Adnan Oktar`ın 27 Ekim 2010 tarihli Tv Kayseri ve Samsun Aks Tv röportajından
ADNAN OKTAR: ...Dünyada en büyük sorun, iman zafiyetidir. İnsanların iman zayıflığıdır. İmanını güçlü olsa bir insanın bir kere müthiş bir cesaret olur üzerinde. İkincisi dini anlatmak için müthiş bir heyecan ve şevk duyar. Allah sevgisini sürekli anlatmak ihtiyacı duyar. Allah’ı sürekli savunur. Allah korkusunu anlatır. İnsanların büyük bir bölümünün buna gücünün yetmemesinin sebebi, Allah’a inançlarının insanların zayıf olmasıdır. Bu dünya imtihan meydanıdır. En önemli şey, iman hakikatlerinden Allah’ın varlığını, samimi olarak anlamaktır. Ulu’l azim Peygamberler, mesela bizim Peygamberimiz (s.a.v.) olsun, diğer Peygamberler olsun. Mesela Peygamberimiz (s.a.v.) Hira Mağarasında düşünüyordu, tefekkür ediyordu. Derin düşündüğü için Allah’a karşı derin sevgisi oluşmuştu. Allah ona onu vesile ediyordu. Hz. İsa (a.s.) da öyle, çok derin düşündüğü için derin imanı vardı. Derin imanda Allah çok güzel neticeler verir insanlara...
ADNAN OKTAR:... Şimdi iman eden aklı başında bir insan olağanüstü bir durum olduğunu görüp bütün hayatının sosyal yönlerinden çekilip var gücüyle İslam ahlakını yaymak için böyle bir durumda gayret eder mi etmez mi?
OKTAR BABUNA:Eder Hocam İnşaAllah.
ADNAN OKTAR:Gerçek imanda bunu eder. Adam son derece sakin, lakayt ise “Nur talebesiyim. Hadisleri de iyi biliyorum” diyor. Ama öyle bir üslup ve amaç hiç görünmüyor. Öyle bir yöntem göremiyoruz. Onun için en önemli konu iman hakikatlerinin anlatılması. Mesela ben Mehdiyeti anlatıyorum şunu bunu anlatıyorum ama az insanda etki gösteriyor. İman zayıflığından dolayı o konuya pek yanaşmak istemiyor epey bir insan. Mesela biz diyoruz ki; “Irak’ta Müslümanları perişan ediyorlar. Afganistan’da da eziyorlar” diyoruz. Yine iman zayıflığından dolayı insanlar ilgilenmek istemiyorlar. Önemli görmüyorlar onu. Ne kadar anlatırsak anlatalım beyninde sanki ağdalı büyük bir magma varmış gibi, sanki beynine ağır bir pençe yemiş gibi kavrayamıyor. Ama kolay bir şey olduğunda ondan zevk alıyorlar. Mesela Cübbeli en kolay olan yolları seçiyor ama en zormuş gibi gösteriyor. Çünkü mesela “evinde, gir akşam eve 70 bin kere zikir yap” diyor. Burada tebliğ yok, araştırma yok, inceleme yok. Dalaletle mücadele etmek yok ve derin bir zihni faaliyet de yok. Sürekli aynı şeyi, mesela büyük bir tesbih alıyor aynı ifadeyi söyleyecek. Uyuyor onu yaparken de zaten. Zaten söylüyor “onu yaptığınızda uyursunuz, iyi uyursunuz” diyor. Onu, uykuyu iyi getiren bir şey olarak görüyor. Uyku ilacı gibi görüyor. Halbuki biz Allah’ı andığımız da kalbimiz açılır şevkimiz artar. Allah’a karşı heyecanımız artar...
Basında Harun Yahya
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler