Adnan Oktar`ın 20 Ekim 2010 tarihli Kaçkar Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...“Allah’ın rahmeti selamı sizin üzerinize olsun Hocam” diyor. Aleyküm selam ve rahmetullahi ve berekatühü. “Hocam gurur ve enaniyet konusunda ki çalışmalarınızı okudum. Bu konu ile ilgili düşünüyorum. Kendimi enaniyetten temizlemeye çalışıyorum ama bir anda bakıyorum bir eşyayı bir yerden bir yere koymanın bile enaniyetini yapabiliyorum.” Gülden Hanım vesveseye başlamış, olmadı, bu vesvese. Eşya koymada enaniyet ne alaka? Enaniyette bir kere sevgi olmaz. Böyle coşkulu ve sevgi doluysa bir insan, Allah aşkıyla kalbi doluysa enaniyet olmaz. Ve Allah’ın bize sır olarak verdiği bilgiyi biliyorsa. Maddenin görüntüsünün beyinde olduğunu biliyorsa, yani bunu bilen bir adamın enaniyete gücünün yetmesi teknik olarak imkansızdır. Eğer deli değilse, yapamaz bunu bilerek. Adam hem beyninin içinde şu kadarcık yerde yaşadığını bilecek, hem de enaniyet yapacak. Zavallının zavallısı olur, yapamaz. Farkında değil de, hakikaten dolarlar dışarıda, yatım dışarıda geziyor diyorsa, uçar o zaten, ona yapacak bir şey olmaz. Eğer Allah’a inanmıyorsa, illaki uçacaktır. Ama Allah onun ayağını yere değdirmeyi bilir, yani her enaniyetli mutlaka perişan olacağı bir günle karşılaşır. Enaniyetliler olmadan da Müslüman imtihan olmaz. Enaniyetlilerle biz imtihan oluyoruz. Mesela bütün münafıklar acayip enaniyetlidir. Bakın münafıklarda ana özelliklerden bir tanesi çok şiddetli, enaniyet olmasıdır. Acayip enaniyetlidirler. İnsanlar da onlarla yan yana olunca münafıklarla yarışa giriyorlar, bilmiyorlar onların münafık olduklarını. Halbuki onlar özel mahluklar. O da altta kalmamak için daha da enaniyetli oluyor ondan. Şeytanla yarış olur mu kardeşim sen ne yapıyorsun? O iblis zaten, tek yapacağın yanından kaçacaksın bu kadar. Veyahut Allah’ı dini anlatıp veyahut ibretle ona bakacaksın, onunla yarış olur mu? İblisle yarışa kalkıyor farkına varmıyor. Berker Hocam seni dinliyorum.
ALTUĞ BERKER: Estağfurullah Hocam. Biraz evvel okuduğunuz ayetlere uygun olarak Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hz. Mehdi (a.s.)’yi tarif etmiş şefkatini, merhametini, fakirlere olan. Şöyle diyor; “İmam Mehdi (a.s.) büyük miktarlarda servet dağıtacaktır. Fakire ve ihtiyaç sahibine karşı çok yumuşaktır.” (Muntakhab al-Asar, Sayfa 311) Diyor Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Hz. İbrahim (a.s.) gibi o da mülayim inşaAllah, halim. Arapça da “halim” olarak geçer, inşaAllah. Mülayim, halim aynı kelime köklerindendir, inşaAllah. Bir insan zaten anlaşılır, yüzüne baktın mı aşağı yukarı anlaşılır. Yani delilik derecesinde enaniyetlidir. Böyle deli tekelere benzer münafıklar böyle. Bakımsız kart tekeler gibi acayiplerdir. Sinir olmuşlardır artık, sırf sinir. Sanki et yok da sinirden oluşmuş gibi, akıl almaz enaniyetlidirler, manyak gibidirler. Onlarla bağlantı çok çok güçtür. Bazı enaniyete düşmüş saftirikler de onu görünce onun yanına ranpa eder münafığın, onun enaniyetine özeniyor. Enaniyetin Hocasıdır onlar münafıklar. Onlara öğretir, o ahmaklar da iyi bir şey gibi onu öğrenip o belanın içine girerler. Hep münafıkların yanında yancıları olur böyle. İşte bilmem ne abi derler, anlamazlar onlara uymaya çalışırlar. Onun enaniyetine saygı gösterirler...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Sunumlar
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler