Adnan Oktar`ın 30 Ekim 2010 tarihli Kahramanmaraş Aksu Tv ve Gaziantep Olay Tv röportajından
ADNAN OKTAR:...Binali isimli bir kardeşimiz. “Sevgili Hocam, Ben Antalya’dan Binali Yazıcı. Sevgili Hocam, ben 35 senelik Risale-i Nur talebesiyim. Bugüne kadar yapmış olduğumuz derslerde, Hz. Mehdi (a.s.)’nin şahs-ı manevi olduğunu söylemedik.” Yani “yaptığımız derslerde hiç şahs-ı manevi demedik” diyor, “35 seneden beri.” “Üstadın buyurduğu gibi, Hz Mehdi (a.s.)’nin şahıs olduğunu, İslam aleminin başında olacağını, Allah-u Alem 1432’de zuhur edeceğini, 1453 Hicri yılda, İslam’ın yeryüzünü fethedeceğini, 1506’ ya kadar dünyanın mutlu ve müreffeh olacağını, 1542’ye kadar İslam’ın yeryüzünden peyderpey kaldırılacağını, 1545 gibi de Kıyametin, inşaAllah kafirlerin başına kopacağını, bütün Nur talabeleri bilmektedir. Sizden tek ricam, 5. Şua’ yı tetkik etmenizdir. Saygılar sunarım. Oktar Hocama da selam ediyorum” diyor.
OKTAR BABUNA: Aleyküm selam.
ADNAN OKTAR: Aleyküm selam. “Allah’a emanet olunuz. Binali.” Kardeşim, Binali kardeşim; şimdi, bu güzel bir müjde de maalesef pratikte böyle bir durum yok. Yani Nur talebelerinin içerisinde bir hayli insan, Mehdi (a.s.)’nin şahıs değil, şahs-ı manevi olduğuna inanıyor. Mehdi (a.s.)’nin de geleceğine dair kanaatleri yok. İsa (a.s)’nın da geleceğine dair kanaatleri yok. “İsa (a.s) geldi-geçti” gibi, yani böyle olayı bir şekilde yok edecek, yani pratikte yok edecek bir sistem bulmuşlar. Yani, “şu kişi Mehdi (a.s.)’dir” diye bağlantı kuracağımız bir kişi yok. “İsa (a.s.)’dır bu kişi diye de bağlantı kuracağımız bir kişi yok.” Yani böyle garip izahlarla olayı kapatmışlar.
Ali Aydın; “Sayın Hocam, Allah razı olsun; çalışmanız, Türk-İslam aleminin önünü açmaktadır. İki aydır sizi takip ediyorum.” Kardeşimiz Ali Aydın da aşağı-yukarı aynı şeyleri anlatıyor. “Sevgili Hocam, sevdiğiniz tabirle Muhammed Adnan Hocam, ben Risale-ı Nur talebesi olma gayretinde bir kardeşinizim. Üstad’ın hayatındaki en büyük gayesi, Meyve Risalesi’nde anlatıldığı düsturlardır. Bu bağlamda hayatı sadece kabre imanla girmek derdi olan bizlere Mehdiyet düsturları açısından neler söylersiniz?” ‘Kabre imanla girmek’, tamam, doğru ama şimdi iman ne demek? Kuran’dır iman. Kuran’a iman. Kuran baştan sona İttihad-ı İslam’ı anlatıyor. İttihad-ı İslam adamı ilgilendirmiyor. O zaman, ‘kabre imanla gireceğim’ diyor. Kuran’da Peygamber sevgisi var. Hz. İsa (a.s.)’ya Müslüman’ın kavuşmak istemesi, ne güzel bir aşktır, ne kadar hoş bir şey. Hz. İsa (a.s.)’yı 2000 yıl sonra görmek, müminin müthiş aşkla isteyeceği bir şey. Adam hiçbir şekilde istemiyor. Öldürmek istiyor Hz. İsa (a.s.)’yı; ya şahs-ı manevi yapıp yok etmek istiyor; ya “geldi, geçti” diyor veyahut “esrarengiz şekilde ortadan kayboldu” diyor. Bir şekilde Hz. İsa (a.s.)’yla bağlantı kurmak istemiyor adam. Mehdi (a.s.) ile de yani. Direkt sahtekarlık yapıp konuyu kapatmak isteyen tipler var. Ama Hocalarımızı konuşturduk işte; büyük üstadlarımızı, değerli ağabeylerimizi konuşturduk; hepsi de Mehdi (a.s.)’nin şahıs olacağını söylüyorlar teker teker. Ama buna rağmen deliler gibi diretiyor adamlar.
Bak mesela; Kırkıncı Hoca’yı konuşturduk, Seyyid Salih Özcan Hocamızı konuşturduk, diğer alimleri konuşturuyoruz, adamlara hiç etki etmiyor. Hani diyorlar, “Nuh diyor Peygamber demiyor” derler, acayip kararlılar. Deliler gibi kararlılar. Bu da iman zaafiyetinden oluyor. Ama uyanık, aklı başında kardeşlerimiz de çok tabii, inşaAllah...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Dergiler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler