay var, devam ediyordu olay, silah sesleri geliyordu. Kardeşim itiraf ediyorum müthiş heyecan, merak ediyordum. Olayın ta içine kadar girdim, yani olayın en yakınına kadar girdim. Komünistler oradan sloganlar atarak birden çıktılar oradan yukarıdan, yağmur gibi taş yağdırmaya başladılar. Dolu sesi var ya böyle takır takır, çok acayip taş yağması, müthiş ses çıkartıyor, gümbür gümbür gümbür polisin üstüne atıyorlar. Polisin de kalkanları vardı, onlara çarptı polis kalkanlarına. Polis karşı atağa geçti. Tarihi olaylar olduğu için, hiçbirini kaçırmıyordum açıkça söyleyeyim. Hepsine gidiyordum. Mesela Türkiye İşçi Partisi’nin kongrelerine gidiyordum, TSİP’in kongrelerine gidiyordum, MHP’nin bütün kongrelerine gittim. Mesela tüylerim diken diken oluyordu MHP’nin kongrelerinde böyle, eriyordum böyle acayip hoşuma gidiyordu. Philips teybim vardı, onu da götürüyordum. Mesela o zaman çok şahaneydi, şimdi pek duymuyorum, görmüyorum veya oluyordur belki haberimiz olmuyordur. Atatürk kapalı spor salonunda, mesela “Karahanlılar” diyor, Karahanlılar’ın bayrağı gösteriliyor, oraya bir kişi gidiyor, bir genç kız, bayrağı alkışlıyorlar. Mesela “Uygur’lar” diyor, Uygur bayrağı gösteriyor. Yani 16 Türk devletinin. Son “Osmanlı İmparatorluğu” diyor, salon yıkıldı yani nasıl camlar dayandı bilmiyorum yani. Kardeşim şimdi biz Türk Milliyetçisi olarak ne oluruz? Perişan olduk tabii. Saçlarım böyle kabardı bütün saçlarım, acayip şahane bir ortamdı. Mehter zaten bayıldığım bir şey, inşaAllah. Tabii onlar hep heyecan, çok zevk alıyorum. Birisi, “Başbuğ” diye gençlerden birisi bağırıyor, çok ama çok gür bir sesle bağırıyor. Toptan herkes birden “Türkeş” diyor ama yani tarif edemem. İnanın salon yıkılıyordu böyle yani o şekilde, müthiş dinamik bir gençlikti, acayip güzeldi. Mesela yine öyle “Başbuğ” diyor, bir daha “Türkeş” diyorlar, bir daha “Başbuğ” diyor, sonra tempo halinde “Başbuğ Türkeş” diyorlar ama yani çok zinde ve güçlü bir gençliğin orada olduğu anlaşılıyor. Acayip aktif, müthiş canlı oldukları anlaşılıyor. Yer, gök inliyor böyle. Saadet Partisinin kongrelerine giderdim, orada da mesela yine aynı ona benzer sloganlar vardı. Mesela “Mücahit” diyor, yine cevap veriyorlar, “Mücahit” diyor, yine cevap veriyorlar. Sonra yine öyle çok gür sesle sloganlar oluyordu. Allah öyle ne cesaret varmış bende? Ertesi gün gidip TSİP’in kongresine gidiyordum. Türkiye İşçi Partisinin kongrelerine gidiyordum. Mesela Ertuğrul Kürkçü konuşma yapıyordu Kurtuluş Parkında, orada da yine otobüsü durdururdu Komünistler, ben de onlarla indim, ta içlerine kadar girdim. Orada bekçi kulübesinin üstüne çıkmıştı Ertuğrul Kürkçü, insanlar omuzlarına koydular, bilmiyorum artık bir şekilde çıktı yani tam hatırlayamıyorum. Kulübenin üstüne çıktı, birileri yardım etti çıktı. Orada konuşma yapmıştı, başından sonuna kadar dinledim. Mesela Türkeş konuşma yapıyordu rahmetli, yine Kurtuluş Meydanı’nda, Kurtuluş Parkı’nın orada, Kurtuluş Meydanı’nda yapıyordu. Motorsikletli bir polis geldi, halkın arasında daldı, halk da geri çekildi böyle bir kalabalık oldu. Türkeş acayip hiddetlendi, “alın onun plakasını hemen” dedi. Acayip bir alkış tufanı koptu o zaman da yani çok öfkelendi. Hakikaten de çok gereksiz bir hareket yaptı polis. Kalabalığın içine girdi, kalabalığı açtırdı, yani ne amaçta olduğu belli değil, yol koskoca yol, halkın içine girmenin alemi ne? Türkeş’in böyle çok tok ve gür bir sesi vardı, o zaman o da şahane güzel bir konuşma yapmıştı. Yani özetle hiçbirini kaçırmıyordum.
OKTAR BABUNA:İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hiçbirini yani. Her olay olduğunda mutlaka olay yerindeydim. Hacettepe’deki olayların hepsini yakından izledim. Hacettepe’deki işgal olduğunda, komünist işgali olduğunda, sloganları falan hepsini yakından görmüştüm. Allah bana hepsini gösterdi. Yani mesela komünistler yürüyüş yaptığında başından sonuna kadar takip ederdim. Ama hepsine şefkat duyarım, sevgi duyarım, yani şimdi hepsi bir ideali olan insan yine, çünkü öyle aşağılık bir amaç yok. Yani şöyle, komünizm tabii benim için aşağılık bir ideolojidir. Ama adamın amacı şey değil, yani öyle vatana zarar, o inancı yaşıyor, bir ideal insanı, mühim olan bu. Yanlıştır ayrı ama merdane açıkça söylüyor, inşaAllah.
OKTAR BABUNA:Hocam 12 Eylül’ü anlatan bir belgeselde, “gözaltına alınan ve işkenceye maruz kalan ülkücülerin, büyük çoğunluğunun gördükleri işkence karşısında 1980’de olduklarını, Hz. Mehdi (a.s.)’ın çıkış dönemi olduğunu konuşarak, birbirlerini şevklendirdiklerini” anlatılıyormuş. “Keşke Olmasaydı” diye bir belgesel dizisi 12 Eylül’deki aslanları anlatıyormuş inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Hay maşaAllah, maşaAllah. Hepsi tertemiz insanlar, solcularımız da delikanlıdır, ülkücüler de delikanlıdır işin doğrusu bu. Allah hepsine hidayet versin. Ülkücüler zaten ehl-i hidayettir...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler