Adnan Oktar`ın 20 Ekim 2010 tarihli Samsun Aks Tv ve Tv Kayseri röportajından
ALTUĞ BERKER: ...Vizelerin kaldırılması ve bir birlik olunması yönünde Ortadoğu’da ağırlığını koyması, lider olması yönünde Türkiye’nin Batıda da göze çarpan ve takdir edilen bir durumda olduğunu.
ADNAN OKTAR: Kardeşim, yani böyle yorumlamasalar bile, tarihi sosyolojik bir zaruret yani. Bölge sahipsiz. Bizim Ortadoğu hep mazlum kalmıştır, her zaman sahipsiz kalmıştır uzun süreden beri. Ve hakikaten Avrupa ezdi, Amerika da ezdi, İngilizler de ezdi. Ortadoğu böyle ızdırap çekmiştir, mazlum milletler olarak bilinir. Türkiye de bir silkindi şöyle, tam delikanlı olarak yetişmiş kaliteli nesliyle, zinde bir güç olarak ortaya çıktı ve güzel, akılcı bir Müslümanlık anlayışıyla. Bakın, bizim dışımızda makul bir Müslümanlık anlayışı dünyada yok. Pakistan’a gidin bulamazsınız, Mısır’a gidin bulamazsınız, yok yani. Türkiye’ye ihtiyaçları olduğu anlaşılıyor, en olgun, en dengeli, en tutarlı Müslümanlık anlayışı bizdedir. Yani dengelidir Türkiye’nin genel yapısı. Gençliği de çok aklıbaşındadır. Yobazlığa kapalı, çok zeki, böyle civa gibi gençlik, çok aydın. Özellikle yeni nesil dehşet, şahane maşaAllah. Kafaları tertemiz, hiç böyle hurafeyle kirlenmemiş. Kardeşim, yani yıllardan beri okuyorum da ben hakikaten hurafe ve yobazlık, insanın bir ruhuna, kanına girdiğinde AIDS virüsü gibi, ondan sonra onun tedavisi mümkün değil gibi görünüyor. Acayip zordur. Yani o belanın içine girdiğinde kız olsun, erkek olsun mahvoluyorlar yani. Onları tedavi etmek o kadar güç ki. Ama böyle tertemiz, böyle pırıl pırıl bir gençliği, arı ve duru Asrı-ı saadet Müslümanlığına çekmek, o güzelliği onlara göstermek çok kolay oluyor, zaten fıtratları öyle. “Neden hoşlanıyorsun?” diyorum, “Sevgiden hoşlanırım, dostluktan, arkadaşlıktan, kardeşlikten hoşlanırım.” diyor. Tamam işte Asr-ı saadet Müslümanlığını anlatıyor. Öbürüne gidiyorsun, adamın bir çenesinden kan, bir çenesinden irin akıyor, gözü dönmüş. Sevgiden s yok, dostluk yok, kardeşlik yok, vefa yok, hiçbir şey yok. Ancak böyle deli hurafeler var ama, ipsiz sapsız hurafeler, önü sonu yok. Hadi diyelim insanlık hali bir tane hurafesi olabilir insanın, üç beş tane olabilir; batmış hurafeye. Sanki küpüne sokmuşsun hurafenin içerisine, nereye dönsen hurafe. Allah’a karşı saygılı mı? Değil, Allah’a karşı saygıları yok. Bütün yobazlara bakın, bakın yobaz eşittir münafıktır yalnız söyleyeyim, yani nettir. Asr-ı saadet Müslümanlığını asla beğenmezler, kendi kafalarınca yeni bir model çıkartmışlardır, her biri ayrı bir model çıkarır onların. Her biri kendini Allah’tan daha büyük görür. Üslaplarına dikkat edin, Allah’a karşı üsluplarına, çok yüksektendir yani Allah’ın üzerinde olduğunu ima eden haşa bir üslubu vardır. Yani bir insanın konuşmalarında, ruh halindeki psikopatlık saklıdır, oradan anlayabilirsiniz. Mesela Allah’la ilgili konuşurken eğer saygılıysa, Allah’ı seviyor demektir. Ama küstah bir üslubu varsa, haşa Allah’a karşı öfke duyuyor demektir. Ve inanmıyor demektir. Kendini Allah’tan daha büyük görüyor demektir. Onu önemsiz görüyor insanlar, “Ne mahsuru var adam dümdüz konuşuyor?” diyor. Halbuki o aralara saklanmış, o kire dikkat etmiyorlar. Halbuki manyaklığı oradadır adamın, oradan anlayacaksın.
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...