Adnan Oktar`ın 3 Kasım 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Tabi bizler Allah’ın birer tecellisiyiz. Allah bizleri bir tecelli olarak yaratıyor, başarımız Allah’tandır, konuşmamız Allah’tandır, her ne yaparsak Allah’tan olur. Ama başarı olduğunda, ben başardım diyen Allah başardı anlamında demiştir. Yani ikinci bir anlamı olmaz. Ben güzelim diyen, Allah güzel anlamında, Allah güzel yarattı anlamında demiştir. İkinci bir anlamı olmaz inşaAllah...
ADNAN OKTAR:... Beni kim söyletti?
ALTUĞ BERKER:Allah.
ADNAN OKTAR:Bir yıl önce Allah söyletti. Bu durumu kim yarattı?
ALTUĞ BERKER:Allah yarattı.
ADNAN OKTAR:Yine Allah yarattı. Şimdi ne mutlu devletimize dediğimizde, Allah devleti vesile etti demektir. Devlet yapmaz, Allah yapar. Allah devleti vesile eder. Ben onu konuştuğumda, beni konuşturan Allah’tır. Bu olacak, Kader’de olacak, olmadan önce Allah beni konuşturur, sonra da olayı meydana getirir Allah. Aslında bu bütün olmuş oluyor, zaten o yapılmış oluyor, bende onu zaten söylemiş oluyorum, önceden söylemiş oluyorum. Söylemem onun olacağının bir işareti olmuş oluyor, bir alamet olmuş oluyor. Yani Allah’ın onu yapacağının bir alameti olmuş oluyor inşaAllah. Yoksa hepsi bir bütündür. Beni söyleten de Allah, ilaçları bedava yaratan da Allah’tır, bedava hale getiren de Allah’tır. Hepsi bir bütündür. Ama insanlar diyor ya; “Allah devletimize zeval vermesin” inşaAllah, “devlet ne güzel yaptı” diyor. Devlet yapmaz, Allah yapar. Allah devleti vesile eder. Mesela “Hocamız ne güzel konuştu” diyor. Bir yıl önce Çay Tv’de 11 Mart 2009. Benim Kader’im bu. Daha ben babamdan doğmadan, benim babam babasından daha doğmadan, ben Çay Tv’de 11 Mart 2009’da gece ilgili saatte bu konuşmayı yapmıştım. Zamanı geldi, Kader’de ben bu konuşmayı yine orada yaptım. Konuşturan Allah’tır, dinleten Allah’tır. Ama sorduğunda, kim konuştu dediğinde, Hocamız konuştu dersiniz. Bana sorarlarsa ben konuştum derim. Ama onun anlamı şudur: Allah beni konuşturdu. Allah beni konuşturdu, Hocamızı Allah konuşturdu. Bu olayı da meydana getiren yine Allah meydana getirdi. Bu kimsenin reddedemeyeceği bir gerçektir. Çünkü tek bir an vardır, tek bir an içersinde her şey yaratılmış, bitmiştir, tek bir an. Daha önce de örnekler de verdim. Zaman bir inançtır, algı biçimidir. Yani kafamızdaki bir inançtır. İnsanlar dışarıda zaman böyle serbest zaman var zannediyorlar, öyle bir şey yok. Bizim inancımızla yani beynimizdeki kıyasla meydana geliyor zaman. Bakın daha önce örnek olarak vermiştim. Şimdi eğer bardağa vurdum duydunuz.
ALTUĞ BERKER:Evet Hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR:Şimdi bekliyoruz, bak bir daha vuruyorum, ikisini birbirine kıyasladık iki sesi, inanç olarak kafamızda, bir şeye zaman dedik. O aradaki kıyasa zaman dedik. Yani tarif edemediğimiz bir şey. Değil mi yani beynimizde Allah bir ürün meydana getirdi. Bir inanç meydana getirdi. Bu inancın adına biz zaman diyoruz. Serbest uzayda zaman yok. Zaman bir algı biçimi yani herkesin algısına göre değişir. Mesela kimi varlıklara göre ikinci dünya harbi şu an yapılıyor, kimi varlıklara göre daha Fatih daha yeni İstanbul’a giriyor, Topkapı’dan şehre giriyor şu an Fatih Sultan Mehmet. Kimine göre Hz. Adem (a.s.)’ın çamuru daha yeni karılıyor, kimine göre Kıyamet kopmuş durumda. Mesela Allah Kuran’da Kıyamet’in kopuşunu çok detaylı anlatıyor koptuğu anı. Yani olmuş bir şeyi anlatıyor Kuran’da Allah. Olacak olan bir şeyi anlatmıyor yani Ben bunu böyle yapacağım demiyor Allah. Olmuş bitmiş. Cennet’te Müslümanların hayatını anlatıyor Allah. Şöyle yapıyorlar, bunu yapıyorlar, şu an yani şu an insanlar Cennetteler. Yani şu anda biz Cennetteysek, şu an Cennetteyiz Allah nasip ettiyse. Cehennemde olanlar da şu an Cehennemdeler. Mesela Ebu Leheb’i anlatıyor Cenab-ı Allah. Adam yaşıyor, karısıyla ikisi şu an Cehennemdeler ki, şöyle diyor Cenab-ı Allah: “şu an yaşıyorlar” diyor, “karısı da odun hamalı” diyor, “birlikteler” diyor. Zaman tektir. An demek sonsuz kısa zaman demektir. Yani saniyenin katrilyonda biri çok kısa bir süre. Katrilyonda biri diyemiyoruz kısalığına. Yani anı tarif etmek için katrilyonda bir, saniyenin katrilyonda biri demek yeterli olmuyor. Sonsuzda biridir, sonsuzda biri. Yani sonsuz kısa zaman. Sonsuz evvel ve sonsuz sonra yani sonsuz sonra ve sonsuz evvel, sonsuz kısa zaman içerisinde, an içerisinde yaratılıp Allah Katında bitirilmiş durumda. Onun için her şey belli mesela Cenab-ı Allah anlatıyor. Kuran’ı açıyoruz mesela bütün olayları anlatıyor Allah, o da bitmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mesela Mehdi (a.s.)’ı tarif ediyor. Alnı şöyle, kaşı böyle. Mehdi (a.s.) çoktan gelmiş çünkü. Peygamberimiz (s.a.v.) baktığında Mehdi (a.s.)’ı zaten İstanbul’da görüyor. Yani faaliyet yaparken görüyor. Ne yaptığını görüyor yani aynı anda. Peygamberimiz (s.a.v.) mesela Uhud Savaşında, Mehdi (a.s.)’da cihad halinde. Fakat Peygamberimiz (s.a.v.) aynı anda onu da görüyor. Aynı anda geçmişi de görüyor. Mesela Hz. Meryem (a.s.)’ın zamanını, Hz. İsa (a.s.)’ın zamanını görüyor. Hz. Musa (a.s.), Hz. Yusuf (a.s.)’ın dönemini gösteriyor Allah. “Sen bilmezdin” diyor, “bunlar gayb haberleridir” diyor Allah Cenab-ı Allah. “Gayb haberi” diyor, “bilmeyeceğin haberler.” Mehdi (a.s.)de, Peygamber Efendimize muazzam detaylı bilgi verilmiş. Hz. Yusuf`la ilgili de mesela Yusuf geçmiş bir olay. Yusuf`la ilgili çok detaylı bilgi var. Aynı şekilde Mehdi (a.s.)yle ilgili detaylı bilgi var. İnanlar zamanı kavrayamadıkları için Allah`ı kavramakta da güçlük çekiyorlar...
Güncel Yorumlar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler