Adnan Oktar`ın 4 Kasım 2010 tarihli Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Demek ki Bediüzzaman bak, “bütün amacı” diyor “emeli, gayesi İttihad-ı İslam’dır.” Ne diyor Bediüzzaman? “En büyük farz vazife İttihad-ı İslam’dır” diyor. Kardeşim, hayret ediyorum. Mesela Pakistan, Irak, Suriye, Mısır; “ya” diyorlar, “o kadar güç ki” diyorlar, “İttihad-ı İslam, o kadar güç ki” diyorlar, “ya nasıl olacak bu iş?” diyorlar. Kardeşim sen bunu demesen, desen ki; “İttihad-ı İslam çok kolay” desen, o büyüyü yapmasan, deccalın büyüsünü yapmasan, deccalın ağzıyla konuşmasan, deccalın sana şeytanla vahyettiği o sözü söylemesen, desen ki; “İttihad-ı İslam çok kolay, hepimiz kararlıyız. Allah İttihad-ı İslam’ı nasip etsin. EvelAllah en kısa zamanda hemen yapacağız” desen zaten bitmiş oluyor, yani geriye bir şey kalmıyor. Yani imza mı olay yani, imza? O dert değil kardeşim, onun derdine düşme sen. Yani Müslümanların istemesiyle ilgili bir şey. Mesela biz diyoruz ki; “devletten,” -Allah’tan istiyoruz, devleti vesile ediyoruz- diyoruz ki; “bu mahalleye bir yol yapsalar” diyoruz. Yapılmıyor. Dilekçe veriyoruz; yapmıyorlar. Bütün mahalleliden topluyoruz, dilekçe veriyoruz; şak yol yapılıyor. Bu, böyledir. Herkes istedi mi konu biter. Herkes istemedi mi ne olur? Yine olur. İsteseler de, istemeseler de olacak. Ama isterlerse sevabını kazanırlar; İstemezlerse sevabından mahrum kalırlar. Ama İttihad-ı İslam yine olacak. Yani o Allah’ın emri. Allah’tan o emir, bir kere çıkmış o emir. Allah onu yapmış bir kere, bitmiş o. Ben, sevabından istifade etmeleri için söylüyorum. Yoksa Allah yani söke söke İslam ahlakını hâkim edecek inşaAllah.
ALTUĞ BERKER:Siz İttihat-ı İslam’ı uzun yıllardan beri anlatıyorsunuz Hocam. Bahsettikçe Müslüman kardeşlerimiz de şevkleniyorlar. Bugün Zaman Gazetesi’nde Ahmet Kurucan kardeşimiz öyle bir yazı yazmış Hocam; “Mezhepler arası ihtilaf ve ‘Allah’ın ipine sarılın’ ayeti” başlıklı yazı; “Müslümanların aralarında düşünce ayrılıkları olabilir ama mutlaka birlik olmaları, bunu ölesiye muhafaza etmeleri ve dağınıklığa düşmemeleri gerekir” demiş. “Ayette verilen mesaj gayet açık ve net” diyor Hocam.
ADNAN OKTAR: Peki bunun için ne yapmak gerekiyor? Bir Müslüman müminin etrafında toplanması gerekiyor, değil mi Müslümanların? Allah’ın sünneti bu. Yani Mehdi (a.s.), Muhammed Mehdi (a.s.). Bu olmadıktan sonra bu köşe yazılarını yazarsın, yazarsın, yazarsın, yazarsın. Bu köşe yazısına bir isim koy, isim koyacaksın. Müslümanları İttihat-i İslam... Yani ‘birlik’ ne demektir, ‘birlik’? ‘Birlik’ ne demektir? Başı olan ve aralarında ayrılık olmayan topluluğa deniyor ‘birlik’ diye. Başı olmayan topluluğa ‘birlik’ denir mi. Onun adına bozgun denir, parçalanma, bölünme denir. Başı olmayan bozguna uğramıştır, bölünmüş, paramparça olmuştur. Başı olmayan topluluk lime lime olmuş demektir. Yani bir insanın başı koptu mu ne oluyor? Ölüyor. Başı kopmuş bir Müslüman topluluk da paramparça olur ve olmuştur. Sürekli birlikten bahsedeceksin fakat başından bahsetmeyeceksin; o zaman birlikten bahsetmiş olmuyorsun sen. Yine parçalanmadan bahsetmiş olursun. Başka bir şey olmaz o.
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler