Adnan Oktar`ın 20 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Bir insan düşünün, Ortadoğu’da yaşayan bir insan. Rahat etmek istiyor, huzurlu olmak istiyor; bakıyor ki herkes bölünmüş paramparça olmuş. Ve birbirleri ile ticaret yapmıyor yok, bağlantıları yok, kültürel bağlantıları kesilmiş. Şimdi desen ki, burada bu insanları biz mutlu edelim. Bu kavga bitsin, kargaşalıklar bitsin, onurlu, dik başlı olsunlar, rahat etsinler. Ne yapılır? İlk akla gelen birlikteliktir, beraberliktir. Önce dersin şu sınırları bir kaldıralım, pasaportu, vizeyi bir kaldıralım. Ondan sonra kardeşlik bağlarını güçlendirelim, sevgiyi arttıralım, dersin. Çünkü sevgi enerjidir, sevgi insanın kafasını açar. İnsan öyle makine değil ki, sevgisiz felç olur insan. Sevgisizlik de sıkar insanı bunaltır. İnsanın beyni iptal oldu mu, bedeni de iptal olur. Bedeni iptal oldu mu, sanat da olmaz, bilim de olmaz, sadece gerilim ve kavga olur. Sinirler de bozulur, insan sataşacak yer arar, kavga edecek yer arar. Sinirleniyorlar. Sevgiyi yaşayan bir insan niye sinirlensin? Gayet mutmain olur, gayet mutlu olur. Savaş teklif etsen, aman aman sakın olmasın der. Dünyadaki gerilimin nedeni bu, adam sinirli, gerginler, sevgisizler kavga arıyor adam, kepazelik çıkarıyor, rezalet çıkarıyorlar. Ortadoğu’da aslında gayet kolayken, Türklük aleminde Türklerin birleşmesi gayet mantıklıyken, sanki çok uzak bir ihtimalmiş gibi anlatıyorlar. Kardeşim benim ailemden 10 kişiyi odalara hapsetmişler. Ben de diyorum ki; “kapıları açın birleşelim”, bunda karışık olan ne var? Türkler bir kere ne alaka, niye ayrı olsunlar? Türk artık aynı kandan adamlar. Dini de bir, dili de bir, hepsi bir, ayrı. Çok acayip bir olay, görülmemiş bir olaydır. Amerika bak, adamların hiçbirinin birbiriyle alakası yokken, millet oluyorlar. Burada ayrı ayrı, param parçalar. Tabii ki birleştireceğiz, inşaAllah. Türklük alemi yek vücut olacak. İslam alemi yek vücut olacak, buna Türk-İslam Birliği diyoruz. Bunu uzak görmek fitnedir. Bunu kimse ağzına almasın. Bunun zorluğuna dair her konuşma yapan, insanlığa çok büyük zarar verir. Bu çok zor, diyor. Zor demek ne demektir biliyor musun? Şeytana yardım ediyorum demektir, bu anlama gelir. Zor lafı ağza alınır mı? Şimdi mesela biz farz edelim, anneannemi ziyarete gideceğiz. Zor demiyoruz ki kardeşim, içimizden gelerek, severek arabaya binip gidiyoruz. Ama bir emek veriyoruz, durduk yere gidilmez, emek verilir. Türk İslam alemi durduk yere birleşmez, emek verilecek. Kim gidecek şimdi oraya, derse bir adam bu anormal bir harekettir. Ama çok iyi olur, özlemiştik hemen gidelim dersen, bu güzeldir. Türk-İslam Birliği’nde de bu iş zor dedin mi, İslam alemine kurşun sıktın demektir, Türklük alemine kurşun sıktın demektir. Ha makinalı tüfekle taramışsın onları, ha bu lafı söylemişsin. Arada fark yok, zulmedersin. Gayet kolay bir şeyi çok zor gibi gösteriyorlar. Kardeşim öyle bir inandırmışlar ki, çok büyük bir olay, diyorlar. Neresi zor bunun, karmaşık bir şey var? Şimdi mazAllah ben örnek veriyorum, mesela biz de Konya’yı ayırmış olsalar, Eskişehir, Edirne’yi ayırmış olsalar, şimdi biri çıksa, bu çok çok çok zor bu iş, olacak iş mi dese, tebiyesizlik yapmış olur, vicdansızlık yapar, ayıp yapar. Çünkü belli ki gaspen ayrılmış, bir oyunla ayrılmış. En kolay iştir birleşmek, en kolay. Nedir şartı biliyor musun? İki taraf isteyecek, bu kadar. Nikah nasıl oluyor? Normal mi genç bir kızla aynı evde yaşamak olacak iş midir, beraber eşi olması? Ne diyorlar? Evlilik teklif ediyorsun, al tamam. Allah’ın emriyle rica ediyorum, eğer uygunsa Peygamberin (s.a.v.) kavliyle, oluyor. Ne oluyor? Bir imza atıyorsun konu bitiyor. Bu konu da böyle, bu kadar kolaydır kardeşim. Ama ne şart, iki tarafın istemesi. Şimdi evlenecek adam, bu iş çok zor derse şimdi damat, kız tarafı da bu iş çok zor nasıl olacak bu iş derse bu iş yatar. Ama bu iş çok kolay dersen, hakikaten de kolaydır, gelirsin adamı çağırırsın, iki tane de şahit getirirsin anası, babası, soy, talikat kim varsa, basarsın imzayı alkışlarlar iş biter. Bu olayın onlardan hiç farkı yok, şeytan insanların gözünde büyütüyor, acayip zor, acayip zor. Kardeşimin kimin nesine lazım, gayet mutlu olur millet sen, iyiliği, barışı, kardeşliği getirmek istiyorsan, sevgiyi getirmek istiyorsan, bir de o arada İsrail’i de kurtarmak istiyorsun, Ermenistan’ı da kurtarmak istiyorsun, çok büyük zulümdür. Mesela düğün var, kapıda da fakir fukara var. Etleri yiyor adamlar, meyva suyunu içiyor, büyük bir zevkle. Peki kapıdaki o fakir fukara ne olacak, çok ayıp. Çağırırsın düğüne inşaAllah, orada onlara da bir köşede masa kurarsın onlar da yerler. O zaman mutlu olunur, onlar orada perişanken sen nasıl mutlu olacaksın? İsrail orada perişan olacak, korku içinde yaşayacak, sen de mutlu olacaksın, olmaz. Ermenistan orada ufacık bir toprak parçası, perişan haldeler fakir fukara. Daha birinci dünya harbi havası var oralarda binalarda, o devrin havası acayip soğuk, çok ürkütücü bir görünüm almış, insanlar perişan. Açalım kardeşim, kan oraya birikmiş, kirlenmiş bir nevi artık, aç bir ferahlasın, adamlar kendine gelsin. Sahip çıkacağız tabii ki. O sevgiyle, şefkatle onların dost olması ne kadar güzel bir şey. Kitlevi Müslüman olurlar, olmasa da kardeşimiz, olursa da nur ala nur. Bu nefret bu kin ne oluyor, nedir yani? Yok Ermeni’ye kin, Rum’a kin, Musevi’ye kin, Rus’a kin, Araplara kin. Çok acayip bir şey, şeytan oyun oynadı bizim çevremizde ki birçok insana. Bu oyunu bozacağız, bu nefret oyununu bozacağız, konuyu sevgiye çevireceğiz, muhabbete çevireceğiz, inşaAllah...
Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler